Ber-i Sîmînine Bî-gâne Ey Meh Sînedir Dirler
Gümüş göğüs ve nur deniziyle açılan gazel; rakip meclisine ışık veren sevgiliyi gönül aynasında, ağzı hayal kucağında ve kavuşmayı gönül çocuğunun tatilinde gösterir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ber-i sîmînine bî-gâne ey meh sînedir dirler
O bahr-i nûra vuslat âşinâ gencînedir dirler
1Ey ay, senin gümüş göğsüne yabancı olana göğüs derler;
2o nur denizine kavuşmaya aşina olana hazine derler.
- 2
Görürler -ı bezm-i ağyâr oldıgın tenhâ
Dil-i ehl-i muhabbet ey perî âyînedir dirler
1Seni tek başına rakipler meclisine parlaklık verirken görürler;
2ey peri, sevgi ehlinin gönlüne ayna derler.
Görme fiili yine üçüncü çoğuldadır: rakip meclisine ışık verilirken görülen sevgilidir. İkinci dize gönlü aynaya benzetir, yani gördüğünü saklamayan bir yüzeye. Dedikodu ile yansıma böylece aynı işi paylaşır; ikisi de olanı geri gösterir.
- 3
Femin geldikce âgûş-ı hayâle dil olur nâlân
Hezârın nâlişi bir gonçe-i rengînedir dirler
1Ağzın hayalin kucağına geldikçe gönül inler;
2bülbülün inleyişinin renkli bir gonca için olduğunu söylerler.
Ağız yalnız hayalin kucağına gelir; kavuşma gerçek değil tasavvurdur. İnleme de bu temastan doğar. İkinci dize inlemeyi bir kurala bağlar: bülbül renkli bir gonca için öter. Böylece kişisel feryat, tanınmış bir sebebe iade edilmiş olur.
- 4
Dolaşma ey taraf-ı çeşm-i mestinde
O hûn-rîzin ki kasdı ‘âşık-ı gam-gînedir dirler
1Ey şaşkın gönül, o sarhoş gözün çevresinde dolaşma;
2çünkü o kan dökücünün hedefinin kederli âşık olduğunu söylerler.
Uyarı gönle yapılır ve tehlike bir bölge gibi tarif edilir: sarhoş gözün çevresi. İkinci dize gözü ‘hûn-rîz’, yani kan dökücü sayar ve niyetini de bildirir. Söylenti burada koruyucu bir bilgiye dönüşür; herkesin bildiği şey bir uyarı olur.
- 5
Ne var gâhîce olsak mekteb-i hecrinden âzâde
Visâli ol bütin tıfl-i dile âzînedir dirler
1Bazen ayrılık mektebinden özgür kalsak ne olur?
2O put gibi güzelin kavuşması, gönül çocuğuna bir tatildir, derler.
Makta ayrılığı bir okul, gönlü de çocuk sayar; ders zorunlu, tatil ise seyrektir. Kavuşma böylece mutluluk değil izin olarak tanımlanır. Öğrenmenin acı, molanın kısa olduğu bu benzetme aşkı bir eğitim süreci gibi kurar.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.8c2d8694-1cea-4c15-8f4a-330635b74145:g13-pdf195. Ana açık edisyon G13'i basılı s.182/PDF 195'de 5 beyit, basılı ölçü satırı ve G14/PDF 195 sınırıyla verir. Ana “hecrinden” korunmuş, İ tanığındaki “hecriñden” yalnız aparat olarak kaydedilmiştir. AVESIS CC BY bağlantısı dosya ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bu şeb tahrîr-i vasf-ı çîn-i zülf-i dil-rübâ geçdiEğrikapılı Mehmed Râsim · Gazel→
Gazelin redifi ‘dirler’ olduğu için bütün hükümler başkalarına mal edilir; söyleyen kendi adına konuşmaz. İlk beyit iki tanımı karşı karşıya koyar: yabancı kalan yalnızca göğüs, aşina olan ise hazine sayılır. Uzaklık ile yakınlık aynı bedende ölçülür.