DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Avnî (Fatih Sultan Mehmed)/Hâk-i pây-i yârdur bu gözlerüm pür-nûr iden
Gazel · 15. yüzyıl

Hâk-i pây-i yârdur bu gözlerüm pür-nûr iden

Sevgilinin ayak toprağı, cevri, oku ve hançeriyle tersine çevrilen değerleri anlatan gazel; aşkı şöhret kaynağı yapar, siyah saç ayrılığını karanlığa dönüştürür ve şiiri kanlı gözyaşıyla yazar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Hâk-i pây-i yârdur bu gözlerüm pür-nûr iden

    Cevr-i dilberdür dem-â-dem hâtırum mesrûr iden

    1Bu gözlerimi nurla dolduran yârin ayağının toprağıdır;

    2Gönlümü her an sevindiren sevgilinin eziyetidir.

    Ayak toprağı normalde aşağıda ve karanlıkken âşığın gözünü nurlandırır; cevr de acı vermesi gerekirken gönlü sevindirir. İlk beyit aşkın değer düzenini iki kez ters çevirir ve mutluluğu sevgiliden gelen her şeye bağlar.

  2. 2

    Nâvek-i dil-dûzdur cân mülkin âbâd eyleyen

    Hançer-i dildârdur dil hânesin ma‘mûr iden

    1Can ülkesini bayındır eden, gönül delen oktur;

    2Gönül evini onaran, sevgilinin hançeridir.

    Gönül delen ok can ülkesini, hançer de gönül evini imar eder. Yaralayıcı iki silahın mimarlık görevi üstlenmesi, aşk acısını yıkım değil iç dünyanın kurulma şartı sayar; âşık ancak kesilerek tamamlanır.

  3. 3

    Gün gibi hüsnüñ seni ‘âlemde meşhûr eyledi

    Beni ‘ışkuñdur cihân içinde hem meşhûr iden

    1Güneş gibi güzelliğin seni dünyada ünlü etti;

    2Beni de dünya içinde ünlü eden senin aşkındır.

    Sevgilinin güneş gibi hüsnü onu şöhrete taşırken Avnî’nin tanınmasını sağlayan kendi güzelliği değil ona duyduğu aşktır. İki şöhret aynı ilişkinin farklı sermayelerinden doğar: birinde yüz, ötekinde bağlılık görünür olur.

  4. 4

    Zülf-i şeb-rengüñ firâkıdur perîşân-hâl idüp

    Gözlerüme ‘âlemüñ rûşenlığın iden

    1Gece renkli saçının ayrılığı beni perişan edip,

    2Dünyanın aydınlığını gözlerime koyu karanlık eden şeydir.

    Gece renkli saçtan ayrılmak âşığa aydınlık getirmez; tersine bütün dünyanın ışığını koyu karanlığa çevirir. Zülfün yokluğu bile onun siyahlığını gözlere yayar, hicran dış dünyayı algılanamaz hâle getirir.

  5. 5

    Gözi yaşıyla yazar yerini dem-be-dem

    ‘Avnîyâ eş‘âruñı levh-i dile mestûr iden

    1Gözyaşı her an kırmızı mürekkebin yerini tutarak yazar;

    2Ey Avnî, şiirlerini gönül levhasına kaydeden odur.

    Gözyaşı kırmızı mürekkep yerine geçerek şiirleri gönlün levhasına yazar. Avnî’nin nazmı kâğıt ve kalemden önce beden sıvısıyla kaydolur; acı hem şiirin konusu hem harflerini görünür kılan yazı maddesidir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Cevâhirü’l-Mülûk şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî gövdesi ve komşu kayıt sınırları bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.

Atıf kanıtını aç ↗

Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-063, PDF 74–75, basılı 70-71; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî dizesi aktarıldı, Ali Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirHâsılı çün mezra‘-ı dünyânuñ oldı gam bañaAvnî (Fatih Sultan Mehmed) · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

hâk-i pây-i yâr

Sevgilinin ayağının toprağı.

nâvek-i dil-dûz

Gönlü delen küçük ok.

mülk-i cân

Ülkeye benzetilen can.

dil hânesi

Eve benzetilen gönül.

zülf-i şeb-reng

Gece renkli siyah saç.

deycûr

Çok koyu karanlık.

sürhî

Kırmızı mürekkep.

levh-i dil

Şiirin yazıldığı gönül levhası.