DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Said Emre/Bakuben ne göresün gözün açılmayınca
İlahi · 13.–14. yüzyıl

Bakuben ne göresün gözün açılmayınca

Yedi beyit boyunca hiçbir hüküm tamamlanmaz: her beytin ikinci dizesi “-mayınca” şartıyla kapanır ve söylenen şeyi geri alır. Yol, kendisine girenden nişan ister, sonra nişan iddia etmeyi yasaklar; sonunda kalıcı varlığın kula ait olmadığı söylenerek bütün istekler askıya alınır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    ne göresün gözün açılmayınca

    Kimseyi ne bilesün sen seni bilmeyince

    1Gözün açılmadıkça bakmakla neyi göreceksin

    2Sen kendini bilmedikçe kimseyi ne bileceksin

    Matla iki fiili ayırıyor: bakmak herkesin elinde, görmek değil. İkinci dize aynı ayrımı bilgiye taşıyıp “sen seni bilmek” kalıbına bağlanıyor. Bütün beyitler buradaki “-mayınca” şartını tekrarlayacak: redif bir kelime değil, bir kip kararı.

  2. 2

    yolundan ya haber vir halünden

    Bu yol sana yol virmez nişânun olmayınca

    1Yoldan bir işaret söyle ya da hâlinden haber ver

    2Nişanın olmadıkça bu yol sana yol vermez

    İki seçenek sunuluyor: ya yolun kendisinden bir alâmet göstereceksin ya kendi hâlinden haber vereceksin. “Yol sana yol virmez” dizesinde aynı kelime hem geçilen mesafe hem izin veren merci oluyor; yol kişileşip geçit hakkını elinde tutuyor.

  3. 3

    Bir ayıtmagıl yoldan itmegil

    İki cihan mekrinden tamam kurtulmayınca

    1Bir nişan söylemeye kalkma, yol iddiasında bulunma

    2İki cihanın hilesinden büsbütün kurtulmadıkça

    Önceki beyit nişan isterken bu beyit nişan söylemeyi yasaklıyor; iki emir birbirini iptal ediyor. “İki cihan mekri” dünyayı da ahiret beklentisini de tuzağa katıyor: sevap hesabı da bir varlık iddiasıdır. Eski olumsuz emir “-magıl / -megil” yasağı sertleştiriyor.

  4. 4

    Sorar isen yolunu uzat getür elünü

    Bu yol sana yol vermez sen gelmeyince

    1Yolunu soracaksan elini uzat getir

    2Sen âzâd gelmedikçe bu yol sana yol vermez

    Soru sözle değil bedenle soruluyor: elini uzatmak tekke usulünde el almanın, bağlanmanın kendisidir. İkinci dize, ikinci beytin dizesini neredeyse birebir tekrarlayıp yalnız şartı değiştiriyor — “nişânun olmayınca” yerine “sen âzâd gelmeyince”.

  5. 5

    Hiç olmayasın âzâdlık bulmayasın

    Cümle sermâyelerden elün boşalmayınca

    1Asla âzâd olmazsın, âzâdlığı bulamazsın

    2Bütün sermayelerden elin boşalmadıkça

    Âzâdlık burada olumlu bir kazanç değil, elin boşalması olarak tanımlanıyor. “Sermaye” tüccar kelimesidir ve şiirde manevî birikimi anlatıyor: ilim, amel, makam da elde tutulan bir anaparadır. Özgürlük kazanmanın değil kaybetmenin sonucu oluyor.

  6. 6

    Yola var yoldan kalma her türlü varlık alma

    Sen seni yolda bilme yol tamam olmayınca

    1Yola gir, yoldan geri kalma, hiçbir türlü varlık edinme

    2Yol tamamlanmadıkça kendini yolda sayma

    İlk dize üç emri iç kafiyeyle diziyor: var / kalma / alma. İkinci dize matlaın fiiline dönüyor — “sen seni bilmeyince” ile “sen seni yolda bilme” aynı kalıptır — ama bu kez yasaklanan şey kendine yolcu payesi vermek.

  7. 7

    Çünki yol tamam ola Said denize dala

    varlık kim kula varluk ol olmayınca

    1Yol tamamlanınca Said denize dalar

    2Kalıcı varlık kulda ne gezer, varlık O olmadıkça

    Mahlas beyti yolun sonunu bir mekânla değil bir kayıpla gösteriyor: denize dalmak, damlanın kendini yitirmesinin klasik resmidir. Son dize sıkıştırılmış ve birden çok okumaya açık; ortak anlam şu: bekâ kula ait değil.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 144129 numaralı sürüm esas alındı; Sadettin Nüzhet Ergun'un “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri”nde Said Emre bölümüne aldığı dördüncü manzume. Kaynak, aynı işi gören redif dizesini ikinci beyitte “Bu yol sana yol virmez”, dördüncü beyitte “Bu yol sana yol vermez” biçiminde diziyor; imlâ birleştirilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDeğme bir anduğumca yürek yeründe durmazSaid Emre · İlahi

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

bakuben

bakarak

ayıt

söyle (ayıtmak: söylemek, dile getirmek)

nişan

iz, alâmet; yola girmişliğin görünür işareti

da’vi

dava, iddia

mekr

hile, tuzak

âzâd

hür, bağlarından kurtulmuş

sermâye

anapara; burada elde tutulan manevî birikim

bâkî

kalıcı, sonu olmayan