Şevk-i ruhuñuñ fikri ser-â-ser dili yakdı
Sevgilinin yanağını düşünmenin gönlü yakması ve şeker ağzın anılmasıyla iştahın kabarmasıyla başlayan gazel, saç kemendine yakalanan âşığı anlatır; yanağa yayılan saçta suya bırakılmış haç görür, yanan gönlün iniltisini rebaba bağlar ve tabibin Muhibbî'nin sararmış yüzüne acımasıyla kapanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
fikri ser-â-ser dili yakdı
zikrile agzum suyı akdı
1Yanağının arzusunu düşünmek gönlü baştan başa yaktı;
2şeker ağzın anılınca ağzımın suyu aktı.
- 2
Dîvâneyem iy dost didüm bir nazar eyle
Zülfini eyleyüben boynuma takdı
1Ey dost, 'divaneyim, bir bak' dedim;
2o da saçını kement yapıp boynuma taktı.
Âşığın merhamet bekleyen bakış talebi özgürlüğe değil esarete yol açar. Sevgili saçını kement hâline getirip boyna geçirir; dîvânelik sözü böylece mecaz olmaktan çıkar ve yakalanmış kişinin görünür bağına dönüşür.
- 3
Zülfini kodı üzre yine dilber
Haçını gör ol kâfiri kim suya bırakdı
1Sevgili yine saçını yanağının üstüne bıraktı;
2bak o kâfire, haçını suya bıraktı.
Parlak ve berrak yanak su yüzeyi, üzerine düşen çapraz saç telleri de haç olur. Sevgilinin kâfir diye anılması saç-haç benzetmesini tamamlar; görsel sahne inanç sözlüğünü yüzün iki çizgisine sığdırır.
- 4
İnlerse oldı ‘aceb mi
Devrân getürüp bir deriyi sîneme yakdı
1Yanan gönül rebap olup inlerse şaşılır mı?
2felek getirip göğsüme bir deri gerdi.
Göğüs, üzerine deri gerilen rebabın gövdesine; yanan gönlün sesi de çalgının iniltisine dönüşür. Devrân yalnız acıyı dolaştırmaz, âşığın bedenini bizzat saz hâline getirerek feryadı sürekli üreten bir düzene bağlar.
- 5
Dil-hastesinüñ hâlini dün sordı tabîbüm
Rahm itdi Muhibbî ki meger beñzüme bakdı
1Tabibim dün gönül hastasının hâlini sordu;
2Muhibbî, meğer yüzüme bakıp acımış.
Tabibin sorusu sözden önce yüzün rengine dayanır; sararmış beniz gönül hastalığını dışarı vuran teşhis işaretidir. Mahlas, konuşanı hem hasta hem kendi hâlini anlatan kişi yapar; merhametin sebebi bedende okunur.
Metnin kaynağı
adile1890:p217:g2 bağımsız görsel karşılaştırmada kaynakla birebir bulundu; mahlas kapanışta açıktır.
Atıf kanıtını aç ↗adile1890:p217:g2; Âdile Sultan 1890, basılı s. 217. Gövde, Muhibbî mahlaslı son ve sonraki incipit 500 dpi görselde kapatıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Yanağın düşüncesi gönülde ateş, şeker ağız ise bedende su üretir. Yakmak ile ağız suyunu akıtmak aynı beyitte karşılaşır; sevgilinin iki yüz ayrıntısı âşığı biri yakıcı, öteki iştah uyandırıcı iki bedensel tepkiye sürükler.