Kâmetin yâd itmez aña kim leb-i cânân gerek
Sevgilinin boyu, dudağı ve gamze oku çevresinde kurulan gazel; gözyaşı denizinin söndüremediği yarayı, aşk atının dayanıklılığını ve sırrın düşmandan saklanmasını işler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Kâmetin yâd itmez aña kim gerek
Sakınur lâ-büd hevâdan her kime kim cân gerek
1Can isteyen kişi, sevgilinin dudağı varken boyunu anmaz;
2Canı olan herkes elbette havadan sakınır.
- 2
Eşk deryâsını saldum virmedi teskîn aña
Sîne tâbı def‘ine ol gerek
1Gözyaşı denizini üzerine saldım, ona sakinlik vermedi;
2Göğsün ateşini gidermek için o su renkli ok ucu gerekir.
Gözyaşı denizi göğüsteki ateşi yatıştırmaya yetmez; su renkli gamze oku ise beklenen çare olur. Su ile söndürme mantığı tersine çevrilir: ferahlık, sıvıdan değil yeni bir yaranın soğuk ve parlak ucundan umulur.
- 3
Rahş-ı ‘ışka virmedi hîç za‘f
Tâ kıyâmet imtidâdınca aña meydân gerek
1Ayrılık çölü aşk atına hiç güçsüzlük vermedi;
2Kıyamete kadar uzanan bir meydan ona gerekir.
Rahş-ı ‘ışk ayrılık çölünde yorulmaz; önündeki alan ne kadar uzarsa gücü o kadar görünür olur. Kıyamete kadar süren meydan isteği, vuslata çabuk ulaşmaktan çok aşk hareketinin kesintisiz devamını önemser.
- 4
Ol perî ‘ışkın dimezven göñlüme dîvânedür
Düşmeninden râzı lâ-büd kişinüñ gerek
1Gönlüme ‘o perinin aşkı yüzünden divanedir’ demem;
2Kişinin sırrı elbette düşmanından gizli kalmalıdır.
Konuşan gönlün deliliğini perinin aşkına açıkça bağlamayı reddeder, çünkü bu söz düşmana sır verecektir. Pinhân tutma isteği aşkı inkâr etmez; rakibin bilgi kazanmasını önleyen ihtiyatlı bir dil stratejisi kurar.
- 5
‘Avnîyâ rindân harâbât içre ‘ayş itmek içün
aña sahn ü felek eyvân gerek
1Ey Avnî, rindlerin meyhanede yaşayabilmesi için
2Dünya meydanı avlu, gök de eyvan olarak gerekir.
Rindlerin meyhanedeki hayatı için bütün dünya avluya, felek de üstteki eyvana dönüşür. Avnî tek yapıyı kozmik ölçekte büyütür; harâbât, içinde âlemin ve göğün mimari parçalar hâlinde yer aldığı merkez olur.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk kaydı şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî beyitleri ve sınırlar bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-041, PDF 56–57, basılı 52-53; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk dize boy ile dudağı farklı arzulara bağlar: can isteyen, can bağışlayan dudağa yönelip kâmeti ikinci plana bırakır. Hava sözü hem rüzgâr hem heves çağrışımı taşır; can taşıyan kişi onu dağıtacak tehlikeden sakınmalıdır.