Bilmedin mi Yek Nazarda Uyarup
On iki dörtlüğün her biri “Ali'dir” ile kapanır ve dizelerin çoğu da aynı kelimeyle başlar. Nefes, Hz. Ali'yi peygamber övgüsünden yaratılış anlatısına, Hayber'den ak deve menkıbesine kadar uzanan bir sıfat listesiyle anlatır; sekizinci ile dokuzuncu dörtlük bu listede birbiriyle çelişir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bilmedin mi yek nazarda uyarup
Çeküp seni irşâd eden Ali’dir
Aşk elinden olan
Mutlaka cismindeki can Ali’dir
1Bilmedin mi, tek bakışta seni uyarıp
2kendine çekerek yola getiren Ali'dir.
3Aşk elinden sarhoş olan âşıklar,
4bedeninizdeki can mutlaka Ali'dir.
- 2
Ali’dir ol dostumun kudret eli
Ali’dir ol cennet bağının gülü
Ali aşkına cûş eder bülbülü
Baharın vaktinde esen Ali’dir
1Dostumun kudret eli Ali'dir;
2cennet bahçesinin gülü Ali'dir.
3Bülbülü Ali aşkıyla coşar;
4bahar vaktinde esen de Ali'dir.
Dizelerin üçü “Ali'dir” ile başlıyor, biri onunla bitiyor; adın başta ve sonda dönmesi dörtlüğü bir zikir halkasına benzetiyor. Gül-bülbül mazmunu tekke şiirinde alışılmış bir çifttir, ama burada bülbülün coşma sebebi aşk değil doğrudan bir ad.
- 3
Gafil esen fehm et gezme serserî
Ana rahminden vermiştir haberi
Hak’kın habîbidir dînin serveri
M ü’minin kalbinde îman Ali’dir
1Ey gafil, anla, başıboş gezme;
2ana rahminden haber vermiştir.
3Hakk'ın sevgilisidir, dinin önderidir;
4müminin kalbindeki iman Ali'dir.
İkinci dize doğumdan önceki bilgiye işaret ediyor ve velâyeti sonradan kazanılan bir makam olmaktan çıkarıyor. Dördüncü dizede iman bir inanç değil bir kişi olarak veriliyor. Kaynak “Mü'minin” kelimesini ortasından boşlukla ayırmış; dizgi hatası düzeltilmeden bırakıldı.
- 4
Ali’dir Muhammed’e şübhesiz yâr
Ali’ye, dayanamadı çü Hayber
Ali’dir cümleye
Ârife işâret irfan Ali’dir
1Muhammed'e şüphesiz dost olan Ali'dir;
2Hayber Ali'ye dayanamadı.
3Herkese kevser sunan sâkî Ali'dir;
4ârife işaret, irfan da Ali'dir.
Hayber kapısı, Ali'nin gücünü anlatan menkıbelerin en bilineni; dörtlük olayı anlatmıyor, tek dizede sonucunu söyleyip geçiyor. Üçüncü dize sahneyi mahşere taşıyor: kevser sâkîliği Ali'ye verilen ayrı bir görevdir. Kaynakta ikinci dizeye yersiz bir virgül düşmüş, korundu.
- 5
İhlâs ile erenler eteğin tut
Benliği terk eyleyüb birliğe yet
Mürüvvet ma’deni ol nûr-i Ahad
Velâyet gencine ma’den Ali’dir
1İçtenlikle erenlerin eteğini tut;
2benliği bırakıp birliğe eriş.
3O tek olanın nuru, mürüvvet madenidir;
4velâyet hazinesinin madeni Ali'dir.
Üç emir kipi arka arkaya geliyor ve dörtlük övgüden öğüde kayıyor. “Maden” ile “genc” aynı iki dizede duruyor: biri çıkarılan yer, öteki gömülü olan şey. Velâyet böylece hem kaynağı hem birikimi olan bir madencilik işine benzetiliyor.
- 6
Ali’dir gerleyen ol kudret okun
Bu söze inkâr ehli olma sakın
Gözet kenzin gevherini bil yakin
Eğer ister isen gel kân Ali’dir
1O kudret yayını geren Ali'dir;
2sakın bu söze karşı çıkanlardan olma.
3Hazinenin cevherini gözet, kesin olarak bil;
4istiyorsan gel, maden Ali'dir.
“Kenz” gizli hazine demek ve “gizli bir hazineydim, bilinmek istedim” hadis-i kudsîsine bakıyor; dörtlük bu bilinme isteğini bir kişide topluyor. İkinci dizedeki uyarı, iddianın herkesçe kabul edilmediğini de itiraf ediyor. Kaynaktaki “gerleyen” yazımı korundu.
- 7
Ali’ye arslanım dedi Yaradan
Ali’dir dostuma çâreler eden
Ali’dir münkirin bağrın eriden
Mü’minler katarın güden Ali’dir
1Yaradan Ali'ye “arslanım” dedi;
2dostuma çare bulan Ali'dir.
3İnkârcının bağrını eriten Ali'dir;
4müminlerin katarını süren de Ali'dir.
İlk dize hitabı doğrudan Tanrı'ya söyletiyor ve “arslan” sıfatının kaynağını göstermiş oluyor. Sonraki üç dize aynı kişiyi üç ayrı işte gösteriyor: derman, tehdit, kılavuz. Katar deve dizisidir; müminler yürüyen bir kervan, Ali de o kervanı süren kişi sayılıyor.
- 8
Ali’dir bir gelmiştir gayri yoktur
Her ne işler ise takdîr-i Hak’dır
Kerâmet ehlidir keremi çoktur
Kendin kul eyleyüb satan Ali’dir
1Ali birdir, bir kez gelmiştir, başkası yoktur;
2ne yaparsa Hakk'ın takdiridir.
3Keramet ehlidir, keremi çoktur;
4kendini köle edip satan da Ali'dir.
Son dize meşhur menkıbeye bakıyor: Ali kendini köle olarak satıp parasını dağıtır. Yücelik ile kulluk aynı dörtlükte yan yana duruyor. İlk dizedeki “bir gelmiştir” hükmü önemli, çünkü hemen ardından gelen dörtlük bunun tersini söyleyecek.
- 9
Ali’dir Hak’kın kudretine mazhar
Ali’dir cümleye sâhib-i eser
Nice gelmiştir ol Aliy-yi Hayder
Âhır Mehdi sâhib zaman Ali’dir
1Hakk'ın kudretinin göründüğü yer Ali'dir;
2her şeyde eser sahibi Ali'dir.
3O Ali Hayder nice kez gelmiştir;
4sonunda zamanın sahibi Mehdî de Ali'dir.
Üçüncü dize bir önceki dörtlüğün “bir gelmiştir” hükmüyle açıkça çelişiyor: burada Ali birçok kez gelen bir varlık. Çelişki gizlenmemiş, iki bakış arka arkaya konmuş — Alevî-Bektaşî nefeslerinde don değiştirme inancıyla tek gelişin yan yana yaşadığı bilinen bir durumdur.
- 10
Geçüp semâvatta tahta oturan
Nice bin kâfiri dîne getüren
Hırka tâc ü sancağını götüren
Rûz-i mahşer Şâh-ı Merdan Ali’dir
1Göklere geçip tahta oturan,
2nice bin inkârcıyı dine getiren,
3hırkasını, tacını ve sancağını taşıyan,
4mahşer gününün Şâh-ı merdânı Ali'dir.
Üç dize boyunca özne söylenmiyor, sadece sıfat-fiiller sıralanıyor ve ad son dizeye saklanıyor; bekletme dörtlüğün bütün gerilimini taşıyor. Hırka, taç ve sancak tekke erkânının üç nesnesidir — mahşer sahnesi böylece bir tarikat alayına benziyor.
- 11
Mü’min isen gel boyun eğ bu yola
Aldanma her gördüğün kîl ü kale
Tabutun götürüb ak deve ile
Yedüp menziline giden Ali’dir
1Müminsen gel, bu yola boyun eğ;
2gördüğün her dedikoduya aldanma.
3Tabutunu ak deveyle götürüp
4yederek menziline ulaştıran Ali'dir.
Ak deve menkıbesi Hz. Ali'nin tabutunun Necef'e taşınmasını anlatır; burada tabut okurun kendi tabutu oluyor ve son yolculuk bir teslim işine dönüşüyor. “Yedmek” hayvanı yularından çekmektir; fiil, ölümden sonra bile kılavuzluğun sürdüğünü söylüyor.
- 12
Ali’yi dolu bil bu dehr içinde
Anı bilmeyen kaldı küfr içinde
Benim Kul Bayram ki ol bahr içinde
Şübhesiz gönülde pinhan Ali’dir
1Bu dünyada Ali'yi her yeri doldurmuş bil;
2onu bilmeyen inkâr içinde kaldı.
3Ben Kul Bayram'ım, o denizin içindeyim;
4şüphesiz gönülde gizli olan Ali'dir.
Mahlas bu nefeste “Kul Bayram” diye kısalıyor; Ergun'un derlemeye iki ayrı mahlasla girmesinin sebebi de bu. Son dize on iki dörtlük boyunca dışarıda aranan adı içeriye alıyor: sıfat listesi gönülde gizli olanla kapanıyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144605 numaralı sürüm esas alındı; sıra numarası (“— 2 —”) dize sayılmadı, geriye kırk sekiz dize kaldı. Kaynaktaki dizgi hataları korundu: üçüncü dörtlükte kelimenin ortası boşlukla ayrılmış “M ü’minin”, dördüncü dörtlükte “Ali’ye, dayanamadı” içindeki yersiz virgül, ayrıca Turgut Koca'nın neşrinde “uyanup”, “Gafil esme” ve “kıyl ü kale” diye geçen üç yer burada “uyarup”, “Gafil esen” ve “kîl ü kale” biçiminde duruyor.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Çok şükür olsun Allah’aKul Bayramlı · Nefes→
Nefes bir soruyla açılıyor ve muhatabı hemen borçlu duruma sokuyor: uyanış zaten olmuş, sen kaynağını bilmiyorsun. Üçüncü dizede hitap tekilden çoğula geçiyor ve şiir bir topluluğa dönüyor. “Yek nazar” tek bakışta yola getirme, tekke edebiyatının kısa yol anlatısıdır.