DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Fahrî-i Sünbülî/Bahr-ı Vahdet Sâhiline Uğradı Benim Yolum
Gazel · 18. yüzyıl

Bahr-ı Vahdet Sâhiline Uğradı Benim Yolum

Fahrî, Hızır'ın elinden tutup götürdüğü vahdet kıyısını ve pîr himmetiyle kalpte açan sümbülleri anlatır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    sâhiline uğradı benim yolum

    -i İlâhî irişüb tutdı elim

    1Yolum vahdet denizinin kıyısına uğradı;

    2ilâhî yardımın Hızır'ı yetişip elimi tuttu.

    Yol vahdet denizinin kıyısına varır ve tevfik Hızırı eli tutar; manevî yolculuk kılavuzla başlar. ‘Uğradı’ fiili kıyıya varışı aranan bir hedef gibi değil, yol üstünde çıkan bir karşılaşma gibi verir; tutulan el yürüyüşün kendi gücüyle olmadığını söyler.

  2. 2

    Lutf idüp vasfun o bahrun eyledi bir bir

    Sem‘-i cânum işidüben eyledi ikrâr dilim

    1Lütfedip o denizin niteliklerini bir bir açıkladı;

    2can kulağım işitti, dilim kabul etti.

    Hızır denizin niteliklerini açıklar; can kulağı işitir ve dil ikrar eder. Bilgi sözlü kabulde tamamlanır. ‘Bir bir’ deyişi açıklamayı toplu bir sezgi değil sayılabilir maddeler dizisi yapar; kulaktan dile uzanan sıra, işitileni ikrarla tamamlar.

  3. 3

    Bâğ-ı vahdet güllerin seyrân ederken nâgehân

    Aşk u şevkle cûşa gelüb söyledi cân bülbülüm

    1Vahdet bahçesinin güllerini gezerken birden

    2can bülbülüm aşk ve özlemle coşup söyledi.

    Vahdet gülleri arasında can bülbülü aşk ve özlemle coşar; dış manzara iç sesi harekete geçirir. ‘Nâgehân’ sözü coşkuyu planlı bir seyrin değil ansızın gelen kesintinin ürünü sayar; öten bülbül bahçenin değil konuşanın canınındır.

  4. 4

    Lutf idüp Mevlâ-yı Rahmân bu zaîf bî-çâreye

    Fahr-i âlem hürmetine ide âlî menzilim

    1Merhametli Mevlâ bu güçsüz çaresize lütfedip

    2âlemin övüncü hürmetine menzilimi yüceltsin.

    Merhametli Mevlâ'dan güçsüz kulun menzilini peygamber hürmetine yükseltmesi istenir. Yüksek menzil, yolculuğun dua edilen sonraki durağıdır. Dilek doğrudan değil ‘Fahr-i âlem hürmetine’ aracılığıyla iletilir; konuşan kendini ‘zaîf bî-çâre’ diye anarak isteğini kendi liyakatinden ayırır.

  5. 5

    Hamdü-li’llâh himmet-i pîr ile ey Fahrî benim

    Bâğ-ı kalbimde açıldı tâze tâze sünbülüm

    1Allah'a şükür, ey Fahrî, pîrin himmetiyle

    2kalp bahçemde taze taze sümbüller açıldı.

    Pîr himmetiyle kalp bahçesinde sümbüller açar; Fahrî kıyıda başlayan yolu iç çiçeklenmeyle bitirir. ‘Tâze tâze’ ikilemesi açılışı tek seferlik bir olaydan çıkarıp sürüp giden bir yetişmeye çevirir; hamd sözü sonucu kendi emeğine değil pîrin himmetine bağlar.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf151-printed142-n103. Bu görüntü aralığında 103 numarasıyla başlayan kayıt, sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı aruz satırı aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBizi Kur’ân-ı Kerîmün Hürmetine Yâ Semî‘
Bizi Kur’ân-ı Kerîmün hürmetine Yâ Semî‘
Mehmed Fahrî-i Sünbülî · Gazel

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

bahr-ı vahdet

Birlik denizi

Hızr-ı tevfîk

İlâhî yardımın Hızır'ı

ayân

Açık

sem‘-i cân

Can kulağı

cûş

Coşma

menzil

Manevî durak