Nedür bu hüsn ü şemâil nedür bu hulk-ı cemîl
Sevgilinin görünüşü ve güzel huyunu ilahî yaratılışla ilişkilendiren gazel, yüz ile saçın karşıtlığını, haber getirmeyen uzun düşünceyi ve cennete giriş için can verme gereğini işler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Nedür bu hüsn ü nedür bu
Ki sende zâhir idüpdür Hudâ-yı
1Bu güzellik ve görünüş nedir, bu güzel huy nedir?
2Yüce ve ulu Allah bunları sende ortaya çıkarmıştır.
- 2
Yüzüñde zülfüñ eger olmasa ne noksân kim
Çerâğ-ı şemse ne hâcet ger olmaz ise delîl
1Yüzünde saçın bulunmasa bunda ne eksiklik olur?
2Bir kılavuz bulunmasa bile güneş kandilinin ona ne ihtiyacı var?
Yüz güneş gibi kendi ışığını taşıdığı için saçın kılavuzluğuna muhtaç değildir. Ger olmaz ise delîl koşulu, kılavuzun bulunmayışını açıkça varsayar; buna rağmen güneş kandili yolunu ve varlığını kendi ışığıyla gösterir, dışarıdan bir işarete ihtiyaç duymaz.
- 3
Niçe ki ‘ömr ile fikr eyledüm gice gündüz
Saçuñdan alımadı bir haber bu
1Ömür boyunca gece gündüz ne kadar düşündüysem de,
2Bu uzun düşünce saçından hiçbir haber alamadı.
Şair gece gündüz bütün ömrünü düşünmeye verse de saçın sırrından haber alamaz. Fikr-i tavîl, hem uzun süren düşünceyi hem sevgilinin uzun saçını karşı karşıya getirir; akıl karanlık zülüfte yol bulamaz.
- 4
Göñül eşigüñ umar cânın itmedin
Ne çâre cennete girmege kişi olsa
1Gönül, canını kurban etmeden eşiğini umuyor;
2Kişi cimri olursa cennete girmeye ne çare bulur?
Gönül sevgilinin eşiğine ulaşmayı isterken bedel olarak canını sunmaktan kaçınır. Eşik cennete, can kurbanı da giriş bedeline dönüşür; bahîl kişinin cennet umması nasıl boşsa fedakârlıksız yakınlık beklentisi de öyledir.
- 5
Ne ola sabr ile şevkinden özge ‘Avnînüñ
Kabûl eyle budur varı ger
1Avnî’nin sabırla özlemden başka neyi var?
2Az ya da çok, bütün varı budur; kabul et.
Makta Avnî’nin sermayesini sabır ve özlemle sınırlar. Kesîr ile kalîl karşıtlığı sununun miktarını önemsizleştirir; sevgiliden istenen, şairin elindeki az veya çok bütün varı samimiyetiyle kabul etmesidir.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî gövdesi ve komşu kayıt sınırları bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-049, PDF 66, basılı 62; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî dizesi aktarıldı, Ali Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Hüsn, dış görünüş ve güzel huy birlikte sorulunca sevgilinin üstünlüğü tek bir bedensel niteliğe indirgenmez. İkinci dize bu bütünü Allah’ın onda görünür kıldığı bir yaratılış sayar; övgü ilahî kaynağa bağlanır.