Kasd-ı cânum eyleyüpdür yine hicrân var ise
Hicranın yeniden cana kastettiği gazel, perişan gönlü dağılmış saça bağlar; mahalle köpeklerini yas dostu, nisan bulutunu gözyaşı taklitçisi ve aşk kulluğunu Osmanlı mülküne denk bir saltanat yapar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Kasd-ı cânum eyleyüpdür yine hicrân var ise
Hey müselmânlar demidür baña dermân var ise
1Yine ayrılık canıma kastetmiş olmalı;
2Ey Müslümanlar, bir derman varsa bana yetişme vaktidir.
- 2
Yine hayli perîşândur bu gün
Sünbülini dağıdupdur ol var ise
1Sevdalı gönül bugün yine çok perişandır;
2O peri şanlı sevgili sümbül saçını dağıtmış olmalı.
Gönlün perişanlığı sevgilinin sümbül gibi saçını dağıtmasına bağlanır. ‘Perî-şân’ sözü sevgiliyi peri şanlı gösterirken ‘perîşân’ gönülle ses oyunu kurar; saçın dış dağınıklığı âşığın iç düzenini bozar.
- 3
Öldügüm bilüp mahalleñ itleri feryâd idüp
Beni ağlar cem‘ olup bir yire yârân var ise
1Öldüğümü anlayan mahallenin köpekleri feryat edip,
2Dostlar varsa bir yere toplanarak benim için ağlar.
Sevgilinin mahallesindeki köpekler âşığın ölümünü tanıyıp feryat eden ilk topluluk olur. İnsan dostların varlığı ise şartlıdır; yârân ancak varsa bir araya gelir. Bu karşıtlık, kûy hayvanlarını insan çevresinden daha sadık gösterir.
- 4
Sen firâkında gözüm yaşın görüp
Baña taklîd idüp ağlar var ise
1Sen saklı bir inciyken ayrılığında gözyaşımı görüp,
2Nisan bulutu varsa beni taklit ederek ağlar.
Sevgili dür-i meknûn, yani erişilmez bir saklı incidir; ayrılıkta akan yaşları gören nisan bulutu da âşığı taklit eder. Doğal yağmur kişisel ağlayışın ardından gelir ve onun asıl model değil kopya olduğunu kabul eder.
- 5
Yüzüñe ‘âşık olana münkir imiş dôstum
Zâhidüñ göñlinde yokdur var ise
1Dostum, senin yüzüne âşık olanı inkâr edermiş;
2Öyleyse zahidin gönlünde iman nuru yoktur.
Zahit sevgilinin yüzüne âşık olanı inkâr ediyorsa kendi gönlündeki iman nuru sorgulanır. Beyit aşkı inanç eksikliği değil, tersine hakikî aydınlığın işareti yapar; inkâr eden dinî otoriteyi kendi ölçüsüyle mahkûm eder.
- 6
Ol şeh-i hüsn ü cemâle çün kul olduñ ‘Avnîyâ
Saña olmışdur mülk-i ‘Osmân var ise
1Ey Avnî, o güzellik ve cemal şahına kul olduğun için,
2Osmanlı ülkesi varsa sana teslim edilmiş sayılır.
Güzellik şahına kul olmak Avnî’ye Osmanlı ülkesinin teslim edilmesine denk görülür. Mülk gerçek siyasî iktidarı çağrıştırsa da beyitte aşk kulluğunun karşılığıdır; şair hizmeti saltanat kaybı değil daha büyük egemenlik sayar.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî gövdesi ve komşu kayıt sınırları bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-067, PDF 78, basılı 74; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî dizesi aktarıldı, Ali Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Hicran silahlı bir fail gibi yeniden cana yönelir; konuşan topluca Müslümanlardan yardım ister. Dermanın varlığı şartlı bırakılır, fakat zaman acildir: ayrılık kastını gerçekleştirmeden tedavinin hemen yetişmesi gerekir.