DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Said Emre/Her dem bile danışub anı kandedir dirsin
İlahi · 13.–14. yüzyıl

Her dem bile danışub anı kandedir dirsin

Baştan sona ikinci tekil kişiye söylenmiş bir suçlama: sen uyuyorsun, sen kendini uyanık sanıyorsun. Şiir görmeyi gözden alıp aşka bağlar, sonra da uyuyan kişinin tanıklığını geçersiz kılar. Mahlas beytinde bile hitap değişmez; şair kendi adını, altı beyit boyunca okura yönelttiği ekle birlikte anar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Her dem bile danışub anı kandedir dirsin

    Uyanuk sanma seni katı uyursun

    1Her an onunla birlikte konuşup “o nerede” diye sorarsın

    2Kendini uyanık sanma, çok derin bir uykudasın

    Matla bir çelişkiyi yüze vuruyor: sürekli onunla konuşan biri aynı anda onun yerini soruyor. Şiirin redifi de burada kuruluyor — bütün beyitler ikinci tekil kişi ekiyle kapanacak (dirsin, uyursun, sanırsın), yani tekrar eden şey muhataptır.

  2. 2

    sana çağırır bir bakgıl diyü

    Bir kez dönüp bakmadan uyumazın sanırsın

    1Gece gündüz sana “bir beri bak” diye çağırır

    2Bir kez dönüp bakmadan uyumadığını sanırsın

    “Dün gün” burada dün ve bugün değil, gece gündüz demektir; “dün” Eski Anadolu Türkçesinde geceyi karşılar. Çağrı kesintisiz, kusur ise sağırlık değil kendinden emin oluş: uyuyan kişi başını çevirmeyi hiç denemiyor.

  3. 3

    Ana bakan kimsenün gözünde olmaz

    Niçün gözün hicablı bunca yıldır bakarsın

    1Ona bakan kimsenin gözünde perde olmaz

    2Niçin bunca yıldır gözün perdeli bakıyorsun

    Beyit iddiayı bir teşhis ölçütüne çeviriyor: perde varsa bakış gerçekleşmemiştir. Kıyas iki dizeye bölünmüş — kural önce konuyor, sonra muhatabın hâli karşısına getiriliyor. “Bunca yıldır” suçlamaya bir ömür süresi veriyor.

  4. 4

    Gel açalım nazarı koyalum nengüârı

    Anun içün görmedün ile bakarsın

    1Gel bakışı açalım, “nengüâr”ı bir yana koyalım

    2Onun için görmedin; şüpheyle bakıyorsun

    Şiirde birinci çokluk kişinin göründüğü tek yer burası: “açalım, koyalum” diyen ses suçlayan taraftan çıkıp muhatabın yanına geçiyor. Bırakılması istenen “nengüâr” kaynakta bu biçimde dizili; “neng ü âr” okuyuşu doğrulanamadığı için çevrilmedi.

  5. 5

    Işk ile aç gözünü doğru eyle özünü

    Zinhar eğri dirilme çün doğruluk bilürsin

    1Aşkla gözünü aç, özünü doğrult

    2Aman eğri yaşama, çünkü doğruluğu biliyorsun

    Şiirin ilk emir beyti; gözü açan şey bilgi değil aşk olarak gösteriliyor. İkinci dize konuyu görmekten davranışa taşıyor ve mazereti kapatıyor: doğruluğu bilmek varsayıldığı için eğrilik bilgisizlik değil tercih sayılıyor.

  6. 6

    Kim yolu doğru vardı cümle düşman il oldu

    Niçün dost eylemezsün çün düşmanın bilürsin

    1Kim yolu doğru gittiyse bütün düşmanları barıştı

    2Niçin dost edinmiyorsun, çünkü düşmanını biliyorsun

    Buradaki “il” ülke değil, barışık, uzlaşmış demektir; doğru yürüyen kişinin düşmanı düşman kalmıyor. Beyit önceki beytin “çün … bilürsin” kalıbını tekrarlıyor: iki beyit üst üste muhatabı kendi bildiğiyle mahkûm ediyor.

  7. 7

    Katı uykuda kişi düş görmek anun işi

    Göre durduğun söyle niçe düşün söylersin

    1Derin uykudaki kişinin işi düş görmektir

    2Gördüğünü söyle; nasıl olur da düşünü anlatırsın

    Matlaın uykusu geri dönüyor, ama artık bir sonucu var: uyuyanın anlattığı şey görüntü değil rüya. Böylece görme meselesi konuşma hakkı meselesine dönüşüyor; “göre durduğun söyle” buyruğu muhatabın sözünü aleyhine delil yapıyor.

  8. 8

    Kimsenün yükün sen dost iline aşgıl

    Said lik dutavarup dostu bulam sanursun

    1Kimsenin yükünü çöz, sen dost iline aş

    2Said, “lik dutavarup” dostu bulayım sanıyorsun

    Son beyit iki emirle açılıyor ve “aşgıl” fiiliyle yolu bir sınır geçişi gibi gösteriyor. Şair adını andıktan sonra da ikinci tekil kişiden çıkmıyor; yedi beyit boyunca okura yönelttiği ekle kendini de suçluyor. “Lik dutavarup” ise çözülemedi.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 144129 numaralı sürüm esas alındı; Ergun'un derlemesindeki ikinci manzume. Son beyitte “Said lik dutavarup” biçiminde dizilen ibare çözülemedi; “lîk” (lâkin) okunuşu doğrulanamadığı için ne düzeltildi ne de günümüz Türkçesi sütununda çevrildi. Yedinci beytin ilk dizesindeki “nengüâr” da kaynaktaki hâliyle bırakıldı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNagâh yağma eyledi ışk odu canumuzuSaid Emre · İlahi

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

kande

nerede

yavlak

pek, çok, son derece

dün gün

gece gündüz (“dün”: gece)

berü

beri, bu yana

hicâb

perde, örtü

nengüâr

kaynakta bu biçimde dizili; “neng ü âr” (utanç ve ar) okunuşu doğrulanamadı

güman

şüphe, kuşku

seşgil

çöz (seşmek: çözmek, gevşetmek)