Zâhir bâtın bir gerek birlik eri hâlinde
Şiir bir kişiyi tarif eder ama adını hiç anmaz: birlik eri, baştan sona bitmiş eylemlerle (bırakmış, akmış, unutmuş, gark etmiş) anlatılır. Zâhir ile bâtın, dünya ile ahiret ve ayrılık ile birliktelik tek tek toplanıp bir tarafa yazılır; sonunda şair kendi adını söyleyerek tarifin dışından içine geçer.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
bir gerek birlik eri hâlinde
Dünye ahret bir adım ışk erinin yolunda
1Birlik erinin hâlinde dış ile iç bir olmalı
2Aşk erinin yolunda dünya ile ahiret tek bir adımdır
- 2
Zâhirini bırakmış bâtına bakmış
Sıfât-ı ışka akmış varluğu ışk elinde
1Dışını bırakmış, büsbütün içe bakmış
2Aşkın sıfatlarına akmış, varlığı aşkın elinde
Şiir burada “-mış” kipine geçiyor ve sonuna kadar orada kalıyor: birlik eri hiç eylem hâlinde değil, hep bitmiş işlerle tanıtılıyor. Fiil seçimi de dikkat çekici — “ermiş” değil “akmış”; kişi bir yere varmıyor, yön değiştirip akıyor.
- 3
Ayruluğu unutmuş birlik kendüde bitmiş
Varluğunu yağmur ile selinde
1Ayrılığı unutmuş, birlik kendisinde tamamlanmış
2Varlığını yağmurun seli içinde batırmış
Ayrılık yenilmiyor, unutuluyor: şiir tartışmayla değil hafızanın boşalmasıyla çalışıyor. “Birlik kendüde bitmiş” sözü birliği bir yerde bulunan değil kişide tamamlanan bir şey yapıyor. Sel de kabul etmez, süpürür.
- 4
Kendü adm ayıtmaz kendüden kabûl itmez
Bileliğin unutmaz ayruluk yok yolunda
1Kendi adını söylemez, kendinden bir şey kabul etmez
2Birlikteliğini unutmaz, yolunda ayrılık yoktur
İki unutma karşı karşıya: üçüncü beyitte ayrılığı unutan kişi burada birlikteliği unutmuyor. “Kendü adın ayıtmaz” dizesi son beyti önceden gerilim altına alıyor, çünkü şair birazdan tam da kendi adını söyleyecek. Kaynak burada “adın” yerine “adm” dizmiş.
- 5
Dirliğin ışka yazar varlıktan
Yolun yokluğa düzer yürir yokluk ilinde
1Dirliğini aşka yazar, varlıktan büsbütün bezmiştir
2Yolunu yokluğa doğrultur, yokluk ilinde yürür
“Dirlik” dönemin maliye dilinde geçimlik, tımar demektir; beyit bu resmî kelimeyi alıp defteri aşk adına tutuyor. İkinci dize yokluğa coğrafya veriyor: “yokluk ili” denince yokluk bir hâl değil, içinde yürünen bir ülke oluyor.
- 6
Bu âşıklar mezhebi ayruk söz söyler gibi
Cümle ilim çelebi her türlü hallerinde
1Bu âşıklar mezhebi başka bir söz söyler gibidir
2Her hâlinde bütün ilmi ve edebi taşır
“Mezheb” fıkıh terimidir; âşıklara nisbet edilmesi on dördüncü yüzyıl için cesur bir adlandırma. Beyit bu dilin dışarıdan “ayruk söz”, yani yabancı bir söz gibi duyulduğunu kendisi itiraf ediyor. İkinci dize birden çok okumaya açık, karşılık ihtiyatlı verildi.
- 7
Said aydur zi dost ile olsa birlik
Ayrılmaksız bulmuş rûzigârında
1Said der ki: ne güzel dirliktir, dost ile birlik olsa
2Ayrılmaksız birlikteliği kendi zamanında bulmuş
Mahlas beytindeki “zi” Farsça beğenme ünlemidir; Ergun'un şairin Hacım Sultan'a bağlılığını kanıtlamak için alıntıladığı beyit de aynı ünlemle kuruludur (“Zihî hil'at zihî devlet”). “Rûzigâr” hem zaman hem rüzgâr demek.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144129 numaralı sürüm esas alındı; Ergun'un derlemesindeki beşinci manzume. Dördüncü beytin ilk dizesi kaynakta “Kendü adm ayıtmaz” biçiminde dizili — “adın” olması gereken kelime “adm” yazılmış; düzeltilmedi, günümüz Türkçesi sütununda beklenen okuyuşla verildi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Açılış beyti iki çifti birden teke indiriyor: zâhir/bâtın ve dünya/ahiret. “Bir gerek” bir gözlem değil bir gereklilik — şart koşuyor. İkinci dize iki âlemi “bir adım”la ölçerek yolculuğun büyüklüğünü değil kısalığını vurguluyor.