Saçuñ sevdâsın itmekde göñül bir bûya kâni‘dür
Saçın kokusundan yaratılışın aslına, aşk sırrının yayılmasından servetin harcanmasına ilerleyen gazel, sevgilinin güzelliğini maddî ve melekî ölçülerin dışında tutar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Saçuñ sevdâsın itmekde göñül bir bûya kâni‘dür
Benüm baht-ı siyâhumda rakîb aña da mâni‘dür
1Gönül, saçının sevdasında tek bir kokuya razıdır;
2Benim kara talihimde rakip ona bile engeldir.
- 2
Melekden hûrdan sebkat ider dildâr hüsniyle
Degüldür aslı hemâna sun‘-ı Sâni‘dür
1Sevgili güzelliğiyle melekten ve huriden öne geçer;
2Aslı su ve toprak değildir, sanki yalnız Yaratıcı’nın sanatıdır.
Sevgilinin güzelliği melek ve huriden daha öne alınırken bedeninin âb u gil kökenli olmadığı söylenir. Bu mübalağa onu insan yaratılışının maddesinden ayırıp doğrudan Sâni‘in benzersiz işi sayar; hayranlık ontolojik bir ayrıcalığa dönüşür.
- 3
Benüm ‘ışkum señüñ hüsnüñ beyânın kılsa râvîler
Ne deñlü vasf iderlerse cümle vâki‘dür
1Rivayet edenler benim aşkımla senin güzelliğini anlatsa
2Ne kadar tasvir ederlerse etsinler, hepsi olduğu gibidir.
Âşığın sevgisiyle sevgilinin güzelliği ne kadar anlatılırsa anlatılsın abartı sayılmaz; her söz ‘kemâ-hî’, yani olduğu gibidir. Beyit, şiirsel övgünün aşırılık suçunu peşinen reddeder ve dilin büyüttüğünü değil gerçeğe ancak yetiştiğini ileri sürer.
- 4
Nice mahfî dutam esrâr-ı ‘ışkı mekr ü hîleyle
Dutupdur iştihârı halk içinde hayli şâyi‘dür
1Aşkın sırlarını hile ve düzenle nasıl gizli tutayım?
2Şöhreti halk içinde yayılmış ve duyulmuştur.
Mekr ü hîle, aşk sırrını kapatmak için düşünülmüş araçlardır; fakat sırrın şöhreti çoktan halk arasını tutmuştur. Mahfî ile şâyi‘ karşıtlığı, içte saklanmak istenen duygunun davranış ve söylenti yoluyla toplumsal bilgiye dönüşmesini gösterir.
- 5
Bugün mülk ü hazâyin her ne cem‘iyyet ki cem‘ itdüñ
Mey ü mahbûba sarf olmazsa ‘Avnî cümle zâyi‘dür
1Bugün topladığın mülk ve hazineler ne kadar çok olursa olsun
2Şarap ve sevgiliye harcanmazsa, ey Avnî, hepsi boşa gider.
Makta mülk ve hazinenin değerini biriktirilmesinde değil kullanımında arar. Avnî’ye göre servet mey ve mahbuba sarf edilmiyorsa zâyi‘dir; dünyevî sahiplik, aşk ve meclis içinde dolaşıma girmediği anda anlamını kaybeder.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk kaydı şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî beyitleri ve sınırlar bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-026, PDF 49, basılı 45; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Gönül sevgilinin saçından yalnız bir koku almaya kanaat eder; istek küçülmüş görünse de kara talih ve rakip bu en az payı bile engeller. Bû, kokuyla birlikte ‘umut edilen iz’ çağrışımı taşır; âşık bütüne değil erişemediği en küçük belirtiye bağlıdır.