Eger meyl itmese nâza güzeller
Güzellerin nazı, kısa ağız ile uzun saç arasındaki karşıtlık ve gönül şehrini basan hırsız imgeleriyle anlatılır; dünya gülünde rahat kokusu bulunmadığı sonucuna varılır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Eger meyl itmese nâza güzeller
Göñül aldurmaz idi
1Güzeller nazlanmaya eğilim göstermeseydi
2Gönül ehli de gönlünü onlara kaptırmazdı.
- 2
Dehânuñuñ beyânı muhtasardur
Mutavveldür saçuñda muhtasarlar
1Ağzının anlatımı kısa ve özdür;
2Saçında kısa sayılan şeyler bile uzundur.
Sevgilinin ağzı küçüklüğü nedeniyle muhtasar, saçı uzunluğu nedeniyle mutavveldir. Beyân, muhtasar ve mutavvel aynı zamanda yazı türleri ve anlatım ölçüleridir. Beden unsurları bir metnin kısa ve uzun bölümleri gibi okunarak ağız-saç karşıtlığı edebî terimlerle kurulur.
- 3
Harâmî gamzeñ ü
Göñül şehrinde bilmen ne ararlar
1Hırsız yan bakışınla yankesici saçın
2Gönül şehrinde bilmem ne arıyorlar.
Gamze harâmî, saç ise tarrâr olarak kişileştirilir; ikisi gönül şehrine sızmış iki suç ortağıdır. Konuşanın ‘bilmem ne ararlar’ sözü gerçek bir bilgisizlikten çok yaklaşan yağmayı sezdiren ironidir. Gönül, savunması aşılmış bir kent görünümü kazanır.
- 4
Senüñ vasluñ cân degermiş
İşidürüz görenler şöyle dirler
1Seninle kavuşma malının can değerinde olduğu söyleniyor;
2İşitiyoruz, onu görenler böyle söylüyorlar.
Vuslat bir pazarda sunulan metâ, karşılığı da candır. İlk dize bu yüksek fiyatı dolaylı biçimde bildirir; ikinci dize görenlerin tanıklığını aktararak söylentiyi doğrular. Âşık henüz kavuşmayı satın almamış olsa bile bedelin bütün varlığı olduğunu kabul eder.
- 5
Dile zülfüñde gamzeñden irişür
Gice içinde korhulu haberler
1Gönle, saçının içinden yan bakışından haber ulaşır;
2Gece içinde ancak böyle korkulu haberler gelir.
Saç gece karanlığını, gamze de bu karanlıktan gelen tehlikeli haberi temsil eder. Haber gönle doğrudan değil zülfün içinden ulaşır; bu yol, sevgilinin güzellik unsurlarını gizli bir tehdit ağına çevirir. Gice sözü hem zamanı hem saçın siyahlığını taşır.
- 6
Kalur ayakda zülfüñe uyanlar
Saçuñ sevdâ iden başdan çıkarlar
1Saçına uyanlar ayakta ve yolda kalır;
2Saçının sevdasına düşenler başlarını yitirir.
Saça uymak deyimi fiziksel olarak ardına takılmak, mecazen sevdasına düşmek anlamına gelir. Sonuçta kişi ayakta kalır, yol alamaz ve sonunda baştan çıkarak başını yitirir. Ayak ile baş arasındaki beden karşıtlığı, aşkın insanı aşağıdan yukarı bütünüyle bozduğunu gösterir.
- 7
Gül-i dünyâda yokdur
Hemân ‘Avnî irişür derd-i serler
1Dünya gülünde rahatlık kokusu yoktur;
2Ey Avnî, ondan insana yalnız baş ağrısı gelir.
Dünya güle benzetilir, fakat bu gül beklenen huzur kokusunu taşımaz. Gülün kokusundan geriye yalnız derd-i ser, yani baş ağrısı kalır. Avnî’ye hitap eden makta, güzel görünen dünyanın geçici hazlarına bağlanmanın huzur değil yeni sıkıntı ürettiğini söyler.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk metni şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde tahmis eder; bağımsız görsel audit incipit, son ve sonraki kayıt sınırını doğrulamıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), sürüm cevahir-1330-avni-015, PDF 40–41, basılı 36-37; tahmis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, ilk üç Emîrî mısraı dışarıda bırakıldı. Doğan 2023 yalnız kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk dize güzellerin nazını, ikinci dize âşıkların gönül kaptırmasını sebep-sonuç ilişkisine bağlar. Ehl-i dil edilgin bir kurban gibi görünse de gönlünü aldırmasının koşulu sevgilinin bilinçli nazıdır. Aşkın başlangıcı güzelliğin kendisinden çok onun mesafeli davranışında bulunur.