DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Mehmet Emin Yurdakul/Bıçaksız Katiller
Bentli şiir · 19.–20. yüzyıl

Bıçaksız Katiller

Dört bent, kanlı cinayete verilen alışılmış cezadan yola çıkıp yara bırakmadan ölüme sürüklenen çocuk ve kadına döner; şiir yoksulluğu ‘bıçaksız cinayet’ sayarak hukukun kapsamını sorgular.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Diyorlar ki: «Bak, şu katil, insan değil, canavar;

    Bir masumu kaplan gibi parçaladı o alçak.

    kan dökene ceza veren kanun var;

    Bu hain de elbet bir gün ettiğini bulacak!...»

    1Derler ki: “Bak, şu katil insan değil, bir canavar;

    2O alçak, suçsuz birini kaplan gibi parçaladı.

    3Madem kan dökeni cezalandıran bir yasa var,

    4Bu hain de bir gün mutlaka yaptığının karşılığını bulacak!”

    İlk bent, kanlı bir cinayete verilen toplumsal tepkiyi tırnak içinde aktarır: fail canavarlaştırılır ve kanunun onu cezalandıracağına güvenilir. Kaplan benzetmesi görünür fiziksel vahşeti öne çıkarır; şiir bu yargıyı hemen benimsemek yerine sonraki sorular için başlangıç noktası yapar.

  2. 2

    neden zindan, zincir, , her şey bunlara?

    İçimizde katil olan bunlar mıdır ?...

    Her ölenin gövdesinde bulunur mu bir yara?

    İnsanoğlu, cinayetler yapmıyor mu bıçaksız?...

    1Peki zindan, zincir, satır, bütün cezalar niçin yalnız bunlara?

    2Aramızdaki katiller sadece bunlar mı?

    3Ölen herkesin bedeninde mutlaka bir yara mı bulunur?

    4İnsan, bıçak kullanmadan da cinayet işlemiyor mu?

    İkinci bent zindan, zincir ve satır gibi ceza araçlarının neden yalnız kanlı faile yöneldiğini sorar. Her ölümün gövdede yara bırakmadığı düşüncesi, cinayet kavramını bıçaktan toplumsal ihmale doğru genişletir; soru biçimi okuru görünmeyen sorumluluğu fark etmeye zorlar.

  3. 3

    İşte size bir çocuk ki, sürünüyor sokakta;

    İşte size bir kadın ki, inildiyor yatakta;

    Bakın, bunlar bıçaklarla ölenlerden daha çok!...

    1Bakın, bir çocuk sokaklarda sürünüyor;

    2Bakın, bir kadın yatağında inliyor;

    3Bunların sayısı bıçakla öldürülenlerden daha fazla!

    Sokakta sürünen çocuk ile yatakta inleyen kadın soyut yoksulluğun iki bedensel görüntüsüdür. Konuşan onların sayısını bıçakla öldürülenlerden daha çok sayar; bu karşılaştırma adli kayıt vermek için değil, gündelik mahrumiyetin yaygın ve ölümcül etkisini sarsıcı biçimde görünür kılmak içindir.

  4. 4

    Zavallılar, şu hayattan bir küçük tat almadan

    Ağlayarak, inleyerek gidiyorlar dünyadan...

    Ya ne için bu bıçaksız katillere bir şey yok?...

    1Bu zavallılar hayattan küçücük bir tat bile alamadan,

    2Ağlayıp inleyerek dünyadan göçüyorlar...

    3Öyleyse bıçaksız katillere neden hiçbir ceza yok?

    Son üçlük, hayattan küçük bir tat bile alamadan ağlayıp inleyerek gidenleri anar. Kapanış sorusu ‘bıçaksız katiller’in cezasızlığını yeniden öne çıkarır; belirli kişileri yargılamaktan çok yoksulluğu üreten veya sürmesine göz yuman toplumsal düzenin hesap dışı kalmasını eleştirir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Mehmet Emin Yurdakul'un Türk Sazı taramasında 34. sayfalardaki basılı başlık ve eksiksiz şiir gövdesi, 163641 numaralı exact proofread Page revizyonlarıyla sabitlendi. Kaynak dizeleri sessizce düzeltilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirÇocuklar
Diyorlar ki: «Bak, ne güzel dem çekiyor şu bülbül;
Mehmet Emin Yurdakul · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

Madameki

‘Madem ki’nin dönem yazımı

lâkin

Ama, ne var ki

satır

Geniş ağızlı ağır kesici bıçak

yalınız

‘Yalnız’ın dönem yazımı; sadece

inildemek

Acıyla inlemek

bıçaksız katil

İhmal ve yoksunlukla ölüme yol açan sorumlu