DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Bâd-ı sabâ yâre selâm et benden
Şiir · 17. yüzyıl

Bâd-ı sabâ yâre selâm et benden

Şair sabah yelinden sevgiliye selam götürmesini ister, onun ahdine dönmesini bekler ve gelmeyişin sebebi sayılan rakibi alaycı tehditlerle küçültür; son bölümde sevgilinin gerdanını zekât imgesiyle över.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    yâre selâm et benden

    Niçin gelmez zülfün taramamış mı

    1Ey sabah yeli, benden sevgiliye selam et;

    2niçin gelmez, saçını taramamış mı?

    Sevgiliye ulaştırılacak selam sabâ rüzgârına emanet edilir; bu, mesafeyi aşan haberci imgesidir. Saçını taramama sorusuysa gelmeyişe gündelik ve hafif alaycı bir mazeret arar, kesin bir sebep bildirmez.

  2. 2

    Çıkardı hatırdan bıraktı gözden

    Sor ana bendesi yaramamış mı

    1Beni hatırından çıkardı, gözden bıraktı;

    2ona sor: Kulu işe yaramamış mı?

    Sevgilinin âşığı hatırdan ve gözden çıkarması iki ayrı unutma kalıbıyla söylenir. Şair kendini onun ‘bendesi’, yani kulu sayar ve dışlanmayı kendi yetersizliği üzerine kurulmuş sitemli bir soruya çevirir.

  3. 3

    Âlemde sevdiğim ahdına dursa

    eyleyüp bir kere gelse

    1Âlemde sevdiğim ahdinde dursa;

    2yola koyulup bir kere gelse.

    Ahdinde durmak ile yola çıkıp gelmek aynı kavuşma şartının iki parçasıdır. Dizeler tamamlanmış bir olay anlatmaz; sevgilinin sözünü tutmasını ve bir kez olsun yola koyulmasını dilek kipinde bekletir.

  4. 4

    Rakîbin derdinden varamam derse

    Ensesi kökünü kıramamış mı

    1‘Rakibin yüzünden gelemem’ derse,

    2onun ense kökünü kıramamış mı?

    Sevgilinin gelemeyişi rakip yüzünden açıklanırsa şair ense kökünü kırma tehdidiyle cevap verir. Soru biçimi gerçek bir eylem raporu değil, rakibi küçülten ve engeli aşılabilir gösteren öfkeli bir böbürlenmedir.

  5. 5

    Rakip dedikleri bedkârı görsem

    İtler gib-i anı biraz sürsem dursam

    1Rakip dedikleri o kötü kişiyi görsem;

    2onu itler gibi biraz sürsem, sonra dursam.

    Rakip bedkâr, yani kötü işli kişi diye adlandırılır. Şair onu görmeyi, itler gibi bir süre sürmeyi ve ardından durmayı koşullu fiillerle tasarlar; kaynakta bulunmayan kesin bir uzaklaştırma sonucu eklenmez.

  6. 6

    Demiş ki bir kerre yavrumu sarsam

    Eski hasırları saramamış mı

    1‘Bir kere yavrumu kucaklasam’ demiş;

    2eski hasırları saramamış mı?

    Rakibin sevgiliyi bir kez kucaklama sözü, eski hasırları sarma sorusuyla yan yana gelir. İkinci dizedeki alayın tam hedefi ek tanık olmadan genişletilmez; hasır sarma yüzeyi aşağılayıcı karşılaştırma olarak korunur.

  7. 7

    Sitem hançerini bele takınca

    Ne haddidir rakip gele yanınca

    1Eziyet hançerini beline takınca

    2rakibin onun yanına gelmesi ne haddine?

    Sevgilinin belindeki sitem hançeri yaklaşmayı tehlikeli kılar. Şair bu kez rakibi doğrudan hedef alır: böyle silahlı ve erişilmez bir sevgilinin yanına gelmeye onun hakkı ve cesareti olmadığını söyler.

  8. 8

    Hışım edüp keman kaşın kurunca

    Gamzesi okların atamamış mı

    1Öfkeyle yay kaşını kurunca

    2gamzesinin oklarını atamamış mı?

    Kaşın yay, gamzenin ok oluşu yüz hatlarını silaha dönüştürür. Öfkeyle kurulan yaydan okların çıkması, sevgilinin rakibi de yaralayabilecek kudretini anlatır; soru yine şairin beklediği karşılığı vurgular.

  9. 9

    Dostumun gerdanı som sırma gümüş

    Ayırmış zekâtın ayrıca komuş

    1Dostumun gerdanı ‘som sırma gümüş’tür;

    2zekâtını ayırıp ayrıca koymuş.

    Gerdan kaynakta ‘som sırma gümüş’ tamlamasıyla değerli maddeye benzetilir. Som, sırma ve gümüşün tam tarihî bağı ikinci tanık olmadan ayrıştırılmaz; açık olan, bu servetten zekât payının ayrıca konmasıdır.

  10. 10

    Müstehakkın bulsam veririm demiş

    Bu garip Ömer’i görememiş mi

    1‘Hak edeni bulsam veririm’ demiş;

    2bu garip Ömer’i görememiş mi?

    Sevgili zekât payını gerçekten hak edene vereceğini söylemiştir; şair kendisini ‘garip Ömer’ diye bu payın adayı yapar. Son soru, görülmemiş veya fark edilmemiş olmayı hem yoksunluk hem hak iddiası olarak taşır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 şiir No.52 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n52-824D183D019A. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.52, PDF 135–136; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı. İçerik aparatı: “dursam” fiili korundu; “som sırma gümüş” doğrulanmamış maddi bileşenlere ayrılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBahar oldu, gül açıldı
Bahar oldu gül açıldı
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

Bâd-ı sabâ

Sabah yeli; sevgiliye haber götüren esinti.

bende

Kul, bağlı kişi; burada sevgiliye bağlı âşık.

ahd

Verilmiş söz, bağlılık sözü.

Azm-i râh

Yola çıkmaya kesin karar verme.

bedkâr

Kötü iş yapan, kötü huylu kişi.

Sitem hançeri

Sevgilinin eziyetini kesici silah gibi anlatan imge.

gamze

Yan bakış; burada oka benzetilen yaralayıcı bakış.

Müstehak

Bir payı almaya hakkı olan kişi.