DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Avnî (Fatih Sultan Mehmed)/Makâm-ı me’men-i meyhâne pîr-i deyr-i şefîk
Gazel · 15. yüzyıl

Makâm-ı me’men-i meyhâne pîr-i deyr-i şefîk

Meyhaneyi güvenli makam, ihtiyarı şefkatli rehber ve şarabı devir tasasını gideren dost yapan gazel; hakikati, suya gömülenin denizi kavrayamaması üzerinden açıklar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    -i meyhâne -i şefîk

    Kime ki ola müyesser nasîbidür tevfîk

    1Meyhanenin güvenli makamı ve şefkatli ihtiyarı

    2Kime nasip olursa onun payı ilahî yardımdır.

    Meyhane bir sığınak, pîr-i deyr ise şefkatli rehber olarak sunulur. Buraya erişmek tesadüf değil tevfîktir; meclis deneyimi dünyevî eğlenceden çıkarak nasip ve yönlendirme dili içinde manevî bir ayrıcalık kazanır.

  2. 2

    Melâl-i devri göñülden refîk-i mey giderür

    Velî dirîğ ki yokdur bu devr içinde refîk

    1Şarap dostu zamanın sıkıntısını gönülden giderir;

    2Fakat yazık ki bu devirde gerçek bir dost yoktur.

    Mey, devrin melâlini gideren refîktir; fakat aynı sözcüğün ikinci kullanımında insan dostunun yokluğu belirtilir. Bu tekrar şarabın sadakatini çağın insanlarıyla karşılaştırır ve konuşanın yalnızlığını keskinleştirir.

  3. 3

    Bu meste keyfiyyet-i bâdeden suâl itmeñ

    Belî hakîkat-ı deryâyı kande bile garîk

    1Bu sarhoşa şarabın niteliğini sormayın;

    2Elbette boğulan kişi denizin hakikatini nereden bilsin?

    Sarhoşa içkinin keyfiyeti sorulamaz, çünkü deneyimin içine bütünüyle gömülmüştür. Denizde boğulanın denizin hakikatini bilememesi, yaşamak ile dışarıdan tanımlamak arasındaki ayrımı gösterir; yakınlık bilgiyi bazen imkânsız kılar.

  4. 4

    Ne deñlü hâletini gösterseñ

    Tasavvur eyleme sûfî ki eyleyem tasdîk

    1Riyakâr zühdün hâlini ne kadar gösterirsen göster,

    2Ey sufi, seni doğrulayacağımı düşünme.

    Sufi zühd hâlini ne kadar sergilerse sergilesin bunun riyâ olduğu baştan ilan edilir. Tasdîk etmeme kararı davranışın içtenliğine yöneliktir; görünür ibadet, güvenilir bir hakikat kanıtı sayılmaz.

  5. 5

    Visâl-i yâr dilerseñ fenâyî ol ‘Avnî

    Ki bahs-i ‘ilm ü amel ser-be-ser olur

    1Kavuşmayı istiyorsan ey Avnî, benliğinden geç;

    2Çünkü ilim ve amel tartışması baştan başa saçmalıktır.

    Makta vuslatın şartını fenâ, yani benlik iddiasından geçmek olarak koyar. ‘İlm ü amel’ üzerine tartışmayı tirzîk sayması bilgi ve davranışı bütünüyle reddetmez; onları sevgiliye erişmenin yerine koyan kuru çekişmeyi değersizleştirir.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Cevâhirü’l-Mülûk kaydı şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî beyitleri ve sınırlar bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.

Atıf kanıtını aç ↗

Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-035, PDF 53, basılı 49; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirMürg-i dil her dem ider ol âteşîn ruhsâra meylAvnî (Fatih Sultan Mehmed) · Gazel

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

makâm-ı me’men

Güvenli sığınak ve korunma yeri.

pîr-i deyr

Meyhane ihtiyarı; tecrübeli rehber.

melâl-i devr

Zamanın ve çağın verdiği sıkıntı.

keyfiyyet-i bâde

Şarabın niteliği ve oluşturduğu hâl.

hakîkat-ı deryâ

Denizin özü; yaşanan hakikatin mecazı.

zühd-i riyâ

Gösteriş için yapılan dünyadan el çekme tavrı.

tirzîk

Saçma, değersiz ve boş söz.