DDizegâhDijital şiir arşivi
Sone · 19.–20. yüzyıl

Benim Şiirlerim

Bir suçlamaya cevap veren konuşan, gençlik aşklarının söndüğünü söyler; dört bent sonunda üç telli sazını bireysel eğlenceye değil milletin felaketini anlatıp dertlinin gözyaşını silmeye ayırır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    — Sen kalpsizsin; hani senin gençliğinin hayatı?

    — Aşklarım mı? Bir nefesle solabilen bu şeyler,

    Bir yanardağ ateşi le kömür gibi karardı;

    Şimdi ise yerlerinde bir eser.

    1— Sen duygusuzsun; gençliğinin canlılığı nerede?

    2— Aşklarım mı? Bir solukta solabilen bu şeyler,

    3bir yanardağın ateşiyle kömür gibi karardı;

    4şimdi yerlerinde hastalıklı bir rüzgâr esiyor.

    İlk bent bir başkasının ‘kalpsizsin’ suçlamasıyla açılır; konuşan gençlik aşklarını bir nefeste solan şeyler diye küçültür. Yanardağ ateşinde kömürleşen duyguların yerinde sıtmalı rüzgâr esmesi, aşkın yokluğunu sakinlik değil ateşten sonra kalan hastalıklı boşluk olarak kurar.

  2. 2

    Evet, benim her şi'rimde var;

    Sizler gidin, bal verecek yeni açmış gül bulun.

    Belki benim acı sesim kulakları tırmalar;

    Sizler gidin, genç kızların türküsüyle şen olun.

    1Evet, benim her şiirimde yılan dişli diken vardır;

    2siz gidin, bal verecek yeni açılmış bir gül bulun.

    3Belki benim acı sesim kulaklarınızı tırmalar;

    4siz gidin, genç kızların türküsüyle neşelenin.

    Konuşan her şiirinde yılan dişli diken bulunduğunu kabul eder ve bal arayan okuru yeni açmış güllere gönderir. Acı ses ile genç kızların türküsü karşı karşıya gelir; burada estetik yetersizlik itirafından çok, rahatlatıcı aşk şiiri yerine rahatsız eden toplumsal sesi seçme kararı vardır.

  3. 3

    Varın sizler, onlar ile korularda el ele.

    Gezin, gülün, aşkı ile yaşayın;

    Yalnız kendi, yalnız kendi ruhunuzu okşayın.

    1Gidin, onlarla korularda el ele yürüyün.

    2Gezin, gülün, bir çift bülbülün aşkıyla yaşayın;

    3yalnız kendi ruhunuzu, yalnız onu okşayın.

    Koru, el ele gezinti ve bir çift bülbülün aşkı, yalnız kendi ruhunu okşayan kapalı mutluluk dünyası oluşturur. ‘Yalnız kendi’ tekrarının eleştirel ağırlığı, eğlenmenin kendisinden çok başkasının acısına kapanmayı hedef alır; konuşan okurla kendi şiir yolu arasına bilinçli mesafe koyar.

  4. 4

    Zavallı ben, elimdeki şu ile

    Milletimin felâketli hayatını söyleyim;

    Dertlilerin göz yaşını çevrem ile sileyim!...

    1Zavallı ben ise elimdeki üç telli sazla

    2milletimin felaketlerle dolu hayatını anlatayım;

    3dert çekenlerin gözyaşını mendilimle sileyim!

    Son üçlükte üç telli saz halk sesinin ve yalın anlatımın aracı olur. Konuşan kendisini ‘zavallı’ diye küçültse de milletin felaketli hayatını söyleme ve dertlinin gözyaşını çevresiyle silme görevini üstlenir; şiirin değeri kişisel hazdan toplumsal yakınlığa taşınır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

165417 numaralı ana revizyon ile Türk Sazı taramasının kalite düzeyi 4 olan 8. sayfasındaki 150227 revizyonu esas alındı. Basılı BENİM ŞİİRLERİM başlığı ve sayfa sınırı eseri doğrular; kaynakta bulunan 'ateşi le' dizgisi özgünde korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBeşiğin Önünde
— Ağlamıyor...
Mehmet Emin Yurdakul · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

sıtmalı yel

Sıtma nöbetindeki titremeyi çağrıştıran, hasta edici rüzgâr; sönmüş aşkın yerinde kalan boşluğu sakinlik değil rahatsızlık olarak niteler.

yılan dişli diken

Şiirin acıtan sözünü anlatan imge: dikenin batması yılanın ısırığına benzetilir, yani söz yalnız incitmez, zehirler de.

şi‘r

Nazımla kurulan edebî söz; burada toplum acısını taşıyan şiir türünü belirtir.

bir çift bülbül

Klasik şiirin bülbül-gül aşkına gönderme; burada dışarıya kapalı, yalnız kendi içine dönük bir mutluluğu gösterir.

üç telli saz

Halk şairinin çalgısı; şiirde ince sanatın değil, doğrudan halka söylemenin ve yalın anlatımın işareti olarak durur.

çevre

Kenarı işlemeli küçük örtü; baş ve boyuna alındığı gibi mendil olarak da kullanılır, gözyaşı bununla silinir.