Gül yüzüñ rengiyle gül cânına bî-dâd eyledüñ
Gül, servi ve ben tanesiyle sevgilinin güzellik düzenini kuran gazel; yanlış kişiye yönelen kılıçla sevinci bozar ve maktada divaneliği periye duyulan aşkın tabii sonucu sayar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Gül yüzüñ rengiyle gül cânına eyledüñ
Kaddüñe servi kul itdüñ yine âzâd eyledüñ
1Gül yüzünün rengiyle gülün canına zulmettin;
2Serviyi boyuna kul ettin, sonra yine azat ettin.
- 2
ile hüsnüñ hırmenin zeyn ideli
Cân ile dil hâsılını cümle eyledüñ
1Ben tanesiyle güzelliğinin harmanını süslediğinden beri
2Can ile gönül ürününün tümünü rüzgâra verdin.
Ben tanesi hüsnün harmanını süsleyen küçük bir tohum gibi görünür. Buna karşı âşık can ve gönlünün bütün hâsılını kaybeder; sevgilinin tek tanesi bir harmanı zenginleştirirken âşığın bütün ürünü ber-bâd olur.
- 3
Tîğ çekdüñ şâd oldum âharı katl eyledüñ
Gayrı şâd itdüñ velî bu şâdı nâ-şâd eyledüñ
1Kılıç çekince sevindim, fakat başkasını öldürdün;
2Başkasını sevindirdin, bu sevinçli kişiyi ise üzdün.
Sevgilinin kılıç çekmesi âşığa ölüm umuduyla sevinç verir, fakat darbe başkasına iner. Şâd sözcüğünün tekrarları mutluluğun yönünü izler: öldürülen kişi muradına erer, bekleyen âşığın kısa sevinci ise nâ-şâda çevrilir.
- 4
Dir imişsen ‘âşıka cevr eylemek hûyumdurur
‘Işkuñı ‘âşıklar içre baña eyledüñ
1‘Âşığa eziyet etmek benim huyumdur’ dermişsin;
2Aşkını âşıklar arasında bana yükledin.
Sevgili cevrini değişmez huyu olarak ilan ederken aşkın isnadı özellikle konuşana yüklenmiştir. Beyit sorumluluğu iki yana böler: eziyet sevgilinin karakteridir, fakat bu eziyeti davet eden aşk Avnî’nin payına düşmüştür.
- 5
‘Avnîyâ dîvânelikden gam yime şimden girü
Çünki ‘âşık olalı meyl-i eyledüñ
1Ey Avnî, artık divanelikten kaygılanma;
2Çünkü âşık olalı beri peri yaratılışlı sevgiliye yöneldin.
Perî-zâd sevgiliye yönelen kişinin divane olması olağan kabul edilir; görünmeyen veya insanüstü güzellik aklı yerinden eder. Makta Avnî’nin kaygısını giderirken iyileşme vaat etmez, deliliği seçilmiş aşkın uygun hâli sayar.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk kaydı şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî beyitleri ve sınırlar bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-040, PDF 56, basılı 52; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Sevgilinin yüz rengi gülün canına zulmedecek kadar üstündür. İkinci dize serviyi önce sevgilinin boyuna kul eder, ardından yine azat eder; özgürlük yönü tersine çevrilmez. Kul etme ile serbest bırakmanın peş peşe gelişi, sevgilinin tabiattaki güzellik ölçüleri üzerindeki mutlak tasarrufunu gösterir.