Ey Gül Ağızlı Güzel
Nûrî gönlünü verdiği gül ağızlı sevgilinin ayrılığıyla parçalanır; yaralı göğsünün kim tarafından yaralandığını sorar. Dünya itibarından vazgeçip bekleyişe kapanır, gurbet ile vatan arzusunu karşı karşıya getirir; son sahnede çocukların ‘Nûrî baban’ diye ardından melemesi acıyı aileye taşır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ben sana dil verdim ey
Hele hicrin beni
1Ey şen, gül ağızlı güzel, gönlümü sana verdim.
2Ayrılığın beni yüz parçaya böldü.
- 2
Gönlüm ölmüş yatır mecruhtur sinem
Bilmem ol meskeni kim yareledi
1Gönlüm ölü gibi yatıyor, göğsüm yaralı.
2O gönül evini kimin yaraladığını bilmiyorum.
Gönül ölü gibi yatarken göğüs yaralıdır; bu gönül evini kimin yaraladığı sorulur. Cevap biliniyor gibidir, fakat soru sevgilinin sorumluluğunu doğrudan suçlama yerine sitemle belirtir.
- 3
Gözüm yok cihanın itibarında
Kaldım bir âfetin
1Dünyanın sunduğu itibarda gözüm yok.
2Can alıcı bir güzeli bekleyip duruyorum.
Dünya itibarında gözü olmayan anlatıcı, can alıcı sevgiliyi beklemeye kapanır. Toplumsal değerlerden vazgeçiş, aşkın tek beklenti hâline geldiğini ve hayatın geri kalanını önemsizleştirdiğini gösterir.
- 4
el diyarında
Felek başıma ne unlar eledi
1El diyarında beni sitem eleğinden geçirip,
2felek başıma türlü türlü dertler yağdırdı.
El diyarında sitem eleğinden geçirilen anlatıcının başına felek türlü dertler yağdırır. Elek ve un benzetmesi, soyut kader baskısını gündelik bir iş görüntüsüne çevirerek gurbetin yıpratıcılığını somutlaştırır.
- 5
Kara imiş Hak’tan gelen yazılar
Can gurbette gönül vatan arzular
1Meğer kaderime yazılanlar kapkaraymış.
2Canım gurbetteyken gönlüm vatanı özlüyor.
Kader yazılarının kara olduğu söylenir; can gurbetteyken gönül vatanı arzular. Yazgı ile mekân birleşir: Beden uzakta kalmıştır, fakat duygunun yönü ısrarla eve dönmektedir.
- 6
NURİ baban deyu körpe kuzular
Koyun olup meledi
1Küçük çocuklar ‘Baban Nûrî’dir’ diye,
2koyun gibi ardımdan meledi.
Küçük çocukların ‘Baban Nûrî’dir’ diye ardından melemesi, ayrılığı aile acısına dönüştürür. Kuzu ve koyun benzetmeleri şefkat uyandırırken gurbetin yalnız âşığı değil, geride kalanları da yaraladığını gösterir.
Metnin kaynağı
Tokatlı Nûrî isnadı 1938 baskısındaki bölüm, gövdedeki görünür mahlas ve kamuya açık kimlik otoritesiyle bağlandı. Kimlik eş adları: Mahmut Nûrî, Nûrî.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1938; Tokatlı Nûrî, basılı No. 2, PDF 132–133; 6 birim/12 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; okura açık atıf kamuya açık taramaya gider.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Ben tatlı canımdan bezdim usandımTokatlı Nûrî · Sevgiliye sitem→
Gül ağızlı sevgiliye gönül verildiği açıkça söylenir; ayrılık anlatıcıyı yüz parçaya bölmüştür. Sevginin gönüllü başlangıcı ile hicranın parçalayıcı sonucu aynı hitap içinde yan yana gelir.