Beni sevindiren o genç sevgilim buradadır
Şair eski dostu ve canı saydığı genç sevgilinin mecliste bulunmasıyla sevinir. Onun bilgili, tatlı sözleri kederli gönlü teselli eder; güzelliğinin kasırgadan korunmasını diler. Dünyalık tacı ve kaftanı değersiz sayıp şiirini bu güzel için söyler; Ömer sonunda susamış âşıkları uyararak dünya güzelinin burada olduğunu duyurur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Beni mesrûr eyleyen ol nevcevânım bundadır
Hemdemim yâr-ı kadîmim tende cânım bundadır
1Beni sevindiren o genç sevgilim buradadır.
2Sırdaşım, eski dostum ve bedenimdeki canım buradadır.
- 2
Hâtır-ı mahzûnuma kat kat tesellîler verüp
Âlimâne nutk eden şîrin zebânım bundadır
1Kederli gönlüme kat kat teselli vererek
2Bilgince konuşan tatlı dillim buradadır.
Sevgilinin bilgili ve tatlı konuşması kederli gönle üst üste teselli verir. Övgü yüz güzelliğinden önce sözün niteliğine yönelir; meclisteki şifa, dinlenen cümlelerin olgunluğundan doğar.
- 3
Nâehiller vuslat-ı cânâna fırsat bulmasun
Bâd-ı sarsardan nihân olsun cemâli solmasun
1Ehil olmayanlar sevgiliye kavuşma fırsatı bulmasın.
2Güzelliği kasırgadan gizlensin, solmasın.
Ehil olmayanların kavuşmadan uzak tutulması aşk meclisinin seçici sınırını çizer. Kasırgadan gizlenmesi istenen güzellik ise gül gibi narindir; koruma duası bu seçkinliği kalıcı kılmayı amaçlar.
- 4
Subh olunca böyle meclis niçe bir dûş olmasun
Subha kalmış mâh veş rûh-i revânım bundadır
1Sabah olunca böyle bir meclis neden sona ermesin?
2Sabaha kalmış ay gibi yürüyen canım buradadır.
Meclisin sabahla bitmesi kaçınılmaz görünürken sevgili sabaha kalmış aya benzetilir. Gece sona erse de onun parlak yürüyüşü meclisin ışığını sürdürür ve ayrılık vaktini geciktirir.
- 5
Söylerim ahvâlini eş’âr ile inşâ içün
Neylerim tâc ü kabâyı yalnız dünyâ içün
1Hâlini şiirle anlatmak için söylüyorum.
2Yalnız dünya için tacı ve kaftanı ne yapayım?
Şair sevgilinin hâlini şiirle kurmak için dünyalık tacı ve kaftanı reddeder. Söz sanatı ile maddi gösteriş karşılaştırılır; değerli olan iktidar giysisi değil sevgiliyi anlatabilme imkânıdır.
- 6
Eylerim âh ü figanı bir gül-i ra’nâ içün
-i hoş nevâyım âşiyânım bundadır
1Bir güzel gül için ah edip feryat ederim.
2Hoş sesli bülbülüm ve yuvam buradadır.
Ahın nedeni güzel bir güldür; söyleyen kendisini hoş sesli bülbüle, bulunduğu meclisi de yuvasına çevirir. Böylece acı feryat ile güvenli aidiyet aynı aşk mekânında birlikte yaşanır.
- 7
Nûş-i lâ’le bu Ömer veş teşnedir çok bendeler
Mutribâne der teni reftâr edince sendeler
1Bu Ömer gibi çok kul onun lal dudağından içmeye susamıştır.
2Çalgıcı gibi yürürken bedeni salınır.
Ömer gibi nice kul lal renkli dudaktan içmeye susamıştır. Sevgilinin salınan yürüyüşü çalgıcının ritmine benzetilerek hem bedensel hareket hem de meclisin işitsel havası tek görüntüde birleşir.
- 8
İş ü işret vaktidir ey âşık-ı şermendeler
Siz dahi olun şûh-ı cihânım bundadır
1Ey utangaç âşıklar, eğlence ve içme vaktidir.
2Siz de uyanık olun; dünyanın şuh güzeli buradadır.
Utangaç âşıklara yapılan çağrı, içki ve eğlence vaktinin kaçırılmamasını ister. ‘Dünya şuhu buradadır’ duyurusu, önceki gizli hayranlığı herkesin uyanması gereken kamusal bir şölene dönüştürür.
Metnin kaynağı
Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 13. dize “Nûş-i lâ’le bu Ömer veş teşnedir çok bendeler”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 540 numaralı metnin 16 dizesi ve 8 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Benim bâğ-ı letâfette gül-i handânım İbrâhimÂşık Ömer · Gazel→
Genç sevgilinin mecliste oluşu şairin sevincini, sırdaşlığını ve hayat duygusunu aynı kişide toplar. ‘Bedenimdeki can’ sözü, eski dostluğu yalnız toplumsal yakınlık değil yaşamsal bağ olarak tanımlar.