Gözüm yaşı-y-ıla kûy-i nigârı lâle-zâr itdüm
Gözyaşıyla sevgilinin mahallesini lâle bahçesine çeviren gazel; ceylan göz, misk saç, servi boy ve gül yüz uğruna çöllere düşen âşığın mezar taşlarını ve gönül kilisesini resmeder.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gözüm yaşı-y-ıla kûy-i nigârı itdüm
Figân u nâleden ol lâle-zârı itdüm
1Gözyaşımla sevgilinin mahallesini lâle bahçesine çevirdim;
2İnleyiş ve feryatla o lâle bahçesini kuş bahçesi yaptım.
- 2
Gözüñ âhusınuñ şevkı-y-ile sahrâlara düşdüm
Saçuñ sevdâsı-y-ıla -veş terk-i diyâr itdüm
1Ceylan gözünün özlemiyle çöllere düştüm;
2Saçının sevdasıyla misk kesesi gibi yurdu terk ettim.
Ceylan gözün özlemi âşığı sahraya sürerken saçın sevdası onu nâfe gibi yurdundan çıkarır. Misk kesesinin ceylanla ilişkisi, göz ve saç imgelerini aynı hayvansal kaynağa bağlar; gurbet kokulu bir fedakârlık olur.
- 3
Kadüñ servi firâkında yaşumı itdüm
Yüzüñ gülzârı yâdına gözüm itdüm
1Servi boyunun ayrılığında yaşımı ırmak yaptım;
2Yüzünün gül bahçesini anıp gözümü bahar bulutu ettim.
Servi boydan ayrılık gözyaşını akarsuya, gül yüzün hatırası gözü bahar bulutuna çevirir. Sevgilinin bahçe unsurlarına karşı âşığın bedeni de bir su düzeni kurar; fakat bu bahar kavuşma değil sürekli ağlama getirir.
- 4
içinde felekden başuma yağan
Cefâ taşlarını cem‘ eyledüm itdüm
1Delilik çölünde felekten başıma yağan
2Cefa taşlarını toplayıp mezar taşı yaptım.
Feleğin attığı cefa taşları âşığı öldürmekle kalmaz, onun mezarını da kurar. Cünun sahrasında başa yağan darbeleri toplayıp seng-i mezâr yapmak, zulmün malzemesini son hatıraya dönüştüren karanlık bir sahiplenmedir.
- 5
Sanemler hüsni tasvîrinde bir büt-şekl ile ‘Avnî
Göñül deyrini ser-tâ-ser kamu nakş u nigâr itdüm
1Put gibi güzellerin güzelliğini tasvir ederken Avnî,
2Gönül kilisesini baştan başa resim ve nakışla doldurdum.
Güzeller put, gönül de onların resimleriyle dolan bir kilise gibi tasarlanır. Avnî tek bir sureti değil bütün nakışları içine yerleştirir; dışarıdaki güzellik tasviri, gönlün duvarlarını baştan başa kaplayan içsel bir ibadete dönüşür.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî gövdesi ve komşu kayıt sınırları bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-055, PDF 69–70, basılı 65-66; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî dizesi aktarıldı, Ali Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Kanlı gözyaşı sevgilinin mahallesini lâlelerle doldurur; nâle ve figan da bu bahçeye kuş sesi ekler. Âşık kendi acısından hem renk hem ses üretir, kûy böylece gözyaşıyla sulanan ve feryatla canlanan bir bahçeye dönüşür.