Be erenler be gaziler
Beş dörtlüğün her biri “Mürteza Ali'dür” redifiyle biter ve o adın altına bir menkıbe yerleştirir: Zülfikâr, Kırklar Meclisi'ndeki üzüm, turna, deve, yüzük. Anlatı zincirinin sonunda okura tek bir yasak kalır: inkâr etmemek.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Be erenler be gaziler
Gelen Ali’dür
Yezid’e kılıncın
Çalan Ali’dür
1Ey erenler, ey gaziler
2Gelen Murtaza Ali'dir
3Yezid'e bâtın kılıcını
4Çalan Murtaza Ali'dir
- 2
Alçağa indirmiş özünü
İder Hak’ka niyazunu
ile bir üzümü
Yiyen Ali’dür
1Özünü alçağa indirmiş
2Hakk'a yakarışını sunar
3Kırklarla birlikte bir tek üzümü
4Yiyen Murtaza Ali'dir
İlk dize alçakgönüllülüğü bir hareket olarak anlatır: özünü aşağı indirmek. Kırklar Meclisi'nde tek bir üzüm tanesinin kırk kişiye yetmesi Bektaşî erkânının kurucu menkıbesidir; üzümün ezilip şerbete dönmesi cemdeki paylaşmanın örneğidir. Niyaz ile kerâmet aynı dörtlükte yan yana durur.
- 3
Turnaya vermiş sesini
İmamlar çeker yasını
Yine kendü devesini
Ali’dür
1Sesini turnaya vermiş
2Yasını imamlar tutar
3Yine kendi devesini
4Yedip götüren Murtaza Ali'dir
Turna, Alevî-Bektaşî şiirinde Ali'nin sesini taşıyan kuştur; turna semahının adı da buradan gelir. İkinci dize yası imamlara bırakarak Kerbelâ'yı ima eder. Son iki dize başka bir menkıbeye işaret eder: “yiden”, yani hayvanı yularından çekip götüren yine Ali'dir.
- 4
Getür ahret
Âşık çeker
Muhammed’in yüzüğünü
Yundan Ali’dür
1Ahiret azığını getir
2Âşık kendi günahını çeker
3Muhammed'in yüzüğünü
4Yıkayan Murtaza Ali'dir
Dörtlük okura döner: azığını getir, çünkü âşık kendi yazuğunu kendi çeker. Günah ile azık aynı yolculuğun iki yükü olarak sayılır. Son dizedeki “Yundan” kaynakta bu biçimde geçiyor; “yumak/yunmak” yani yıkamak fiiline bağlanabilir ama okunuşu kesin değildir, dize olduğu gibi bırakıldı.
- 5
Cennetün yemişi
Sarar benzim sarar solma
Şah Hatâ'yem inkâr olma
Gelen Ali’dür
1Cennetin yemişi elmadır
2Benzim sararır, sen sararıp solma
3Şah Hatayi'yim, inkâra sapma
4Gelen Murtaza Ali'dir
Son dörtlük cennetten bir meyve getirir: “alma”, yani elma. Sararan benze verilen “sarar solma” öğüdü hem teselli hem uyarıdır. Mahlas dizesinde şair adını kısaltarak anar ve tek bir yasak koyar: inkâr etme. Şiir açılış dizesinin redifine dönerek halkayı kapatır.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 143986 numaralı sürüm (Sadettin Nüzhet Ergun, “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri”) esas alındı. Kaynak üçüncü ile dördüncü dörtlük arasına boş satır koymamış; yirmi dize sırasına dokunulmadan kafiye düzenine göre beş dörtlüğe bölündü. “Alçağa indirmiş özünü” dizesi dokuz hece çıkıyor, diğer on dokuz dize sekizli olduğu için ölçü 8'li sayıldı. Dördüncü dörtlükteki “Yundan” kelimesinin okunuşu tartışmalıdır — “yumak/yunmak” (yıkamak) fiiline bağlanabilir — kaynaktaki hâliyle bırakıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Nefes bir çağrıyla açılır ve “Mürteza Ali'dür” redifi beş dörtlük boyunca hiç değişmez; her dörtlük bu adın altına bir menkıbe yerleştirir. “Bâtın kılınç” Zülfikâr'ın görünmeyen yüzüdür: Yezid'e vurulan darbe geçmişte kalmaz, iç âlemde sürüp gider.