Said Emre kimdir?
Said Emre, on üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda yaşadığı bilinen Aksaraylı bir tekke şairidir. Doğum ve ölüm yılı hiçbir kaynakta verilmez. Türkçe Vikikaynak'taki kişi kaydı onu “Said Emre, Molla Sadeddin” adıyla anar; Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü de iki adı tek maddede birleştirir ve şairi “13.-14. yüzyıllarda yaşadığı bilinen Aksaraylı İslam bilgini ve şair” diye tanıtır.
Şiirlerini bugüne taşıyan iki yol vardır. Biri, on dördüncü yüzyıl tarihli bir Yunus Emre Divanı yazmasında Yunus'un şiirlerinin ardına eklenmiş on beş manzumedir. Öteki, Sadettin Nüzhet Ergun'un “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri” derlemesine aldığı beş metin. Dizegâh'taki beş şiir bu ikinci gruptan gelir ve hepsi aynı sayfanın aynı sürümünden alınmıştır.
Hayatı ve yaşadığı çevre
Hayatına dair bilgi menkabelerle iç içedir ve derleyicileri bunu gizlemez. Ergun 1930'da açıkça “hayatı hakkında hiç bir malûmata sahib değiliz” diye yazar ve bildiği tek şeyi de şairin kendi dizesine dayandırır. Bu künye de aynı çizgiyi tutar: aşağıdaki her cümlenin bir kaynağı vardır, dayanağı olmayan hiçbir tarih yazılmamıştır.
Kaynakların aktardığına göre Hacı Bektâş-ı Velî'yi tanımadan önce Aksaray'da ders veren bir âlimdir; dört yüz talebesi bulunduğu, her yıl öğrencileriyle Kayseri'de bir ereni ziyarete gittikleri ve bu yolculuklardan birinde Hacı Bektaş'la karşılaştığı anlatılır. Vilâyetnâme, karşılaşmanın ardından Molla Sadeddin adının Said Emre'ye dönüştüğünü, bu ad değişikliğinin manevî yükselişin nişanesi olduğunu söyler. Bunlar tarih kaydı değil menkabedir ve burada da öyle aktarılmaktadır.
Ergun'un doğrudan metne dayandırdığı tek bağ, Hacı Bektaş halifelerinden Hacım Sultan'a intisabıdır. Bu hükmü kanıtlamak için şairin bir beytini alıntılar: “Zihî hil'at zihî devlet zihî atâ zihî himmet / Said ider yüz bin minnet Hacım bana benim didi.” Aynı sayfada, Said Emre'nin Makalât mütercimi Sadeddin olmasının “ihtimali çok kuvvetlidir” der — kesin bir hüküm değil, açıkça tahmin olarak konmuş bir yargı. Sonraki kayıtlar, Vikikaynak'ın kişi maddesi ve TEİS dâhil, bu birleşmeyi benimsemiştir.
Nerede öldüğü de bir kayıtla değil bir mezarla belirlenir. Manisa'nın Kula ilçesine bağlı Sarnıç köyünde ona atfedilen bir türbe vardır ve TEİS bu yüzden şairin o bölgede vefat ettiğinin düşünüldüğünü yazar. Köylüler mezara hürmet gösterir, onu “Şıh Said”, “Said Emre”, “Said Dede” ya da yalnızca “Dede” diye anar; hakkındaki menkabeler kulaktan kulağa aktarılagelmiştir. Ölüm yılı verilmemiştir; Vikikaynak kaydı yalnız “14. yüzyılda ölenler” kategorisini taşır.
Şiir anlayışı ve dili
Said Emre'nin ölçüsü aruz değil hecedir. Bu arşivdeki beş metnin bütün dizeleri on dört hece ve yedi yedi durakla bölünür. Beyitler gazel gibi dizilir, mahlas son beyitte anılır; ama ilk dizelerin ortasında da kafiye vardır — “Bana derler oturgıl / bir yerde sebat urgil”. Bu iç kafiye dizeyi iki kısa soluğa böler ve metinleri ezgiye yaklaştırır. Arşivde aynı biçim Yunus Emre'nin on dört heceli metinlerinde de İlahi sayıldığı için beş şiire aynı etiket verildi.
Kaynakların hemen hepsi dilinin Yunus'a yakınlığını söyler. Köprülü onu “Yunus'un en yakın takipçisi” sayar; Gölpınarlı bazı şiirlerinin Yunus'un söyleyişinin başka bir biçimi, bazılarının nazire göründüğünü gösterir. Yakınlık üslupta somut olarak görülebilir: söz varlığı büyük ölçüde Türkçedir, Arapça ve Farsça kelimeler tek tek girer (zâhir, bâtın, nişan, destur) ve terkip hâlinde yığılmaz; cümle kuruluşu konuşmanın sırasını izler. TEİS de dilinin “sanatlı olmaktan çok sade ve anlaşılır” olduğunu kaydeder.
Şiirlerinin tekniği redifte değil kipte toplanır. “Değme bir anduğumca”nın sekiz beyti de üçüncü tekil olumsuzla kapanır — durmaz, almaz, vermez, irmez, görmez, gelmez. “Bakuben ne göresün” her beytin ikinci dizesini “-mayınca” şartına bağlar ve hiçbir hükmü tamamlamaz. “Her dem bile danışub” baştan sona ikinci tekil suçlamayla yürür (uyursun, sanırsın, bakarsın, bilürsin) ve mahlas beytinde bile bu ekten çıkmaz. “Nagâh yağma eyledi”nin bütün kafiyeleri birinci çokluk iyelikle biter: canumuzu, nişanumuzu, dükkânumuzu, mekânumuzu. Yani her şiir bir dilbilgisi kararı üzerine kurulur ve o karar şiirin konusunu da belirler — şart, olumsuzluk, suçlama, ortaklık.
Başlıca eserleri ve şiirleri
- Makalât tercümesiHacı Bektâş-ı Velî'ye nisbet edilen Makalât'ın Türkçeye çevirisi Molla Sadeddin adına kaydedilir; tercümenin başına şairin birkaç şiiri de konmuştur. Sadettin Nüzhet Ergun 1930'da bu kimlik birleşmesini kesin bir hüküm değil, “ihtimali çok kuvvetli” bir tahmin olarak yazmıştı; Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü ile Vikikaynak'ın kişi maddesi ise iki adı tek maddede birleştirir.
- Yunus Emre Divanı yazmasındaki şiirleriOn dördüncü yüzyıl tarihli bir Yunus Emre Divanı el yazmasında, Yunus'un doksan sekiz şiirinden sonra “Min kelâm-ı Kıdvetü'l-vâsılîn Said Emre” başlığı altında on beş şiiri yer alır. Bu metinleri Abdülbâki Gölpınarlı yayımlamıştır.
- Bektaşî Şairleri ve NefesleriDizegâh'taki beş metnin doğrudan kaynağı. Sadettin Nüzhet Ergun'un derlemesindeki Said Emre bölümüne beş manzume alınmıştır; buradaki kayıtlar Türkçe Vikikaynak'ın 144129 numaralı sürümünden aktarıldı. Şairin müstakil bir divanı elde olmadığı için başka eser adı yazılmadı.
Edebiyat tarihindeki yeri
Said Emre'nin adı kendi kitabıyla değil, başka bir şairin yazmasıyla yaşadı. On dördüncü yüzyıl tarihli bir Yunus Emre Divanı nüshasında, Yunus'un doksan sekiz şiirinin ardına “Min kelâm-ı Kıdvetü'l-vâsılîn Said Emre” başlığıyla on beş şiiri kaydedilmiş; Abdülbâki Gölpınarlı bu metinleri yayımlamıştır. Menâkıb-ı Hacı Bektâş-ı Velî onun “muteber bir divanı” bulunduğunu söyler, ama böyle bir divan bugün elde değildir. Bu aktarım biçiminin doğrudan sonucu, şiirlerinin bir bölümünün Yunus'unkilerle karışmış olmasıdır: Gölpınarlı bazı metinlerin Yunus'un söyleyişinin başka bir biçimi, bazılarının nazire olduğunu gösterir ve hangi şiirin kime ait olduğu tartışması hâlâ kapanmamıştır. Bu yüzden Dizegâh'ta Said Emre'ye bağlanan her metnin yanında hangi neşrin hangi sürümünden alındığı yazılıdır; bu şair için kaynak künyesi, adın kendisinden daha güvenilir bir bilgidir.
Hayat bilgileri Vikikaynak kaydı temel alınarak özetlendi; kesin olmayan biyografik ayrıntılar kesin hüküm olarak sunulmadı.
Vikikaynak kaydını aç ↗