Gözlerüm hâk-i der-i dildâr ile pür-nûrmış
Sevgilinin ayak toprağı ve ayrılık yarasıyla aydınlanan gazel, harap görünen gönlü cefanın mimarisi sayar; sufinin mazeretini ve saçı gece perdesi yapan görünmezliği tartışır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gözlerüm ile pür-nûrmış
Hâtırum -ı yâr ile mesrûrmış
1Gözlerim sevgilinin eşiğinin toprağıyla nurlanmış;
2Gönlüm de ayrılık yarasıyla sevinçliymiş.
- 2
Hâne-i dil kim harâb olmış sanurdum ben anı
Ol cefâ mi‘mârınuñ tarhı-y-ile ma‘mûrmış
1Gönül evinin yıkılmış olduğunu sanırdım;
2Meğer o cefa mimarının planıyla bayındırmış.
Konuşan gönlü yıkık sanırken bu harabenin cefa mimarının bilinçli planı olduğunu öğrenir. Tarh ile ma‘mûr kelimeleri acıya yapı düzeni verir; yıkılmış görünüş, sevgilinin kurduğu farklı bir iç mimarinin sonucu olur.
- 3
N’ola olursa zerre-veş üftâdeler
Gün gibi ol meh-likânuñ şöhreti meşhûrmış
1Düşkünler zerre gibi başı dönse ne olur?
2O ay yüzlünün ünü güneş gibi meşhurmuş.
Düşkün âşıklar güneş çevresindeki zerreler gibi başı dönerek dolaşır. Meh-likânın şöhreti güneş gibi yayıldığı için ay ve güneş imgeleri tek yüzde birleşir; ser-gerdânlık, bu parlak merkezin çevresindeki zorunlu harekettir.
- 4
Kesret-i meyden sudâ‘ irüp nemâza çıkmadı
Zâhid-i bu ‘özriyle meger ma‘zûrmış
1Çok şaraptan başı ağrıyınca namaza çıkmamış;
2Kendini beğenen zahit bu mazeretle bağışlanmış olmalı.
Zahit çok şarap içtiği için baş ağrısını namaza gitmeme gerekçesi yapar. Hod-bîn ve ‘özr sözcükleri anlatıcının kuşkusunu belirginleştirir; ma‘zûr hükmü gerçek bir bağışlamadan çok riyakâr davranışa yöneltilmiş ironidir.
- 5
Her zemân ruhsârına olur zülf-i siyâh
‘Avnîye göstermeyen gün ol şeb-i deycûrmış
1Siyah saç her zaman yanağının önüne perde olur;
2Avnî’ye günü göstermeyen o karanlık geceymiş.
Siyah saç yanağın önüne her gelişinde gündüzü karanlık geceye çevirir. Avnî’nin göremediği ‘gün’ hem ışık hem baht açıklığıdır; zülf, sevgilinin yüzünü örterken âşığın zamanını da deycûra dönüştürür.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk kaydı şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî beyitleri ve sınırlar bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-033, PDF 52, basılı 48; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Gözün nuru sevgilinin ayak toprağından, gönlün sevinci ayrılık yarasından gelir. Normalde kir ve acı sayılan iki unsur olumlu hâle çevrilir; âşık için değer, nesnenin kendisinden değil sevgiliyle temasından doğar.