DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Fıtnat Hanım/Ey mefhar-ı enbiyâ vü sâhib-i mîrâc
Rubai · 18. yüzyıl

Ey mefhar-ı enbiyâ vü sâhib-i mîrâc

Dört dizelik övgü, peygambere seslenip padişahla dilenciyi aynı kapıya muhtaç gösterir; gölgesinin yeryüzüne düşmeyişini bir eksiklik değil yücelik sayar ve göğün onu taç edindiğini söyler.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Ey vü sâhib-i

    Sultân u dergehine hep muhtâc

    Düşmezse nola rûy-ı zemîne sâyen

    etti anı izzet ile başına tâc

    1Ey peygamberlerin övüncü ve miracın sahibi!

    2Padişah da dilenci de hep senin kapına muhtaç.

    3Gölgen yeryüzüne düşmezse ne olur?

    4Arş onu şerefle başına taç etti.

    Dörtlük bir seslenmeyle açılıp iki övgü sıfatını yan yana koyar, sonra padişahla dilenciyi aynı eşiğe muhtaç bırakarak aradaki farkı siler. Üçüncü dize gölgenin yere düşmeyişini eksiklik gibi sorar, dördüncü dize bunu tersine çevirir: gölge yerde değil, göğün en yüksek katının başındadır. Soru ile karşılığı tek dörtlükte tamamlanır ve kafiye üçüncü dizede bilinçli olarak boş bırakılır.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'ın 141996 numaralı sabit revizyonundaki tek poem bloğu; dört dize ve birinci, ikinci, dördüncü dizelerde toplanan kafiye. Resmî API SHA-1 e3406d8736e94afc847bb2532409345cef4f753a. Sayfa Gazeller kategorisinde duruyor, oysa metin dört dizeliktir ve kafiye düzeni gazele uymaz. Dizelerin hece sayısı 13, 12, 12, 13 olarak değişiyor; kaynak bir kalıp adı vermiyor. Kaynak sürümü CC BY-SA 4.0.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirNeşve-i cam-ı muhabbetle gönül cuş eylerFıtnat Hanım · Gazel

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

mefhar

Övünç kaynağı, kendisiyle övünülen

enbiyâ

Peygamberler

mîrâc

Göğe yükselme; peygamberin göğe çıkışı

gedâ

Dilenci, yoksul

dergeh

Kapı, eşik; sığınılan makam

sâye

Gölge

arş

Göğün en yüksek katı