Bahâr oldı açıldı bag u gülzâr
Nakaratı iki dize olan bir şarkı. Üç bent üç ayrı sahne kuruyor — açılan bahar, çalan saz, tükenen bir ömür — ve üçü de aynı iki dizeyle iptal ediliyor. Bentlerin cümleleri yüklemsiz bırakıldığı için nakarat hem ses hem gramer bakımından tamamlayıcı iş görüyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bahâr oldı açıldı bag u
Hurûşa başladı şevkıle
Safâ-cûyâne olmuşken -i yâr
1Bahar geldi, bahçe de gül bahçesi de açıldı;
2ırmaklar coşkuyla gürlemeye başladı;
3sevgilinin kayığı safa peşine düşmüşken —
- 2
Baña olmaz baht-ı gaddâr
Mükedderdir açılmaz hâtır-ı zâr
1Gaddar baht bana asla elverişli olmaz;
2kederlidir, açılmaz benim ağlayan gönlüm.
Nakarat üç dizelik manzarayı tek hamlede iptal ediyor: bahar herkese açılırken baht yalnız şaire kapalı. “Açılmaz” fiili bendin “açıldı”sıyla doğrudan karşıtlık kuruyor; aynı kök bir dizede bahçeye, ötekinde gönle uygulanıyor. Nazal n'li “Baña” kaynakta böyle dizili.
- 3
Edüb bezm-i tarabda ıyşa
Dil etse istimâ'-ı nagme-i sâz
Olur te'sîri câna
1Eğlence meclisinde işrete başlayıp
2gönül sazın nağmesini dinleyecek olsa,
3bunun cana etkisi ateş saçmak olur.
İkinci bent müziği bir çare değil bir tehlike olarak kuruyor: bezmde başlayan eğlence gönle ulaşınca ateşe dönüşüyor. “Âteş-endâz” ateş atan demek; sazın sesi burada teselli etmiyor, yakıyor. Üç dize yine tek cümle ve yine hükmü bir şart yapısına bağlı.
- 4
Cihâna geldigim günden beri tâ
Usandım çerhe itmekden temennâ
Yazık âlemde kim bir lâhza hâlâ
1Cihana geldiğim günden bu yana
2usandım artık felekten dilek dilemekten;
3yazık ki âlemde bir an olsun hâlâ —
Üçüncü bent şikâyeti doğuma kadar geri götürüyor: cihana gelmek ile çarhtan dilek dilemek aynı tarihe bağlanıyor. Son dize “bir lâhza hâlâ” diyerek cümlesini yarıda kesiyor; eksik bırakılan yüklem, gelen nakaratla “olmaz” hâline geliyor.
- 5
Baña olmaz baht-ı gaddâr
Mükedderdir açılmaz hâtır-ı zâr
1Gaddar baht bana asla elverişli olmaz;
2kederlidir, açılmaz benim ağlayan gönlüm.
Nakaratın ikinci gelişi harfi harfine aynı, ama önündeki bent değiştiği için işi değişiyor: ilk gelişte baharın karşısına konmuştu, burada bir ömür boyu süren beyhude temennânın hükmünü veriyor. Kaynak bu iki dizeyi bendin altına ikinci kez tam olarak dizmiştir.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142815 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Sayfanın kitap içindeki adı “Nağme-i Seher/hâtır-ı zâr nakaratlı şarkı”dır — bu ad nakarata bakan bir fihrist maddesidir, şiirin kendi adı değil; künye matla mısraından kuruldu. Metne alınmayanlar: baştaki “Şarkılar” bölüm adı, “Şarkı” başlığı ve bentleri ayıran “nakarat” ile “eyzan” kayıtları. İkinci bendin sonundaki “eyzan”, nakaratın basılmadan tekrarlandığını gösterir; kaynakta dizilmemiş dize eklenmedi, o bent üç dize olarak bırakıldı. Nazal n'li “Baña” yazımı ile “şevkıle”, “müsâ'id” dizgileri korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Üç dize baharın açılışını sayıyor: bahçe, ırmak, sevgilinin kayığı. Üçü de hareket hâlinde — açılmak, coşmak, safâ aramak — ve üçü de yüklemini nakarata bırakıyor. “Olmuşken” zarf-fiili cümleyi askıda tutuyor; manzara ancak nakaratla birlikte hüküm kazanıyor.