Kime yâr olam cihân içinde yârum var iken
Yâr ve hükümdar varken başkasına bağlanmayı reddeden gazel, bahar ortasında hicran hazanını, gül-bülbül düzeninden dışlanmayı ve meyhane gibi sağlam bir aşk hisarını anlatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Kime yâr olam cihân içinde yârum var iken
Kime kul olam o şâh-ı tâc-dârum var iken
1Dünya içinde yârim varken kime yâr olayım?
2O taç sahibi şahım varken kime kul olayım?
- 2
Hâr u has bulur behâr erince âh
Ben hazân-ı hecre düşdüm nev-behârum var iken
1Bahar gelince diken ve çerçöp bile gelişip büyür; ah!
2Ben yeni baharım varken ayrılık hazanına düştüm.
Bahar en değersiz dikenle çerçöpü bile büyütürken âşık kendi yeni baharı yanındayken hazana düşer. Mevsimlerin tersliği, sevgilinin varlığının yakınlık anlamına gelmediğini; hicranın bolluk ortasında yaşandığını gösterir.
- 3
Bülbül ü gül işi nâz ile niyâz illâ benüm
Hâsılum dâğ-ı cefâdur lâle-zârum var iken
1Bülbülle gülün işi naz ve niyazdır; yalnız benim
2Lâle bahçem varken elde ettiğim cefa yarasıdır.
Klasik bahçede bülbül niyaz eder, gül nazlanır; konuşan ise bu dengeli role bile katılamaz. Lâle bahçesine sahipken elinde kalan yalnız cefa dağıdır; çiçek imgesi yara renginde acıya çevrilir.
- 4
İntisâbum hizmetüm bî-rağbet oldı âkıbet
Hâr ü zâr oldum ‘azîz ü kâm-kârum var iken
1Bağlılığım ve hizmetim sonunda rağbetsiz kaldı;
2Aziz ve muradına ermiş yârim varken hor ve inleyen oldum.
Âşığın intisabı ve hizmeti karşılık görmez, sonunda değersiz sayılır. Sevgili aziz ve kâmına ermiş durumdayken konuşanın hâr ü zâr oluşu, aynı ilişkinin iki tarafında itibar ile düşkünlüğün nasıl bölündüğünü açığa çıkarır.
- 5
şâh-ı ‘ışka niçe bulsun dest-res
‘Avnîyâ meyhâne gibi bir hisârum var iken
1Gam ordusu aşk şahına nasıl erişebilir?
2Ey Avnî, meyhane gibi bir hisarım varken.
Aşk bir şah, gam da ona karşı yürüyen ordu olarak tasarlanır. Meyhane kalesi Avnî’yi koruyan hisardır; rindlik burada kaçış değil, aşk hükümdarının ülkesini gam kuvvetlerine kapatan savunma düzeni olur.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî gövdesi ve komşu kayıt sınırları bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-062, PDF 74, basılı 70; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî dizesi aktarıldı, Ali Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İki soru başka sevgiliyi ve başka efendiyi kesin biçimde reddeder. Yârın taç sahibi şah olarak anılması aşk ile kulluğu aynı kişide birleştirir; gönüllü bağlılık, dünyadaki bütün alternatif ilişkileri gereksiz kılar.