Kesmezem ağyâr cevri ile cânândan ümîd
Umut temasını şeytan, iman, dalgıç, inci ve nisan bulutu çevresinde geliştiren gazel, kusur ne kadar büyük olursa olsun ilahî yardımdan ümit kesmemeyi öğütler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Kesmezem cevri ile cânândan ümîd
Kim kesilmez havf-ı şeytân ile îmândan ümîd
1Başkalarının eziyeti yüzünden sevgiliden ümidimi kesmem;
2Şeytan korkusu yüzünden imandan ümit kesilmez.
- 2
Ağlamakla dürr-i vasla tâlib oldum tañ degül
Eylese olanlar bahr-i ummândan ümîd
1Ağlayarak kavuşma incisini istememe şaşılmaz;
2Dalgıçlar da engin denizden inci umarlar.
Gözyaşı deniz, âşık ise kavuşma incisini arayan dalgıçtır. Ağlama böylece edilgin bir keder değil, değerli nesneye ulaşmak için yapılan dalış olur. Tañ degül ifadesi, dalgıcın ummandan inci beklemesi kadar doğal bir aşk davranışı kurar.
- 3
Âsitânunda nigârı görmesem ye’s itmezem
Bu mesel meşhûrdur kim çıkmaduk cândan ümîd
1Sevgiliyi eşiğinde görmesem de ümitsizliğe düşmem;
2Çünkü ‘can çıkmadıkça ümit kesilmez’ sözü meşhurdur.
Sevgili eşiğinde görünmese bile âşık ye’se kapılmaz. İkinci dize, ‘çıkmadık candan ümit kesilmez’ meselini aşk durumuna uyarlar: hayat sürdükçe görülme ve kavuşma ihtimali de sürer. Eşik, yokluğun kesinleşmediği bekleme sınırıdır.
- 4
Dişlerüñdür ağlamakla göz yaşından umduğum
oldı ancak ebr-i nîsândan ümîd
1Ağlarken gözyaşımdan umduğum, senin dişlerindir;
2Nitekim iri inci de ancak nisan bulutundan umulur.
Sevgilinin dişleri iri incilere, gözyaşı ise bu incileri doğuran nisan yağmuruna benzetilir. Âşığın ağlaması dişleri elde etme arzusuyla ilişkilendirilir; ebr-i nîsân inanışı bu umuda doğal bir model sağlar. Böylece göz, bulut gibi değer üretir.
- 5
Her ne deñlü cürmüñe hadd ü nihâyet yoğsa
‘Avnîyâ kat‘ eyleme sen avn-i Rahmândan ümîd
1Suçlarının sınırı ve sonu ne kadar bulunmaz olsa da
2Ey Avnî, Rahmân’ın yardımından ümidini kesme.
Son beyit ümidi beşerî sevgiliden ilahî yardıma taşır. Suçların sayısızlığı ikinci tekil kişiyle doğrudan Avnî’ye yüklenir; buna rağmen Rahmân’ın yardımından kesilmemesi istenir. Gazelin tekrarlanan ümîd sözü burada bağışlanma inancıyla tamamlanır.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk metni şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde tahmis eder; bağımsız görsel audit incipit, son ve sonraki kayıt sınırını doğrulamıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), sürüm cevahir-1330-avni-009, PDF 37, basılı 33; tahmis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, ilk üç Emîrî mısraı dışarıda bırakıldı. Doğan 2023 yalnız kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Ağyârın eziyeti, sevgiliye bağlanan ümidi yok edemez. İkinci dize bunu dinî bir kıyasla güçlendirir: şeytan korkusu imanı bırakma gerekçesi olmadığı gibi rakibin zulmü de sevgiliden vazgeçme sebebi değildir. Ümîd redifi iki sadakat biçimini birbirine bağlar.