DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Benim İle Yiyip İçip Gezerken
Koşma · 17. yüzyıl

Benim İle Yiyip İçip Gezerken

Abdullah’a doğrudan seslenen âşık, eski dostluğun nasıl soğukluğa ve rakipliğe dönüştüğünü sorar. Kesilen ikramlar, çatılan hilal kaşlar ve yabancı bülbüller; kırgınlığı gündelik hatıralarla keskinleştiren sitemli bir dostluk ağıdı kurar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Benim ile yiyip içip gezerken

    Rakiblerim oldu dostun Abdullah

    1Benimle yiyip içerek gezerken

    2rakiplerimle dost oldun, Abdullah.

    Abdullah eskiden şairle yiyip içerken şimdi rakiplerle dost olmuştur. Sofra arkadaşlığından karşı safa geçiş, basit bir küslük değil, paylaşılan yakınlığın açık ihaneti gibi yaşanır.

  2. 2

    Cihanda ben seni dostum severken

    Neyledim ki bana küstün Abdullah

    1Ben bu dünyada seni dostum diye severken

    2sana ne yaptım da bana küstün, Abdullah?

    Şair Abdullah’ı dünyada dostça sevdiğini hatırlatıp neden küstüğünü sorar. Suçun ne olduğunun bilinmemesi, ayrılığı açıklanabilir bir çatışmadan çıkarıp sürekli zihni kurcalayan haksızlığa dönüştürür.

  3. 3

    Tahammül edemem seni görürken

    Evvel bize şeftaliler verirken

    1Seni görürken bu ayrılığa dayanamam.

    2Eskiden bize şeftaliler verirdin.

    Abdullah’ı görmeye dayanamayan şair, onun eskiden kendilerine şeftali verdiği günleri anar. Meyvenin küçük armağanı, kaybolan dostluğun sıcak ve somut hatırasını taşır.

  4. 4

    Mah yüzlere çifte benleri dururken

    Şimdi gıdâmızı kestin Abdullah

    1Ay yüzlerdeki çifte benler dururken,

    2şimdi yiyeceğimizi kestin, Abdullah.

    Ay yüzlerdeki çift benler yerindeyken Abdullah’ın şimdi gıdayı kestiği söylenir. Güzellik seyriyle beslenme iç içe geçer; ilgisizlik âşığı hem duygusal hem bedensel açlığa iter.

  5. 5

    Âşıkın ağladan cihanda gülmez

    Senin ettiklerin yanına kalmaz

    1Âşığını ağlatan kişi dünyada gülmez.

    2Yaptıkların yanına kâr kalmaz.

    Âşığı ağlatan kişinin dünyada gülemeyeceği ve yaptıklarının yanına kalmayacağı belirtilir. Şair, kendi gözyaşını ahlaki bir karşılık ölçüsüne çevirerek dostunu vicdana çağırır.

  6. 6

    Rahat olup çeşmim yaşını silmez

    Kurulu yayımı bastın Abdullah

    1Gözüm rahatlayıp yaşını silemiyor.

    2Kurulu yayımı bastırdın, Abdullah.

    Göz rahat bulup yaşını silemez; Abdullah kurulu yayı bastırmıştır. Gerilim altında bekleyen yay, şairin engellenmiş öfkesini ve harekete geçemeyen gücünü somutlaştırır.

  7. 7

    Karşımızda hilâl kaşların çatar

    Bir bizi görünce satar

    1Karşımızda hilal kaşlarını çatıyorsun.

    2Bizi görünce kendini ağırdan satıyorsun.

    Hilal kaşlar karşılarında çatılır, Abdullah onları görünce istiğna satar. Yüzdeki güzel biçim, yakınlık işareti olmak yerine küçümseyen ve mesafe koyan bir tavrın parçası olur.

  8. 8

    Keman kaşı olmuş tîğını atar

    Yoksa öldürmek mi kastın Abdullah

    1Yay gibi kaşınla kılıç gibi bakış atıyorsun.

    2Yoksa beni öldürmeye mi niyetlisin, Abdullah?

    Keman gibi kaşın kılıcını atması, Abdullah’ın gerçekten öldürmeyi amaçlayıp amaçlamadığı sorusunu doğurur. Güzellik silahı, mecazdaki zarafeti aşarak ölümcül bir tehdit gibi hissedilir.

  9. 9

    Sînem hançerlerin aldın eline

    Cefâya başladın Ömer kuluna

    1Göğsümü yaralayacak hançerleri eline aldın.

    2Kulun Ömer’e eziyet etmeye başladın.

    Sevgili hançerleri eline alıp Ömer kuluna eziyet etmeye başlamıştır. Şair kendini kul diye küçültürken karşı tarafın etkin şiddetini büyütür; eski dostluk efendi-köle dengesine döner.

  10. 10

    Yad bülbüller konmuş senin gülüne

    Şimdi göz etmeği kestin Abdullah

    1Yabancı bülbüller senin gülüne konmuş.

    2Şimdi bize göz ucuyla bakmayı bile kestin, Abdullah.

    Yabancı bülbüller Abdullah’ın gülüne konmuş, o da şaire göz etmeyi bırakmıştır. Başkalarının yakınlığı, kaybedilen bakışın sebebi olur ve dostluk şiiri açık bir kıskançlıkla kapanır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun’un Âşık Ömer dizisinde basılı No. 41; görünür Ömer mahlası ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırması birlikte doğrulandı.

Atıf kanıtını aç ↗

Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1936; basılı No. 41; PDF 130–131; 10 birim/20 dize. Görünür mahlas, sınırlar, aparat ve kanıt kaydı korunmuştur; tarama yeniden dağıtılmaz.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBîhûde Akıtma Gözünden Yaşı
Bîhûde akıtma gözünden yaşı
Âşık Ömer · Destan

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

rakîb

rakip

çeşm

göz

sîne

göğüs

istiğnâ

Nazlanarak ilgisiz ve ihtiyaçsız görünme.

tîğ

Kılıç.

cefâ

Eziyet, sıkıntı.