DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Avnî (Fatih Sultan Mehmed)/Saçuñ sevdâsın itmekde göñül bir bûya kâni‘dür
Gazel · 15. yüzyıl

Saçuñ sevdâsın itmekde göñül bir bûya kâni‘dür

Saçın kokusundan yaratılışın aslına, aşk sırrının yayılmasından servetin harcanmasına ilerleyen gazel, sevgilinin güzelliğini maddî ve melekî ölçülerin dışında tutar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Saçuñ sevdâsın itmekde göñül bir bûya kâni‘dür

    Benüm baht-ı siyâhumda rakîb aña da mâni‘dür

    1Gönül, saçının sevdasında tek bir kokuya razıdır;

    2Benim kara talihimde rakip ona bile engeldir.

    Gönül sevgilinin saçından yalnız bir koku almaya kanaat eder; istek küçülmüş görünse de kara talih ve rakip bu en az payı bile engeller. Bû, kokuyla birlikte ‘umut edilen iz’ çağrışımı taşır; âşık bütüne değil erişemediği en küçük belirtiye bağlıdır.

  2. 2

    Melekden hûrdan sebkat ider dildâr hüsniyle

    Degüldür aslı hemâna sun‘-ı Sâni‘dür

    1Sevgili güzelliğiyle melekten ve huriden öne geçer;

    2Aslı su ve toprak değildir, sanki yalnız Yaratıcı’nın sanatıdır.

    Sevgilinin güzelliği melek ve huriden daha öne alınırken bedeninin âb u gil kökenli olmadığı söylenir. Bu mübalağa onu insan yaratılışının maddesinden ayırıp doğrudan Sâni‘in benzersiz işi sayar; hayranlık ontolojik bir ayrıcalığa dönüşür.

  3. 3

    Benüm ‘ışkum señüñ hüsnüñ beyânın kılsa râvîler

    Ne deñlü vasf iderlerse cümle vâki‘dür

    1Rivayet edenler benim aşkımla senin güzelliğini anlatsa

    2Ne kadar tasvir ederlerse etsinler, hepsi olduğu gibidir.

    Âşığın sevgisiyle sevgilinin güzelliği ne kadar anlatılırsa anlatılsın abartı sayılmaz; her söz ‘kemâ-hî’, yani olduğu gibidir. Beyit, şiirsel övgünün aşırılık suçunu peşinen reddeder ve dilin büyüttüğünü değil gerçeğe ancak yetiştiğini ileri sürer.

  4. 4

    Nice mahfî dutam esrâr-ı ‘ışkı mekr ü hîleyle

    Dutupdur iştihârı halk içinde hayli şâyi‘dür

    1Aşkın sırlarını hile ve düzenle nasıl gizli tutayım?

    2Şöhreti halk içinde yayılmış ve duyulmuştur.

    Mekr ü hîle, aşk sırrını kapatmak için düşünülmüş araçlardır; fakat sırrın şöhreti çoktan halk arasını tutmuştur. Mahfî ile şâyi‘ karşıtlığı, içte saklanmak istenen duygunun davranış ve söylenti yoluyla toplumsal bilgiye dönüşmesini gösterir.

  5. 5

    Bugün mülk ü hazâyin her ne cem‘iyyet ki cem‘ itdüñ

    Mey ü mahbûba sarf olmazsa ‘Avnî cümle zâyi‘dür

    1Bugün topladığın mülk ve hazineler ne kadar çok olursa olsun

    2Şarap ve sevgiliye harcanmazsa, ey Avnî, hepsi boşa gider.

    Makta mülk ve hazinenin değerini biriktirilmesinde değil kullanımında arar. Avnî’ye göre servet mey ve mahbuba sarf edilmiyorsa zâyi‘dir; dünyevî sahiplik, aşk ve meclis içinde dolaşıma girmediği anda anlamını kaybeder.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Cevâhirü’l-Mülûk kaydı şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî beyitleri ve sınırlar bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.

Atıf kanıtını aç ↗

Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-026, PDF 49, basılı 45; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirŞâh-ı ‘ışkam gam beyâbânı baña kişver yeterAvnî (Fatih Sultan Mehmed) · Gazel

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

bir bûya kâni‘

Tek bir kokuya, en küçük paya razı.

baht-ı siyâh

Kara talih; sevgiliye erişmeyi engelleyen kader.

hûr

Cennet güzeli; sevgilinin aştığı güzellik ölçüsü.

âb gil

Su ve toprak; insan bedeninin maddî kökeni.

sun‘-ı Sâni‘

Yaratıcı’nın eşsiz sanatı.

ke-mâ-hî

Olduğu gibi, gerçekte nasılsa öyle.

şâyi‘

Halk arasında yayılmış ve duyulmuş.