DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Avnî (Fatih Sultan Mehmed)/Kaçan ki cür‘añ ile tâze rûh bula hâk
Gazel · 15. yüzyıl

Kaçan ki cür‘añ ile tâze rûh bula hâk

Bir yudumun toprağa can verdiği gazel, şarap ve ateş yüzün yakıcılığını, üzengiye baş koymayı ve istiğna rüzgârını işler; son beyit yok oluş bahçesini yırtık gönülle tanıtır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Kaçan ki cür‘añ ile tâze

    Tarîk-i ‘ışkda hâk olmadan baña ne bâk

    1Senin bir yudumun toprağa taze can verdiğinde

    2Aşk yolunda toprak olmaktan niçin korkayım?

    Sevgilinin kadehinden kalan bir damla bile toprağı diriltir; bu yüzden âşık aşk yolunda toprağa dönüşmekten korkmaz. Ölüm imgesi, cür‘anın vereceği yeni ruh sayesinde bir son değil dönüşüm umudu taşır.

  2. 2

    Figân ki cân ile göñlüm bu devrde yakdı

    Gehî mey âteşi vü gâh

    1Feryat olsun; bu devirde canımla gönlümü

    2Bazen şarap ateşi, bazen de ateş gibi yüz yaktı.

    Can ile gönül iki ayrı ateş tarafından yakılır: şarabın iç ısısı ve sevgilinin ateş yüzü. Gehî ve gâh dönüşümü acının aralıksız fakat değişen kaynaklarla sürdüğünü gösterir; devir, konuşana serinleyecek boşluk bırakmaz.

  3. 3

    Rikâbuñ öpmek içün başumı fedâ kıluram

    Eger ki bend ola boynuma

    1Üzengini öpmek için başımı feda ederim,

    2Boynum eyer kayışına bağlanmış olsa bile.

    Üzengiyi öpmek için başını vermek, sevgilinin atının en aşağı parçasına erişmeyi canın üstünde tutar. Boynun fitrâka bağlı olması esaret ve av çağrışımı taşır; bağlanmak bile bu yakınlıktan vazgeçirmez.

  4. 4

    Yele varur çü ese

    Niteki ahker ü hâkister encüm ü eflâk

    1İstiğnanın kahır rüzgârı esince her şey yele gider;

    2Kor, kül, yıldızlar ve gökler de böyledir.

    İstiğna rüzgârı yalnız koru ve külü değil yıldızlarla gökleri de savurur. Küçük ile kozmik olan aynı kahrın önünde eşitlenir; sevgilinin ihtiyaçsızlığı karşısında hiçbir varlık düzeninin kalıcılığı garanti değildir.

  5. 5

    Fenâ riyâzı gül ü goncasından ey ‘Avnî

    Nişân virür dil-i ü hırka-i

    1Ey Avnî, yokluk bahçesinin gül ve goncasından

    2Yüz parçalı gönül ile yüz parçalı hırka işaret verir.

    Fenâ bahçesinin çiçekleri gerçek gül değil parça parça gönül ve yırtık hırkadır. Sad-çâk tekrarında iç yara ile dış giysi birbirini yansıtır; Avnî yok oluş yolunun işaretini gösterişli bahçede değil dervişçe parçalanmada bulur.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Cevâhirü’l-Mülûk kaydı şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî beyitleri ve sınırlar bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.

Atıf kanıtını aç ↗

Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-037, PDF 54, basılı 50; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirKâmetin yâd itmez aña kim leb-i cânân gerekAvnî (Fatih Sultan Mehmed) · Gazel

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

cür‘a

Kadehin dibinde kalan son yudum.

rûh bula hâk

Toprağın yeniden can kazanması.

rûy-i âteş-nâk

Ateş gibi yakıcı ve parlak yüz.

rikâb

Atın üzengisi.

rişte-i fitrâk

Eyere bağlı av kayışı; boynu bağlayan ip.

bâd-ı kahr-ı istiğnâ

İhtiyaçsızlığın sertçe savuran rüzgârı.

sad-çâk

Yüz yerinden yırtılmış, paramparça.