DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Abdal Musa/Gözlerin kör olsun ey kanlu Yezid
Nefes · 14. yüzyıl

Gözlerin kör olsun ey kanlu Yezid

Sekiz dörtlük aynı soruyu farklı adlarla yeniler: Ali çıkarıldıktan sonra meydanda er, el, baba, rehber, hatta Kur'an olarak ne kalır. Aradaki dörtlükler Kırklar, Miraç ve Selman anlatılarından sahneler getirir; bunlar tarih değil menkıbedir. Şiir bir lanetle açılıp bir kulluk beyanıyla kapanır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Gözlerin kör olsun ey kanlu Yezid

    Bu meydanda ne var Ali’den gayri

    On iki imâm’ın kapısın açan

    İmamlar değildir Ali’den gayrı

    1Gözlerin kör olsun ey kanlı Yezid

    2Bu meydanda Ali'den başka ne var

    3On iki imamın kapısını açan

    4İmamlar değildir — Ali'den başkası değildir

    Şiir dua ile değil lanetle açılır; Yezid, Alevî-Bektaşî geleneğinin sabit muhatabıdır ve “kanlu” sıfatı onu Kerbelâ'ya bağlar. Redif de övgü değil eleme yapar: her dörtlük Ali çıkarıldıktan sonra ortada ne kaldığını sorar. Üçüncü dize Ali'yi imamların akranı değil kapısı sayar.

  2. 2

    Güvercin donuyla Urûma uçan

    İmamlar evinün kapusun açan

    Cümle evliyalar üstünden geçen

    Var mıdır hiçbir er Ali’den gayrı

    1Güvercin kılığında Anadolu'ya uçan

    2İmamlar evinin kapısını açan

    3Bütün evliyaların üstünden geçen

    4Ali'den başka hiçbir er var mıdır

    “Don” kılık demektir; güvercin donunda uçmak Bektaşî menakıbnamelerinin bilinen motifidir ve burada Ali'ye bağlanır. Bu bir tarih kaydı değil menkıbedir. Üç dize üst üste sıfat-fiille kurulur — uçan, açan, geçen — soru ancak dördüncüde düşer: yığılma cevabı geciktirmenin aracıdır.

  3. 3

    Sofî Abdal erkânını yürüden

    Aynıcemde sevdüklerün sürüden

    - Selman kırk vücudü bireden

    Var mıdır hiçbir el Ali’den gayrı

    1Sofu ile abdalın erkânını yürüten

    2Ayn-ı cemde sevdiklerini süren

    3Neşterle, Selman'la kırk vücudu bir eden

    4Ali'den başka hiçbir el var mıdır

    Dörtlük Kırklar anlatısının iki ayrıntısını tek dizede toplar: bir kişiye vurulan neşterin kırkından kan akıtması ve Selman'ın getirdiği payın kırka bölünmesi. Redifin ismi de değişir — önceki dörtlükte “er”di, burada “el”. Sorulan artık kişi değil, işi gören eldir.

  4. 4

    Muhammed Miracın yoluna girdi

    Bu sır gayet sır içinde sır idi

    donunun mührünü verdi.

    Bu sırrı kim eder Ali’den gayri

    1Muhammed Miracın yoluna girdi

    2Bu sır, sır içinde sır olacak kadar sırdı

    3Aslan kılığında olan, hâtem mührünü verdi

    4Bu sırrı Ali'den başka kim yapar

    Miraç yolunu kesen aslan ve ona verilen mühür yüzük, Bektaşî anlatısında Ali'nin kimliğini sonradan açığa çıkaran işarettir; “şîr” Farsça aslandır ve Ali'nin sıfatlarından biridir. İkinci dize “sır” kelimesini üç kez kullanarak anlatmayı reddetmeyi kendi biçimine dönüştürür.

  5. 5

    Cümle evliyalar, imamlar bunda

    İkrar alan kimse düşer mi derde

    Yeknefesle durma meydan-ı erde

    Kimdür baba rehber Ali’den gayri

    1Bütün evliyalar, imamlar burada

    2İkrar alan kimse derde düşer mi

    3Er meydanında bir nefeslik bile durma

    4Ali'den başka baba, rehber kimdir

    “İkrar” yola girerken verilen sözdür; ikinci dize onu bir güvenceye çevirir. Üçüncü dizenin sözdizimi açık kalır: “yeknefes” tek soluk da olabilir aynı nefesi paylaşan birlik de. Son dize Bektaşî yolunun iki makamını, babayı ve rehberi, Ali'nin adında birleştirir.

  6. 6

    Her kimin çırağın yaksa Hak yakar

    Rızâya baş koyub teslimin takar

    Aslımız on iki imama çıkar

    Babamız her kim var Ali’den gayrı

    1Kimin çırasını yakarsa Hak yakar

    2Rızaya baş koyup teslimini takar

    3Aslımız on iki imama çıkar

    4Ali'den başka babamız kim var

    Çırağ uyandırmak tekkenin fiilî törenidir; dize o töreni Hakk'ın işi sayıp insanın elinden alır. “Teslimin takar” soyut bir hâli takılabilir bir nesneye çevirir; Bektaşîlerin boyna geçirdiği on iki dilimli teslim taşı bu okumanın somut karşılığı sayılabilir. Üçüncü dize soyu on iki imama bağlar.

  7. 7

    Selman bir deste gül şâha uzattı

    Kendi tabutuna kendüzi yattı

    Cemi-i mushafdan nikabın attı

    Kurân yok gördüler Ali’den gayrı

    1Selman bir deste gülü şaha uzattı

    2Kendi tabutuna kendisi yattı

    3Bütün mushaflardan perdeyi attı

    4Ali'den başka Kur'an olmadığını gördüler

    Selman'ın sunduğu pay burada üzüm değil bir deste güldür. İkinci dize “ölmeden önce ölmek” düsturunu harfine indirir: tabuta yatan, taşınan değil kendisidir. Dördüncü dize şiirin en cesur hükmüdür; Alevî-Bektaşî dilinde Ali'ye verilen “konuşan Kur'an” sıfatını bir görgü sahnesine çevirir.

  8. 8

    Erenler erkânı gerçek bellidir

    Abdal Mûsa fakir anın kuludur

    İmamlar sırrıyla gönlü doludur

    Var mıdır hiç bir er Ali’den gayrı

    1Erenlerin erkânı gerçektir, bellidir

    2Abdal Musa fakir onun kuludur

    3Gönlü imamların sırrıyla doludur

    4Ali'den başka hiçbir er var mıdır

    Mahlas dörtlüğü övünmeyi bırakıp “fakir” der; bu, Ergun'un andığı kaynakların Abdal Musa'yı içine kattığı “Yesevî fukarası” tabiriyle aynı kelimedir. Son dize ikinci dörtlüğün sorusunu birebir tekrarlayıp şiiri halkaya çevirir; kaynak burada “hiç bir”i ayrı dizmiştir.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 143956 numaralı sürüm (Sadettin Nüzhet Ergun, “Bektaşî Şairleri ve Nefesleri”) esas alındı. Kaynağın “—4—” bölüm numarası metne alınmadı. Üçüncü ile dördüncü dörtlük arasındaki bölünme kaynakta sayfa sonuna denk gelir; otuz iki dize kafiye düzenine göre sekiz dörtlüğe ayrıldı, dize sırasına dokunulmadı. “Şir donunun Hatem mührünü verdi.” dizesinin sonundaki nokta, “Nişter - Selman” arasındaki boşluklu tire ve son dörtlükte ayrı dizilmiş “hiç bir” kaynağın dizgisidir, düzeltilmedi. Mahlasın italik işaretleri atılıp kelimeler bırakıldı. “gayri” ile “gayrı”nın dönüşümlü yazımı da kaynağa aittir.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirKim ne bilür bizi nice soydanızAbdal Musa · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

don

kılık, biçim; dona girmek: başka bir surette görünmek

Urûm

Rûm; Anadolu

Aynıcem

ayn-ı cem; Alevî-Bektaşî topluluk töreni

nişter

neşter, cerrah bıçağı

Şir

aslan (Farsça); Hz. Ali'nin sıfatlarından

Hatem

mühür yüzük

çırağ

kandil, mum; tekkede uyandırılan ışık

nikab

yüz örtüsü, perde