DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Fıtnat Hanım/Beni derdinle yeter zâr etdin
Şarkı · 18. yüzyıl

Beni derdinle yeter zâr etdin

Dört bentli şarkı, sevgiliyi hem hasta eden hem şifa veren tek güç olarak kurar; her bendi kapatan nakarat övgüyü sitemle bağlar ve son bentte binlerce âşık arasından bir ayrıcalık ister.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Beni derdinle yeter etdin

    Yok mu insâfın a zalim söyle

    Çeşm-i mestin gibi etdin

    Yok mu insâfın a zalim söyle

    1Derdinle beni yeterince inlettin;

    2insafın yok mu, a zalim, söyle!

    3Mahmur gözün gibi hasta ettin;

    4insafın yok mu, a zalim, söyle!

    Bent iki kez aynı yere döner: bir suçlama, ardından nakaratın sorusu. Birinci dizede inletmek, üçüncüsünde hastalandırmak vardır; ikisi de aynı çekimle bitip suçu doğrudan muhataba yükler. Mahmur gözün hastalığı âşığa geçmiştir, benzetme sebep gösterir.

  2. 2

    Ruhların taze gülü handandır

    Leblerin derd-i dile dermandır

    Sühanın -i aşka candır

    Yok mu insâfın a zalim söyle

    1Yanaklarının taze gülü gülmektedir,

    2dudakların gönül derdine dermandır,

    3sözün aşktan ölmüş olana candır;

    4insafın yok mu, a zalim, söyle!

    Üç dize övgüye geçer ve her biri sevgilinin bir uzvunu bir iyileştirmeye bağlar: yanak güler, dudak derman olur, söz ölmüşe can verir. Nakaratın sorusu bu övgüden sonra daha ağır düşer, çünkü şifa verebilen birinden esirgememesi istenmektedir.

  3. 3

    Âşık-ı zâre cefâ kârındır

    Öldüren gamze-i hunharındır

    Eden ihyâ yine güftarındır

    Yok mu insâfın a zalim söyle

    1İnleyen âşığa eziyet senin işindir,

    2öldüren, o kan dökücü yan bakışındır,

    3yeniden dirilten de yine sözündür;

    4insafın yok mu, a zalim, söyle!

    Bu bent öldürme ile diriltme yetkisini aynı kişide toplar: yan bakış canı alır, söz onu geri verir. Eziyeti bir alışkanlık değil bir kazanç yolu gibi gösteren yüklem, sitemi keskinleştirir. Nakarat iki yetkiyi elinde tutandan insaf ister.

  4. 4

    Ey Sehi-kamer ü şîrin-güftâr

    Bülbül-i vird-i ruhun gerçi

    Var mıdır âşık-ı

    Yok mu insâfın a zalim söyle

    1Ey düzgün boylu ay, ey tatlı sözlü!

    2Yanağının gülünün bülbülü gerçi binlercedir;

    3var mıdır benim gibi inleyen bir âşık?

    4İnsafın yok mu, a zalim, söyle!

    Son bent seslenmeyle açılır ve rakip kalabalığını kabul eder: yanağın gülünü öven bülbüller binlercedir. Ardından gelen soru bu kalabalıktan bir ayrıcalık ister, sayıyla değil inleyişin derecesiyle. İki soru üst üste gelir ve bent karşılıksız kapanır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'ın 141994 numaralı sabit revizyonundaki tek poem bloğu; 16 dize ve dört kez yinelenen nakarat. Resmî API SHA-1 33117e64f2b6e7271097a66cfd76f7521b6d2d68. Kaynak metin bentleri boş satırla ayırmıyor; dörtlük sınırları nakaratın yinelendiği yerlerden okunuyor. Her dizenin sonunda kaynakta bir boşluk duruyor. On dördüncü dize vird yazıyor; bağlam verd, yani gül okuyuşunu gerektiriyor ve kaynaktaki dizgi düzeltilmedi. Aynı dize ölçünün beklediğinden bir hece uzundur. On üçüncü dizedeki Sehi-kamer tamlaması kaynakta bu biçimde duruyor; sehî düzgün, kamer ay demektir. Sayfa Şarkılar (Divan şiiri) kategorisinde, kaynak sürümü CC BY-SA 4.0.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirEy mefhar-ı enbiyâ vü sâhib-i mîrâcFıtnat Hanım · Rubai

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

zâr

İnleyen, ağlayıp sızlayan

çeşm-i mest

Baygın bakışlı, mahmur göz

bîmâr

Hasta

sühan

Söz, kelâm

mürde

Ölmüş olan

gamze-i hunhar

Kan dökücü yan bakış

hezâr

Bin; bülbülün adı olarak da kullanılır

bencileyin

Benim gibi