DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Muhibbî/Giderdüñ zulmet-i küfri yakuban şem-i kâfûrı
Gazel · 16. yüzyıl

Giderdüñ zulmet-i küfri yakuban şem-i kâfûrı

Kâfur mumunun ışığıyla küfür karanlığını gideren övülmüş kişinin nurunu güneş ve aya kaynak sayan gazel, onun makamını yüce âlem ve cennet olarak kurar; kıyamet kalabalığında karınca kadar âciz âşığın korunma dileği, eşik toprağı, kulluğun saltanata üstünlüğü ve aşk şarabının sarhoşluğuyla tamamlanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Giderdüñ yakuban

    Hakîkat bu ki nûruñdan alur mihr ile meh nûrı

    1Kâfur mumunu yakıp inkâr karanlığını giderdin;

    2gerçek şu ki güneş ile ay ışığını senin nurundan alır.

    Beyaz ve parlak kâfur mumu küfür karanlığına karşı yakılır; fakat övülen kişinin nuru bu tek ışığı aşarak güneşle ayın kaynağı olur. Zulmet ile nur karşıtlığı, hidayeti hem geceyi delen kandil hem de bütün göğü aydınlatan güç olarak kurar.

  2. 2

    Mekânuñ turaguñ

    Kapuñ derbânıdur olup çâker saña hûrı

    1Mekânın en yüce âlem, durağın sığınılacak cennettir;

    2Rıdvan kapının bekçisi, huriler de sana hizmetkârdır.

    Övülen kişinin yeri dünyevi saray değil âlem-i ulyâ ile cennet-i me'vâdır. Cennet bekçisi Rıdvan'ın kapıda durması ve hurilerin hizmet etmesi, ilk beyitteki kozmik nuru hiyerarşik bir cennet sarayı tasviriyle genişletir.

  3. 3

    Kıyâmetde kaçan gelse bir ayak üzre biñ ayak

    Umaram kim komayasın ayak altında bu mûrı

    1Kıyamette bir ayağın üstüne bin ayak geldiğinde,

    2umarım bu karıncayı ayak altında bırakmazsın.

    Mahşer kalabalığı bir ayağın üzerine bin ayağın yığıldığı sıkışma görüntüsüyle verilir; âşık kendini bu izdihamda ezilecek karıncaya indirir. Korunma umudu, övülen kişinin yüceliğiyle konuşanın küçüklüğü arasındaki mesafeyi şefaat beklentisine dönüştürür.

  4. 4

    El irse gözüme itsem

    Murâdum iki âlemde kapuñdan olmayam dûrı

    1Ayağının toprağına elim erse onu gözüme sürme yapsam;

    2dileğim, iki dünyada da kapından uzak kalmamaktır.

    Eşik toprağı göze çekilen tûtiyâ gibi hem görüşü kuvvetlendiren hem kutsal temas sağlayan madde olur. Bir anlık el erişi, dünya ve ahireti kapsayan sürekli yakınlık arzusuna bağlanır; kapı, kulluğun iki âlemde değişmeyen merkezi hâline gelir.

  5. 5

    Cihâna şâh olmakdan saña kul olmadur fahrum

    Gerekmez Kayser ü Dârâ olam hâkân-ı Fağfûrı

    1Dünyaya şah olmaktansa senin kulun olmak övüncümdür;

    2Kayser, Dârâ ya da Çin hakanı olmam gerekmez.

    Şair dünyevi iktidarın üç büyük simgesini—Kayser'i, Dârâ'yı ve Fağfûr'u—tek tek reddeder. Cihana hükümdarlık ile övülen kişiye kulluk karşılaştırıldığında fahrın ikinci tarafta bulunması, siyasal rütbe düzenini manevi bağlılık lehine tersine çevirir.

  6. 6

    Muhibbî câm-ı ışkuñı içelden şöyle mest olmış

    Görenler bilmeyüp sanur içüpdür

    1Muhibbî aşkının kadehini içtiğinden beri öylesine sarhoş olmuş ki,

    2görenler bilmeden onun üzüm suyu içtiğini sanır.

    Mahlas beyti görünürdeki sarhoşlukla gerçek sebebini ayırır: dışarıdan bakanlar üzüm şarabı sanırken mestliğin kaynağı aşk kadehidir. Yanlış teşhis, manevi taşkınlığın bedensel belirtilerini korur ve içilen aşkı sıradan içkiden üstün tutar.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

1890 baskıda altı beyitlik görsel sınır ve Muhibbî mahlaslı kapanış correction audit ile doğrulandı.

Atıf kanıtını aç ↗

adile1890:p218:g1. Âdile Sultan 1890, basılı s. 218/PDF 222: beş çift-sütun beyit ve Muhibbî mahlaslı merkez kutusu toplam 6 beyittir; ardından Serverâ oldı gözüm yaşı... başlar.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGöñül esrâra düşme olma bengîMuhibbî · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

zulmet-i küfri

İnkâr ve inançsızlığın karanlığını

şem-i kâfûrı

Beyazlığı ve kokusuyla anılan kâfurdan yapılmış mumu

âlem-i ulyâ

En yüce göksel âlem

cennet-i me'vâ

Sığınılacak ve kalınacak cennet

Rıdvân

Cennetin kapı bekçisi kabul edilen melek

hâk-i pâyuña

Ayağının bastığı toprağa

tûtiyâ

Göze sürülen ve görüşü kuvvetlendirdiğine inanılan sürme

âb-ı engûrı

Üzüm suyu; bağlamda şarap