Dimezem vuslat ümîdiyle beni şâd eylegil
Vuslat umudundan vazgeçip cefayla anılmayı isteyen gazel, sanevberin boy rekabetini, rakibin öğretisini ve sevgilinin savurduğu toprağı işler; perişan sayfaları göğe karşı dağıtır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Dimezem vuslat ümîdiyle beni şâd eylegil
Râzıyam cevr ü cefâ kılmağ içün yâd eylegil
1Beni kavuşma umuduyla sevindirmeyi istemem;
2Eziyet ve cefa etmek için olsun, beni hatırla.
- 2
Ger hizmet-i kaddüñde kıldıysa hilâf
Serv kaddüñçün çevir başuñdan âzâd eylegil
1Sanevber boyunun hizmetinde yanlış yaptıysa
2Servi boyunun hatırı için onu başının çevresinde döndürüp azat et.
Sanevber, sevgilinin boyuna hizmette kusur etmiş bir görevli gibi ele alınır. ‘Başuñdan çevir’ ağacın başını başka yöne çevirmek değildir; sanevberi sevgilinin başı çevresinde dolaştırıp ardından azat etme buyruğudur. Beyit böylece servi boyun hatırı için yapılan kurban ve salıverme hareketine dayanır.
- 3
Cevr içinde cân virmekdür murâdum çün benüm
Ey rakîb ol yâra gayri
1Benim isteğim eziyet içinde can vermektir;
2Ey rakip, sevgiliye başka bir hüner öğret.
Konuşanın muradı cevr içinde ölmek olduğundan rakibin sevgiliye öğreteceği başka sanat gereksizdir. İrşâd sözü rakibe öğretmen rolü verir, fakat bu rol alaylıdır: sevgilinin bildiği eziyet âşığın bütün isteğini karşılamaktadır.
- 4
Âteş-i gamla gubâruñ yele virse ol sanem
Seyl-i eşküñle revân ol hâki âbâd eylegil
1O put gibi sevgili gam ateşiyle toprağını rüzgâra verse
2Gözyaşının seliyle akıp o toprağı yeniden bayındır et.
Gam ateşi âşığın bedenini yakıp toprağını rüzgâra savurursa gözyaşı seli bu dağılmış kalıntıyı izlemelidir. Su, toprağı yeniden âbâd ederek ölümden sonra bile âşığın maddesini bir arada tutmaya çalışır.
- 5
Çün felekden ‘Avnîyâ gamdur irişen âh ile
Bu olan evrâkı ber-bâd eylegil
1Ey Avnî, felekten ahla birlikte ulaşan hep gamdır;
2Bu perişan yazılı sayfaları rüzgâra savur.
Makta felekten gelen tek payın gam olduğunu söyler ve perişan yazılı sayfaların savrulmasını ister. Hatt hem yazı hem talih çizgisi çağrışımı taşır; Avnî’nin şiir yaprakları, düzensiz kaderine uyarak rüzgâra bırakılır.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk kaydı şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî beyitleri ve sınırlar bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-044, PDF 63–64, basılı 59-60; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Âşık vuslatın vereceği sevinci talep etmez; sevgilinin onu cevr için bile hatırlamasına razıdır. Yâd edilmek, iyilik görmekten bağımsız bir değer kazanır ve acı, unutulmuş olmaya tercih edilen bağ işaretine dönüşür.