Bana kudret bilgisini anlayışla öğrettiler
Şair kendisine kudret ve hikmet bilgisinin öğretildiğini, şiirin anahtarının yeteneğine teslim edildiğini söyler. Kalbi yıldızlar gibi aydınlanır; sanatlar, akıl ve gönül birbirini yüceltir. Verilen armağana karşı her varını harcamaya hazırdır. Ömer’in sözünü dinleyen gezegenler, şiiri göksel bir mecliste paylaşır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bana kudret ilmini fehmile ettiler
Sırr-ı hikmet fazlını asliye tefhîm ettiler
1Bana kudret bilgisini anlayışla öğrettiler.
2Hikmet sırrının erdemini aslıyla kavrattılar.
- 2
Remzile hissettiler endişe-i ibrahimi
Hâsılı teb’a teslîm ettiler
1İbrahim’in düşüncesini işaretle sezdirip hissettirdiler.
2Sonunda şiirin anahtarını yaratıcı yeteneğe teslim ettiler.
İbrahim’in düşüncesi açık cümleyle değil işaret yoluyla sezdirilir. Şiirin anahtarının yeteneğe verilmesi, alınan gizli bilgiyi nazma dönüştürme sorumluluğunu şairin yaradılışına bırakır.
- 3
Kalbime verdi ziyâ gûyâ ki encümler gibi
Cism-i mecrûha irişti merhemi emler gibi
1Kalbime yıldızlar gibi bir ışık verdi.
2Yaralı bedene merhemlerin ulaşması gibi şifa erişti.
Yıldız ışığı kalbin karanlığını giderirken merhem yaralı bedeni iyileştirir. Bilgi hem zihinsel aydınlanma hem fiziksel şifa gibi işleyerek kişinin bütün varlığını toparlar.
- 4
Nakl ü istihrâc edüp kâmil müneccimler gibi
Külliye levh-i tomarın resmi takvîm ettiler
1Yetkin müneccimler gibi aktarıp sonuç çıkardılar.
2Bütün tomar levhasının resmini takvim hâline getirdiler.
Müneccimlerin aktarma ve çıkarım yapması, gök bilgisiyle metin okumasını birleştirir. Tomarın takvime çevrilmesi, dağınık işaretleri düzenli zamansal bilgi hâline getirme hareketidir.
- 5
Aslımız aslından eltâf-ı Hudâ’dan pâkı zât
Tâ Elest bezminde resm-i ceyş-i gamda bu midâd
1Aslımız Tanrı’nın lütuflarından gelen temiz bir köktür.
2Elest meclisinde gam ordusunun kaydında bu mürekkep vardı.
Temiz kökün Tanrı lütfundan geldiği söylenir; gam ordusunun kaydı ise Elest’e kadar götürülür. Şair hem yeteneğinin hem acısının ezelî kaynağı bulunduğunu düşünür.
- 6
Ulaşıp İbrâhime feyyâz-ı tab’-ı
Hüsn-i hulkiyle güzel hoş yahşi tekrîm ettiler
1Yaradılışa gelen ilhamın bolluğu İbrahim’e ulaştı.
2Güzel huyuyla onu iyi ve hoş biçimde ağırladılar.
İlhamın İbrahim’e ulaşması ve güzel huyla ağırlanması, bilgi aktarımını misafir kabulüne benzetir. Soyut varidat, kişinin tabiatında yer bulan bereketli bir konuk olur.
- 7
Bir aceb seyr oldu tab’ım şehrine resm-i fünûn
Tab’ıma arzolmada her dembedem hikmet nümûn
1Sanatların düzeni yaradılışımın şehrinde şaşırtıcı bir seyir oldu.
2Her an yeteneğime hikmet örnekleri sunuldu.
Sanatlar yaradılış şehrinde dolaşırken her an yeni hikmet örnekleri sunulur. İç dünya, farklı ilimlerin sergilendiği canlı ve şaşırtıcı bir öğrenme mekânına dönüşür.
- 8
Zihn-i pâkim akile hoş yâr olup kalb-i zebûn
Bir birine izzet edüp hayli ta’zîm ettiler
1Temiz zihnim akılla dost olup güçsüz kalple birleşti.
2Birbirlerine değer verip büyük saygı gösterdiler.
Temiz zihin akılla, ardından güçsüz kalple dost olur; bütün iç yetiler birbirine saygı gösterir. Bilgelik, akıl ile duygunun çatışması değil karşılıklı yüceltmesi biçiminde tanımlanır.
- 9
Ben niçe bezletmeyim böyle atâya varımı
Dilde etmişim her dembedem Settâr’ımı
1Böyle bir bağış için bütün varımı nasıl harcamayayım?
2Kusurları örten Tanrı’yı her an gönlümde kandil yaptım.
Büyük armağan karşısında bütün varı harcamak şükrün maddi ölçüsüdür. Settâr adının gönülde kandil yapılması, ilahi anışı sürekli iç ışık hâline getirir.
- 10
Ey Ömer gûşeyleyüp seyyâreler güftârımı
Müşterî Zühre Zuhal şevkile taksîm ettiler
1Ey Ömer, gezegenler sözümü dinledi.
2Jüpiter, Venüs ve Satürn onu coşkuyla paylaştı.
Ömer’in sözünü gezegenlerin dinlemesi şiiri yeryüzünden göğe taşır. Jüpiter, Venüs ve Satürn’ün paylaşımı, şairin güftesini kozmik bir mecliste dolaşan değerli bilgiye dönüştürür.
Metnin kaynağı
Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 19. dize “Ey Ömer gûşeyleyüp seyyâreler güftârımı”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 529 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bârekâllâh kim zehî ibretnümâdır kaşlarınÂşık Ömer · Şiir→
Kudret bilgisinin anlayışla öğretilmesi, kuru ezberden farklı bir kavrayış sürecidir. Hikmetin sırrı ve erdemi aslıyla açıklanarak şairin bilgisinin kaynağına dayalı olduğu söylenir.