Cefadan Geçmedin Güzel
Nûrî canından bezdiğini söylerken sevgilinin hâlâ cefadan vazgeçmemesini sorgular. Dudak şarabı kana, kavuşma umudu muratsızlığa dönüşür; son bentte saçına bağlanmış ve yere serilmiş hâliyle, vefası olmayan sevgilinin başlangıçta neden söz verdiğini sorar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ben tatlı canımdan bezdim usandım
Geçmedin sen daha cefadan güzel
1Artık kendi tatlı canımdan bile bezdim.
2Ey güzel, sen hâlâ eziyet etmekten vazgeçmedin.
- 2
kana boyandım
bir insaf et bak bana güzel
1Yakut dudağının şarabıyla kana boyandım.
2Hiç olmazsa insafa gel ve bana bak, güzel.
Yakut dudağın şarabıyla kana boyanmak, öpüş ve yaralanma anlamlarını üst üste getirir. Ardından sevgiliden hiç olmazsa insafa gelip bakması istenir; acının karşılığı büyük bir vaat değil, küçük bir merhamettir.
- 3
Ne lebinden içtim kandım dünyada
Ne bir günüm gördüm erdim murada
1Bu dünyada ne dudağından içip susuzluğumu giderdim,
2ne de bir gün yüzü görüp muradıma erdim.
Anlatıcı ne sevgilinin dudağından içip susuzluğunu giderebilmiş ne de bir gün yüzü görüp muradına ermiştir. İki olumsuzluk, aşkın hem bedensel yakınlık hem mutluluk bakımından bütünüyle karşılıksız kaldığını gösterir.
- 4
âşıka böyle cefa da
Hele bir hesap et sen sana güzel
1Bir âşığa böylesine eziyet etmek uygun mudur?
2Ey güzel, bunu kendi vicdanında bir hesap et.
Bir âşığa böyle eziyet etmenin uygun olup olmadığı sorulur; sevgiliden bunu kendi vicdanında hesaplaması istenir. Sitem artık yalnız duygu bildirmez, sevgiliyi ahlâkî bir muhasebeye çağırır.
- 5
NURİ kâkülüne zülfüne
Beni bin can ile ettin
1Nûrî, kâkülüne ve saçına bağlanmıştır.
2Beni bin canla yere serdin.
Nûrî sevgilinin kâkülüne ve saçına bağlanmıştır; sevgili de onu bin canla yere sermiştir. Saçın bağı ile düşürülme görüntüsü, âşığın gönüllü bağlılığını sevgilinin yıkıcı üstünlüğüne bağlar.
- 6
Çünkü vefa etmek yok idi sende
Niçin ikrar verdin güzel
1Madem sende vefa göstermek yoktu,
2Öyleyse başlangıçta niçin söz verdin, güzel?
Sevgilide vefa bulunmadığı kabul edildikten sonra başlangıçta neden söz verdiği sorulur. Şiir, çekilen cefanın kökünü geçmişteki ikrara götürür ve bugünkü davranışla ilk vaat arasındaki çelişkiyi açık bırakır.
Metnin kaynağı
Tokatlı Nûrî isnadı 1938 baskısındaki bölüm, gövdedeki görünür mahlas ve kamuya açık kimlik otoritesiyle bağlandı. Kimlik eş adları: Mahmut Nûrî, Nûrî.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1938; Tokatlı Nûrî, basılı No. 4, PDF 133; 6 birim/12 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; okura açık atıf kamuya açık taramaya gider.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Yine defterlerden silmişler beniTokatlı Nûrî · Kara bahta taşlama→
Anlatıcı kendi canından bile bezdiğini söylerken sevgilinin hâlâ eziyetten vazgeçmediğini belirtir. Yaşama isteğinin tükenmesi ile sevgilinin süreklilik gösteren cefası şiirin ağır sitem tonunu hemen kurar.