Ey mefhar-ı enbiyâ vü sâhib-i mîrâc
Dört dizelik övgü, peygambere seslenip padişahla dilenciyi aynı kapıya muhtaç gösterir; gölgesinin yeryüzüne düşmeyişini bir eksiklik değil yücelik sayar ve göğün onu taç edindiğini söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ey -ı vü sâhib-i
Sultân u dergehine hep muhtâc
Düşmezse nola rûy-ı zemîne sâyen
etti anı izzet ile başına tâc
1Ey peygamberlerin övüncü ve miracın sahibi!
2Padişah da dilenci de hep senin kapına muhtaç.
3Gölgen yeryüzüne düşmezse ne olur?
4Arş onu şerefle başına taç etti.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'ın 141996 numaralı sabit revizyonundaki tek poem bloğu; dört dize ve birinci, ikinci, dördüncü dizelerde toplanan kafiye. Resmî API SHA-1 e3406d8736e94afc847bb2532409345cef4f753a. Sayfa Gazeller kategorisinde duruyor, oysa metin dört dizeliktir ve kafiye düzeni gazele uymaz. Dizelerin hece sayısı 13, 12, 12, 13 olarak değişiyor; kaynak bir kalıp adı vermiyor. Kaynak sürümü CC BY-SA 4.0.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Dörtlük bir seslenmeyle açılıp iki övgü sıfatını yan yana koyar, sonra padişahla dilenciyi aynı eşiğe muhtaç bırakarak aradaki farkı siler. Üçüncü dize gölgenin yere düşmeyişini eksiklik gibi sorar, dördüncü dize bunu tersine çevirir: gölge yerde değil, göğün en yüksek katının başındadır. Soru ile karşılığı tek dörtlükte tamamlanır ve kafiye üçüncü dizede bilinçli olarak boş bırakılır.