Benim velvele-i nâle vü âhım
Konuşanın inleme ve ah gürültüsü, halka halka tüten kara dumana; hâli esen rüzgâr ve dönen çarka benzer. Meşakkat yolunda çekilen cefa, ayrılık hastalığına şifa bulamayıp elem ve düşünceye dönüşür. ‘Dünyada varım’ ve ‘yârım’ denilen sevgili yüz çevirmiş, giderek rakibe benzemiştir. Âlim yüzleri hâle merhamet etmez; ilgisiz ve dönek zalim felek gibi sitemkârdır. Ömer aşk ile savaşa giriştiğinden beri gözyaşı akar; “bağrımın başı” diye anılan açık anlamlı yer tazelenir ve akan çeşmeye benzer.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Benim vü âhım
Halka halka tüten
1Benim inleme ve ahımın gürültüsü;
2Halka halka tüten kara dumanımdır.
- 2
Esen rûzigâra benzer de benzer
benzer de benzer
1Esen rüzgâra benzer de benzer;
2Dönen çarka benzer de benzer.
Rûzigâr sürekli esen ve yön değiştiren harekettir; konuşanın ahı onunla benzeşir. Gerdiş-i devvar ise durmadan dönen çarktır, böylece acı hem doğrusal rüzgâr hem dairesel kader hareketi kazanır.
- 3
Râh-ı meşakkatte çektim çok cefâ
Zevk u elem deyu sürdüğüm cefâ
1Meşakkat yolunda çok cefa çektim;
2Zevk ve elem diye sürdüğüm cefa [bağ açık].
Râh-ı meşakkat yaşamı sıkıntı yolu yapar ve çekilen çok cefa bu yolun yüküdür. Zevk, elem ve sürülen cefa arasındaki dizim kapanmadığından kesin bir haz hikâyesi eklenmez; karşıt duygular aparatlı kalır.
- 4
bulmadım şifâ
Elem ü efkâra benzer de benzer
1Ayrılık hastalığına şifa bulamadım;
2Elem ve düşünceye benzer de benzer.
Hicran doğrudan “maraz”, hastalıktır ve konuşan ona şifa bulamaz. Nakarat hastalığı elem ile efkâra benzetir; bedensel rahatsızlık duygu ve düşünce yüküyle aynı görünüşte birleşir.
- 5
Sevdiğim âlemde varım dediğim
Şimdi yüz çevirmiş yârım dediğim
1Sevdiğim, dünyada varım dediğim;
2Şimdi yüz çevirmiş, yârım dediğim.
Sevgili önce konuşanın dünyadaki varlığı, ardından yârı diye tanımlanır; iki kez “dediğim” geçmiş inancı kaydeder. Şimdi yüz çevirmesi, bu adların bugünkü davranışla uyuşmadığını gösterir.
- 6
Seninçündür dediğim
Gittikçe ağyâra benzer de benzer
1‘Ahım ve inlemem senin içindir’ dediğim;
2Gittikçe başkasına, rakibe benzer de benzer.
Ah ile zârın sevgili için olduğu doğrudan itiraf edilir; acının muhatabı bellidir. Buna rağmen sevgili gittikçe ağyâra benzer, yani yalnız rakibe yönelmez, onun yabancı ve karşı niteliğini üstlenir.
- 7
Hâlime rahmetmez ruhleri âlim
hercâi zâlim
1Hâlime merhamet etmez “ruhleri âlim” [yüzey kapalı];
2Eziyet ve ilgisizlikte dönek zalimdir.
“Ruhleri âlim” yüzeyi yanak, ruh veya bilme ilişkisi bakımından çözümsüz tutulur; hâle rahmet edilmemesi açıktır. Cevr, istiğna ve hercailik sevgiliyi eziyet eden, ilgisiz ve dönek zalim yapar.
- 8
Yıkıldı hâtırım kalb-i melâlim
benzer de benzer
1Hatırım yıkıldı, kederli kalbim [eksiltili yüzey];
2Sitemkâr feleğe benzer de benzer.
Yıkılan hatır ile “kalb-i melâlim” eksiltili biçimde yan yana gelir; kederli kalbin yüklemi uydurulmaz. Benzetme bu iç yıkımı çarh-ı sitemkâra taşır, felek konuşanın kalbi gibi zulüm ve kırılma alanı olur.
- 9
Aşk ile kılalı cengi savaşı
Der ki Âşık Ömer gözlerim yaşı
1Aşk ile savaşa giriştiğimden beri;
2Âşık Ömer der ki gözlerimin yaşı.
Aşk “ceng ü savaş”tır ve konuşan bu mücadeleye girdiğinden beri hâli değişmiştir. Mahlas gözyaşını ayrıca anarken ikinci dize tamamlanmış hüküm vermez; savaşın görünür sonucu akan gözde toplanır.
- 10
Tazelenip gider bağrımın başı
Akan benzer de benzer
1‘Bağrımın başı’ tazelenip gider [baş/üst/uç ve yara çağrışımı açık];
2Akan çeşmeye benzer de benzer.
“Bağrımın başı” baş, üst, uç ve yara çağrışımlarını birlikte taşır; günümüz Türkçesinde kesin bir organ veya yara adı seçilmez. Tazelenen bu açık yüzey akan çeşmeye benzer, sürekli su görüntüsü ilk kara dumanın karşısında şiiri kapatır.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.129 gövdesinde “Der ki Âşık Ömer gözlerim yaşı” mahlası görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n129-3B0FAC0938E9. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.129, PDF 165; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Velvele inleme ve ahın sıradan sesini büyük gürültüye çevirir; acı çevreyi doldurur. Kara dumanın halka halka tütmesi, görünmez nefesi gözle izlenen koyu ve katmanlı bir şekle dönüştürür.