DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmed Fahrî-i Sünbülî/Ben Âsî vü Günehkârım Şefâ‘at Yâ Resûla’llâh
Gazel · 18. yüzyıl

Ben Âsî vü Günehkârım Şefâ‘at Yâ Resûla’llâh

Fahrî, isyan denizine batmış ve nefse boyun eğmiş bir kul olarak peygamberden şefaat diler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ben vü günehkârım şefâ‘at Yâ Resûla’llâh

    lutfuñ umarım şefâ‘at Yâ Resûla’llâh

    1Ben asi ve günahkârım; şefaat ey Allah'ın elçisi.

    2Her an lütfunu umarım; şefaat ey Allah'ın elçisi.

    Matla itirafla başlar ve isteği hemen ardına koyar; suç önce söylenir, şefaat sonra istenir. Dem-â-dem sözcüğü umudu anlık bir kıpırtı olmaktan çıkarıp isyanın sürekliliğine denk bir sürekliliğe kavuşturur.

  2. 2

    İşim cümle hatâdır hep kerem it rûz-ı mahşerde

    Ki ben ‘âciz ü nâ-çârım şefâ‘at Yâ Resûla’llâh

    1Bütün işim hatadır; mahşer gününde cömert davran,

    2çünkü güçsüz ve çaresizim; şefaat ey Allah'ın elçisi.

    Burada zaman mahşere kaydırılır: bütün işin hata olduğu itirafı hesabın görüleceği güne bağlanınca kaygı somutlaşır. Kul kendini ‘âciz ü nâ-çâr ikilisiyle tanımlayarak elinden hiçbir çarenin gelmediğini bir kez daha söyler.

  3. 3

    Senüñ lutfuña kalmışım ki zîrâ cürmüm efzûndur

    -i bahr-i ‘isyânım şefâ‘at Yâ Resûla’llâh

    1Senin lütfuna kaldım, çünkü suçum artmıştır;

    2isyan denizine batmışım; şefaat ey Allah'ın elçisi.

    Suçun artışı bir denize benzetilir ve konuşan o denizde boğulan kişi olarak resmedilir; garîk sözcüğü isteği çırpınan birinin bağırışına çevirir. Kurtuluş yüzmekle değil, dışarıdan uzatılacak elle mümkün görülür.

  4. 4

    Bi-hakk-ı sûre-i İhlâs kerem eyle bu ‘âsîye

    Hevâ-yı nefse münkâdım şefâ‘at Yâ Resûla’llâh

    1İhlâs suresi hakkı için bu asiye cömert davran;

    2nefsin arzusuna boyun eğmişim; şefaat ey Allah'ın elçisi.

    Yemin bir sureye dayandırılarak istek şahsî bir ricadan çıkar, kutsal bir metnin hatırına söylenmiş olur. Ardından gelen itiraf ise nefse uymayı münkâd sözcüğüyle iradenin teslim edilişi olarak adlandırır.

  5. 5

    Bu Fahrî-i siyeh-rûya kerem it Yâ Resûla’llâh

    Saña gâyetde muhtâcım şefâ‘at Yâ Resûla’llâh

    1Bu yüzü kara Fahrî'ye cömert davran ey Allah'ın elçisi;

    2sana son derece muhtacım; şefaat ey Allah'ın elçisi.

    Mahlas beytinde yüz karası nitelemesi ile açık bir muhtaçlık beyanı yan yana gelir; şair kendini savunmayı bütünüyle bırakır. Gâyetde sözü ihtiyacın derecesini bildirdiği için, son dizede istek en yüksek perdeden yinelenir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Sabit kaynak DEU-AVESIS.173d4472-4f1c-42be-8afc-48c2c8ea7a0d:pdf178-printed169-n144. Bu görüntü aralığında 144 numarasıyla başlayan kayıt, sonraki numaraya kadar tam 10 dizedir; basılı ölçü satırı aynı sınırdadır. AVESİS profili dosyanın yanında CC BY 4.0 bağlantısı verir; PDF içinde gömülü lisans cümlesi yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBeni Yaktın Firâkıyla
Beni yakduñ firâkıyla
Mehmed Fahrî-i Sünbülî · 10 beyit

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

‘âsî

Başkaldırmış, günahkâr

dem-â-dem

Her an

nâ-çâr

Çaresiz

efzûn

Artmış

garîk

Batmış

münkâd

Boyun eğmiş