Bu mürde cismüñe cān olmayan cānānı n’eylersin
Selîmî mahlasıyla kayıtlı gazel, can vermeyen sevgiliyi ve derde yaramayan ilacı art arda sorgular; vaizin cennet övgüsünü reddedip kavuşmanın önündeki asıl engeli kişinin kendi varlığı sayar. Köksal'ın A kümesi şiiri Yavuz Sultan Selim'e kesin bağlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bu cismüñe cān olmayan cānānı n’eylersin
Dilā derdüñe dermān olmayan dermānı n’eylersin
1Bu ölü bedenine can olmayan sevgiliyi ne yaparsın?
2Ey gönül, derdine çare olmayan ilacı ne yaparsın?
- 2
Gedā-yı iken ey dil gūşe-i ġamda
Sevüp bir pādişāh-ı ḥüsn ü ʿālī-şānı n’eylersin
1Ey gönül, gam köşesinde başsız ayaksız bir dilenciyken
2Yüksek şanlı güzellik padişahını sevip ne yaparsın?
İkinci beyit âşığı uzuvsuz, güçsüz bir dilenci; sevgiliyi yüce bir güzellik padişahı yapar. Gam köşesi bu eşitsizliğin mekânıdır. Soru sevgiden vazgeçirmese de seçimin taşıdığı aşılmaz toplumsal mesafeyi gösterir.
- 3
Der-i cānānı ḳor bāġ-ı cinānı medḥ ider vāʿiẓ
Dirīġā añlamaz bir cāhil [ü] nā-dānı n’eylersin
1Vaiz sevgilinin kapısını bırakıp cennet bahçesini över;
2Yazık, anlamayan cahil ve bilgisizi ne yaparsın?
Üçüncü beyit vaizi sevgilinin kapısıyla cennet bahçesi arasında yanlış tercih yapan biri sayar. Konuşan için der-i canan cennetten üstündür; cahillik bilgi eksikliğinden çok bu değer sırasını anlayamamaktır.
- 4
Ser-i kūyuñda ṭurmasun raḳīb-i gitsün
Gülistān-ı cinānda ey melek şeyṭānı n’eylersin
1Kara yüzlü rakip mahallende durmasın, gitsin;
2Ey melek, cennet gülistanında şeytanı ne yaparsın?
Dördüncü beyit rakibi kara yüz ve şeytan imgesiyle sevgilinin mahallesinden sürer. Sevgiliye melek diye seslenilince bulunduğu yer cennet bahçesine dönüşür; rakibin oradaki varlığı kozmik düzene aykırı gösterilir.
- 5
Selīmī māniʿ-i vücūduñdur eyle
Viṣāl-i yāre ir bu bāʾis-i hicrānı n’eylersin
1Selîmî, kavuşmaya engel olan kendi varlığındır; onu yok et.
2Sevgiliye kavuş, ayrılığa sebep olanı ne yaparsın?
Makta dış engellerden benliğe döner: vuslatı önleyen rakip değil, Selîmî'nin kendi varlığıdır. Adem eyle buyruğu tasavvufî yok oluşu çağırır; son soru ayrılığın sebebini taşımayı anlamsız ilan eder.
Metnin kaynağı
Köksal 2019'un A kümesi, mecmua kayıtları ve şiirdeki Selîmî/Selim Şah işaretleri temelinde bu manzumeyi Yavuz Sultan Selim'e kesin olarak bağlar.
Atıf kanıtını aç ↗M. Fatih Köksal, “Yavuz Sultan Selîm'in Türkçe Şiirleri”, Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi 40 (2019); koksal2019-A8; kaynak(lar): Samet Azap, Koyunoğlu Müzesi Kütüphanesi'ndeki 11452 Numaralı Şiir Mecmuası (İnceleme-Metin), Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi SBE, Konya 2010, s. 134-135. Yavuz Sultan Selim'in Türkçe şiir söylediği çağdaşı Sehî Beg ve Latîfî tarafından reddedilir; Türkçe manzumelerin ona aidiyeti mecmua kayıtları temelinde Köksal'ın 2019 neşrinde kurulmuştur. Torunu II. Selim de Selîmî mahlasını kullandığından neşir aidiyeti kesinleşmeyen manzumeleri ayırır; bu şiir kesin A kümesindedir. Makale metni dergi politikasında CC BY-NC 4.0 olarak sunulur; ticari canlı kullanım ayrı izin olmadan yapılmamalıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Matla iki işe yaramazlığı paralel sorularla kurar: bedeni diriltmeyen sevgili ve derdi iyileştirmeyen ilaç. Canan ile can, derman ile dert arasındaki ses bağları beklentiyi güçlendirir; ad var, işlev yoktur.