DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Şah İsmail Hatâyî/Beni sermest ü hayrân eyleyen Şâh
Gazel · 16. yüzyıl

Beni sermest ü hayrân eyleyen Şâh

Her beyti “Şâh” kelimesiyle biten altı beyit. Şah burada bir hükümdar değil, altı ayrı işi yapan bir güç: sarhoş eden, cihanı fetheden, âşığı rezil eden, sır saklayan, dost edinen ve mahşerde hesap gören.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Beni ü hayrân eyleyen Şâh

    Gönül şehrinde eyleyen Şâh

    1Beni sarhoş ve hayran eden Şah;

    2gönül şehrinde gezinen Şah.

    Redif ilk beyitte iki kez geçiyor ve şahın iki ayrı işini sayıyor: dışarıda sarhoş etmek, içeride gezinmek. “Gönül şehri” tasavvuf şiirinin sabit mekânıdır ve şahın orada serbestçe dolaşması, bir fethin çoktan tamamlandığını söylüyor.

  2. 2

    eyledin cümle cihanı

    Yezid kavmin müselmân eyleyen Şâh

    1Bütün cihanı buyruğun altına aldın;

    2Yezid kavmini Müslüman eden Şah.

    İkinci dize Alevî-Bektaşî geleneğinin en yüklü adını anıyor: Yezid, Kerbelâ'nın sorumlusu ve zulmün simgesi. Onun kavminin Müslüman edilmesi bir fetih değil, bir dönüştürme iddiası — düşmanı yok etmek değil, kazanmak.

  3. 3

    Beni bednâm edüb saldın cihâna

    Dü çeşmim zâr ü eyleyen Şâh

    1Beni kötü adlı edip cihana saldın;

    2iki gözümü inleyen ve ağlayan eden Şah.

    Övgünün ortasında bir şikâyet: rezil eden de sensin. Ama şikâyet suçlama değil, melâmet tavrının bir parçası — kötü ad, yolun bedeli sayılıyor. Şahın hem yücelten hem alçaltan olması, gazelin gerilimini kuruyor.

  4. 4

    çağırub Mansûr dâre

    Yine râzını pinhân eyleyen Şâh

    1Mansûr'u “Enelhak” diye bağırtıp darağacına gönderen,

    2yine de sırrını gizli tutan Şah.

    Hallâc-ı Mansûr'un “Ben Hakk'ım” demesi ve asılması, tasavvufun en çok anılan hikâyesidir. Beytin inceliği ikinci dizede: sır söylendi ama yine de gizli kaldı — yani söylenen şey anlaşılmadığı için hâlâ sır. İdam, açıklamanın değil anlaşılmamanın sonucu.

  5. 5

    Şu deşt erzende Selmân Fârisî'yi

    Alub arslandan eyleyen Şâh

    1Şu değersiz çölde Selmân-ı Fârisî'yi

    2alıp aslandan kardeş eden Şah.

    Selmân-ı Fârisî, Ehl-i Beyt'e sonradan katılan ve “bizdendir” denen İranlı sahabîdir. “Aslan” Hz. Ali'nin sıfatı; beyit bir yabancının kardeş sayılmasını anlatıyor. Alevî-Bektaşî yolunun soyla değil ikrarla kurulduğu fikri buradan geliyor.

  6. 6

    Hatâyî gice gündüz şah çağırur

    Yarın mahşerde dîvân eyleyen Şâh

    1Hatâyî gece gündüz “şah” diye çağırır;

    2yarın mahşerde divan kuran Şah.

    Mahlas beyti zamanı en uzağa taşıyor: mahşer. Divan hem mahkeme hem şiir kitabı demek; şair kendi divanını yazarken mahşerdeki divanı anıyor. Redif son kez geldiğinde şah artık ne sevgili ne hükümdar — hesabı görecek olan.

Kavram sözlüğü (9) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 163321 numaralı sürüm esas alındı. Sayfa numarası, ölçü satırı ve nüsha dipnotu metne alınmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDâima fikrimde zikrim yâ Muhammed yâ AliŞah İsmail Hatâyî · Gazel

Kavram sözlüğü

9 kavram bulundu.

sermest

Sarhoş, kendinden geçmiş

seyrân

Gezinti, temaşa

müsehhar

Buyruk altına alınmış

bed-nâm

Kötü adlı, adı çıkmış

dü çeşm

İki göz

giryân

Ağlayan

Enelhak

“Ben Hakk'ım”; Hallâc-ı Mansûr'un sözü

dâr

Darağacı

ihvân

Kardeşler