Bilmek İstersen Seni
Şiir insanı canı kendi içinde aramaya ve kendini bilmeye çağırır. Fiillerden sıfatlara, sıfatlardan zata ve hayretten tevhide uzanan basamaklar, bilen ile bilinenin aynı hakikatte buluştuğu mahlaslı kapanışla tamamlanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bilmek istersen seni
Can içre ara canı
1Kendini tanımak istiyorsan,
2Can içinde ara canı.
- 2
Geç canundan bul anı
Sen seni bil sen seni
1Geç canından bul onu.
2Kendini bil, kendini.
Kişinin kendi canından geçerek aradığını bulması istenir; yinelenen buyruk, bilginin bedelini benlikten vazgeçmek olarak koyar. Bu vurgu, “Geç canundan bul anı” sözünde belirginleşir.
- 3
Kim bildi
Ol bildi
1Kendi eylemlerini bilen,
2kendi niteliklerini de bilir.
Eylemlerini tanıyan kişi niteliklerini de tanır; bilgi, görünen fiilden onu doğuran sıfata doğru ilerler. Basamak gözlenenden öze çıkar. Bu vurgu, “Kim bildi ef’âlini” sözünde belirginleşir.
- 4
Anda gördü zatını
Sen seni bil sen s…
1Orada gördü zatını.
2Kendini bil, kendini s… [kaynak dizesi burada eksiktir].
Niteliklerin ardından özün görülmesi, şiirin bilgi basamaklarını fiilden sıfata ve oradan zata tamamlar. Zat bu dizinin son halkasıdır. Bu vurgu, “Anda gördü zatını” sözünde belirginleşir.
- 5
Görünen sıfatındur
Anı gören zâtındur
1Görünen onun sıfatıdır.
2onu gören de kendi özündür.
Görünür olan sıfat, onu gören ise zat olarak ayrılır; birim, dışarıda algılanan niteliklerle algılayan özün aynı kendini bilme yolunda buluştuğunu söyler.
- 6
ne hâcetindür
Sen seni bil sen seni
1Bundan başka neye ihtiyacın var?
2Kendini bil, kendini.
Başka bir ihtiyacın kalmadığını söyleyen soru, kendini bilme buyruğunu bütün dış arayışların yerine geçirir. Soru bütün fazlalıkları eler. Bu vurgu, “Gayri ne hâcetindür” sözünde belirginleşir.
- 7
Kim ki vardı
Nura oldı
1Hayrete ulaşan kişi,
2nura bütünüyle gömülür.
Hayrete varan kişi nura gömülür; bilginin sonu açıklama değil, gören benliğin ışıkta kaybolmasıdır. Hayret, bilen özneyi de dönüştürür. Bu vurgu, “Kim ki hayrete vardı” sözünde belirginleşir.
- 8
buldı
Sen seni bil sen seni
1Zatın birliğini buldu.
2Kendini bil, kendini.
Zatın birliğini bulan yolcu yeniden kendini bilmeye çağrılır; tevhit ile özbilgi aynı sonuca bağlanır. Birlik özbilginin ufkudur. Bu vurgu, “Tevhîd-i zâtı buldı” sözünde belirginleşir.
- 9
BAYRAM sözini bildi
Bileni anda buldı
1Bayram sözün anlamını kavradı;
2bileni de orada buldu.
Bayram kendi sözünü anlayınca bilen kişiyi de aynı yerde bulur; söz, söyleyen ile bileni buluşturan aracı olur. Mahlas bilginin sahibini gösterir.
- 10
Bulan ol kendi oldı
Sen seni bil sen seni
1Bulduğu kişi yine kendisi oldu.
2Kendini bil, kendini.
Arayanın bulduğu kişi yine kendisidir; kapanıştaki tekrar, arama yolunu başladığı özneye geri döndürür. Yolculuk özneye kapanır. Bu vurgu, “Bulan ol kendi oldı” sözünde belirginleşir.
Metnin kaynağı
Hacı Bayram Veli mahlası gövdede görünür ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Hacı Bayram Veli, basılı No. 3, PDF 192; 10 birim/20 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz. Basılı aparat: dize 8, undefined: görünür yüzey korundu
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Çalabım bir şar yaratmışHacı Bayrâm-ı Velî · Gönül şehri alegorisi kuran ilahi→
Kendini bilmenin yolu canı dışarıda değil yine canın içinde aramaktan geçer; arayan ile aranan aynı bedende toplanır. Can hem mekân hem hedeftir.