Sîneden ben ki çekem âh ü figân-ı derd-nâk
Göğüsten yükselen ahla yaraların kan ağladığı gazel, sevgilinin dudağını ve saçını ölümcül bir düzen içinde anlatır; temiz meşrep ve açık göğüs, hayale erişmenin şartı olur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sîneden ben ki çekem âh ü
Yaralar kan ağlayup ol dem iderler sîne çâk
1Göğsümden dertli bir ah ve feryat çektiğimde
2Yaralar kan ağlar ve o anda göğsü yarıp açarlar.
- 2
sunup ağyâra öldürdüñ beni
Gayre cân viren ‘acebdür kim beni eyler helâk
1Lâl dudağının şerbetini başkasına sunup beni öldürdün;
2Başkasına can verenin beni öldürmesi şaşılacak şeydir.
Sevgilinin dudağı şerbetini ağyara sunarak ona can verirken âşığı öldürür. Hayat veren kaynakla ölüm sebebinin aynı olması beyitteki ‘aceb’i doğurur; sorun şerbetin gücünden çok onun yanlış kişiye yöneltilmesidir.
- 3
Her ne deñlü zülfüñüñ şahbâzı cânlar sayd ider
Ol hevâda cân kuşı pervâz ider
1Saçının şahbazı her ne kadar canlar avlasa da
2Can kuşu o havada korkmadan ve çekinmeden uçar.
Saç şahbazının canları avlamasına rağmen âşığın can kuşu aynı havada korkusuzca uçar. Bu, tehlikeyi bilmeyen saflık değil bilinçli bî-bâklıktır; avlanma ihtimali sevgilinin çevresinden uzaklaşmak için gerekçe sayılmaz.
- 4
Sürmege yüz pây-i serv-i yâre bulur dest-res
Kangı ‘âşık kim su gibi
1Hangi âşık huyunu su gibi temizlerse
2Sevgilinin servi ayağına yüz sürmeye erişir.
Sevgilinin servi ayağına yüz sürmek için âşığın meşrebini su gibi arıtması gerekir. Su hem temizlik hem yere doğru akış taşır; huyunu kibirden temizleyen kişi alçalarak ayağa erişme hakkı kazanır.
- 5
Sîneye gelsün dirseñ ‘Avnîyâ
Zahma merhem gibidür ger eyler iseñ sîne çâk
1Ey Avnî, ‘Sevgilinin hayali sineme gelsin’ dersen,
2Sineni yararsan o hayal yaraya merhem gibidir.
Avnî sevgilinin hayalini sinesine çağırmak isterse önce sineyi açmalıdır. İkinci dizedeki merhem yaranın kendisi değil, açılan yere gelen hayâl-i yârdır; sevgilinin zihinsel görüntüsü yaraya sürülen şifa gibi düşünülür. Sineyi yarma şartı ile hayalin merhem oluşu böylece ayrı yönlerde korunur.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk kaydı şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî beyitleri ve sınırlar bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-039, PDF 55–56, basılı 51-52; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Ah göğüsten çıkınca yaralar sessiz kalmaz, kanlı gözyaşıyla ona eşlik eder. Sîne çâk olmak hem mevcut kesiklerin açılması hem göğsün bütünüyle yarılmasıdır; iç acı ses ve kan olarak aynı anda dışarı çıkar.