DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Recaizade Mahmut Ekrem/Bilmezdiñ ıztırâb-ı dil ü derd-i firkati
Muhammes · 19. yüzyıl

Bilmezdiñ ıztırâb-ı dil ü derd-i firkati

Nâilî'nin bir gazeline yazılmış tahmîs: her beytin önüne aynı kafiyede üç dize eklenerek beş bendlik bir muhammes kuruluyor. Ekrem'in eklediği dizeler gazelin sitemini genişletir; kapanışta kendini Nâilî'nin yerine koyup aynı cefadan aynı memnuniyeti çıkarır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bilmezdiñ -ı dil ü derd-i firkati

    Kahrıñla dem-be-dem koparırdıñ kıyâmeti

    Tahmîl ederdiñ âşıka bin türlü mihneti

    Sevdiñ görünce ol büt-i âyîne-tal'ati

    Kurbânıñ oldıgım nice gördüñ muhabbeti

    1Gönül ıstırabını, ayrılık derdini bilmezdin

    2Kahrınla her an kıyamet koparırdın

    3Âşığa bin türlü eziyeti yüklerdin

    4O ayna yüzlü güzeli görünce sevdin

    5Kurbanın olduğum, sevmek neymiş, nasıl gördün

    Eklenen üç dize hep geçmiş zamanda: bilmezdin, koparırdın, yüklerdin. Nâilî'nin beyti ise şimdiye geçip “sevdin” diyor. Böylece tahmîs bir zaman düzeni kuruyor — cefa edenin âşık olduğu an, geçmiş kipinin bittiği yerdir. “Kurbânıñ oldıgım” hitabı sitemi sevgi sözüyle yumuşatıyor.

  2. 2

    Öldirdi hayli dem bizi cevr ü cefâlarıñ

    Dillerde tâb koymadı vahşî edâlarıñ

    Te'sîr-i âh ü zârını gör bî-nevâlarıñ

    Yolda selâmın almaz iken mübtelâlarıñ

    Kaddin ham eyleyip komamış sende tâkati

    1Cevrin ve cefaların bizi çoktan öldürdü

    2Vahşi edaların gönüllerde güç bırakmadı

    3Çaresizlerin ah ve ağlayışının etkisini gör

    4Sen yolda tutkunlarının selamını almazken

    5Aşk boyunu büküp sende hiç güç bırakmamış

    Bend bir bedduanın gerçekleştiğini bildiriyor: üç dize boyunca âşıkların ahından söz edilir, beyit o ahın sonucunu gösterir — sevgilinin beli bükülmüş, takati kalmamıştır. “Tâb” ikinci dizede gönüllerden alınan güçtür, beşincide sevgiliden alınan güç; aynı kelime iki tarafın hesabını kapatıyor.

  3. 3

    Âguşunu o mâha açarsın iki gözüm

    Dürdâne-i sirişki saçarsın iki gözüm

    Şevk-ı muhabbetiyle uçarsın iki gözüm

    Kûyun dolanmadan ne kaçarsın iki gözüm

    Erbâb-ı aşkıñ elde degildir irâdeti

    1O ay yüzlüye kollarını açarsın, iki gözüm

    2Gözyaşı incilerini saçarsın, iki gözüm

    3Sevgi coşkusuyla uçarsın, iki gözüm

    4Onun mahallesini dolanmaktan niye kaçarsın, iki gözüm

    5Aşk ehlinin iradesi kendi elinde değildir

    Dört dize “iki gözüm” redifiyle bitiyor ve hitap sevgiliden muhataba kayıyor: burada azarlanan âşığın kendisidir. Açmak, saçmak, uçmak, kaçmak sırası bedeni giderek yerinden söküyor; beyit de bu dört fiilin faili olmadığını söyleyerek iradeyi elden alıyor.

  4. 4

    Ey mâh-ı evc-i nahvet eyâ şûh-ı

    Vaktiyle sende etmişidin bunları baña

    İtdiklerin bulur kişi dünyâda dâ'imâ

    Senden kaçub görünmemeler nâz imiş sana

    Bir bî-vefâ imiş hele gördiñmi âfeti

    1Ey kibir göğünün ayı, ey fitne doğuran şuh

    2Bir zamanlar bunları bana sen etmiştin

    3İnsan dünyada ettiğini daima bulur

    4Senden kaçıp görünmemeler sana naz imiş

    5O afet meğer bir vefasızmış, gördün mü

    Sitem burada ahlâkî bir kurala bağlanıyor: “İtdiklerin bulur kişi” bir atasözü tonuyla araya giriyor ve şiiri şikâyetten hükme çeviriyor. Nahvet göğünün ayı olan sevgili, artık kendisine naz edilen taraftır; beyit onun da bir vefasıza tutulduğunu bildirerek dengeyi tamamlıyor.

  5. 5

    Ekrem dahi sevinse gerek Nâ'ilî gibi

    Yıktırdı cevrin onu da pek Nâ'ilî gibi

    Her dem cefânı söyleşerek Nâilî gibi

    Memnûnuyuz kıyâmete dek Nâ'ilî gibi

    Tahrîk eden o şûh ise sen serv-i kameti

    1Ekrem de Nâilî gibi sevinmeli

    2Cevrin onu da Nâilî gibi fena yıktı

    3Her an cefanı Nâilî gibi konuşarak

    4Kıyamete dek Nâilî gibi memnunuz

    5O selvi boylu şuhu kışkırtan sen isen

    Tahmîsin asıl işi son bendde görünüyor: Nâilî'nin “Nâ'ilî gibi” redifi Ekrem'in eklediği üç dizede de sürüyor, yani şair kendi mahlasını ustasının adının yanına bir kez değil dört kez yazıyor. Cefadan memnun olma sözü böylece bir üsluba bağlanma ilânı hâline geliyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 142810 numaralı sürüm esas alındı; Nağme-i Seher'in Tahmîs-i Gazeller bölümünden, yirmi yedi satırlık sayfa. Sayfa adı (“ati uyaklı Tahmîs-i Gazel”) fihristin kafiyeye göre yazdığı tariftir, şiirin başlığı değil; başlık ilk dizeden alındı. “Tahmîs-i Gazeller” bölüm başlığı ile “Tahmîs-i gazel” tür satırı metne alınmadı. Metin Nâilî'nin “Sevdiñ görünce ol büt-i âyîne-tal'ati” matlalı gazelinin tahmîsidir: her bendin son iki dizesi Nâilî'nin beyti, ilk üç dize Ekrem'in eklemesidir. Mahlas yıldızları atıldı (“*Ekrem * dahi” → “Ekrem dahi”, “* Nâ'ilî * gibi” → “Nâ'ilî gibi”). Kaynak son bendde adı dört yerde “Nâ'ilî”, bir yerde kesmesiz “Nâilî” dizmiş; “Şevk-ı” ve “Âguşunu” imlâları da kaynağa aittir, düzeltilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBû Muhammet Vehbi Pâşâ-zâde mîr-i Âtıf’ıRecaizade Mahmut Ekrem · Manzume

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

ıztırâb

acı, sıkıntı

firkat

ayrılık

mihnet

eziyet, sıkıntı

tal'at

yüz, çehre

bî-nevâ

çaresiz, yoksul

mübtelâ

tutkun, bir şeye yakalanmış

sirişk

gözyaşı

fitne-zâ

fitne doğuran, karışıklık çıkaran