DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Bin sûret gösterir rümûz-i eşyâ
Şiir · 17. yüzyıl

Bin sûret gösterir rümûz-i eşyâ

Şiir varlığın işaretlerini okunacak bir kitap gibi görür; aşk meydanına baş koymayı ve nefsi denetlemeyi öğütler, dünyayı her şeyi öğüten değirmene ve su üstündeki kabarcığa benzeterek Ömer’i kendine dönmeye çağırır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bin sûret gösterir

    Doğup her bir yüzden mâhitâb ancak

    1Varlıkların işaretleri bin suret gösterir;

    2her bir yüzden yalnız ay ışığı doğar.

    Eşyanın işaretleri tek bir görünüşe kapanmaz, bin surette belirir. Her yüzden ay ışığının doğması, çok sayıdaki biçimin ortak bir aydınlığa açıldığını söyler; yorum bunun ötesinde kesin bir öğreti adı koymaz.

  2. 2

    Derlerdi âdeme

    Okumağa muhtâc bir kitâb ancak

    1İnsana ‘büyük nüsha’ derlerdi;

    2ama o da okunmaya muhtaç bir kitaptır.

    İnsan ‘nüsha-i kübrâ’, yani büyük örnek veya büyük kitap diye anılır; yine de okunması gerekir. Yücelten ad ile okuma ihtiyacı yan yana gelince insan hem anlam taşıyan hem anlamı kendiliğinden açık olmayan metne dönüşür.

  3. 3

    Komayan meydân-ı aşka serini

    Bulamaz kendinde aşk eserini

    1Aşk meydanına başını koymayan

    2kendisinde aşktan bir iz bulamaz.

    Aşk meydanına baş koymak, benliği ve canı ortaya sürmeyi anlatır. Bunu yapmayanın kendi içinde aşk izi bulamayacağı söylenerek deneyim ile sonuç doğrudan bağlanır; söz yalnız dışarıdan hayranlığı yeterli saymaz.

  4. 4

    Hak’kı bulmaklığa nefs ejderini

    Zabt ü rabteylemek çok hisâp ancak

    1Hakk’ı bulmak için nefis ejderini

    2zapt edip bağlamak büyük bir hesaptır.

    Nefis ejderha biçiminde büyütülür ve Hakk’ı bulmanın önündeki güç olarak gösterilir. Onu zapt edip bağlamak ‘çok hesap’, yani ağır ve ciddi bir iş sayılır; günümüz Türkçesi kolay başarı vaadi eklemez.

  5. 5

    Zabt elinde olan hoşça zevkeder

    Cihan gavgasına baş koşup nider

    1Kendini denetimi altında tutan hoşça zevk eder;

    2dünya kavgasına baş koyup ne yapsın?

    Denetimi elinde tutan kişi dünyadaki zevki ölçülü biçimde yaşar; cihan kavgasına baş koymayı gereksiz bulur. Birimdeki soru, dünyadan tümüyle kaçışı değil, onun gürültüsüne teslim olmamayı öne çıkarır.

  6. 6

    Çün kurusu yaşı demez harceder

    Âlem bir misâl-i ancak

    1Çünkü kuru yaş ayırmadan harcar;

    2âlem ancak bir değirmen örneğidir.

    Kuru ile yaşı ayırmadan harcayan güç, hemen ardından değirmene benzetilen âlemdir. Değirmen önüne geleni öğütür; bu imge dünyanın seçmeden tüketmesini anlatır, özneyi belirli bir insan davranışına daraltmaz.

  7. 7

    Bu dünyâ zevkına ben dem demezem

    Bârigâh-ı kevni muhkem demezem

    1Ben bu dünya zevkine ‘bir an’ demem;

    2varlık sarayını sağlam saymam.

    Şair dünya zevkine ‘dem’ adını bile vermek istemez ve varlık sarayını sağlam saymaz. Sürenin küçültülmesi ile yapının güvensizliği birleşir; geçicilik hem zaman hem mekân üzerinden kurulmuş olur.

  8. 8

    Bir kaç demine de herdem demezem

    Su üzre kurulmuş bir ancak

    1Onun birkaç anına da ‘her zaman’ demem;

    2o, su üstünde kurulmuş bir kabarcıktır.

    Birkaç kısa anı ‘her zaman’ saymayı reddeden söz, dünyayı su üzerindeki kabarcığa benzetir. Kabarcık görünür ama dayanıksızdır; yorum yalnız bu açık geçicilik imgesini izler, kesin bir kozmoloji eklemez.

  9. 9

    Âşık Ömer bes yeter var sen

    Kendi kendine gel nasîhat ver sen

    1Âşık Ömer; ‘bes yeter var sen’—

    2kendine gel, kendi kendine öğüt ver.

    Mahlaslı ilk dizedeki ‘bes yeter var sen’ devrik yüzeyi ek tanık olmadan ‘git’ emrine çevrilmez ve tırnak içinde korunur. İkinci dizedeki açık buyruklar ise kendine gelmek ve kendi kendine öğüt vermektir.

  10. 10

    Bin yıl cihan varın görüp geçirsen

    Âkıbet dîdeler bir türâb ancak

    1Dünyanın varını bin yıl görüp geçirsen de

    2sonunda gözler ancak bir parça topraktır.

    Dünya varlığını bin yıl görmek bile sonu değiştirmez: gözler toprağa döner. Uzun ömür ihtimaliyle küçük bir toprak parçası karşılaştırılır; nasihat, kalıcılık sanısını bedensel son üzerinden kapatır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 şiir No.53 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n53-C4FF8BEA09E0. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.53, PDF 136; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı. İçerik aparatı: “bes yeter var sen” yüzeyi kesin “git” emrine çevrilmeden tırnakla korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBir âceb gürûha uğradı râhımÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

rümûz-i eşyâ

Varlıkların taşıdığı işaretler ve ince anlamlar.

Nüsha-i kübrâ

Büyük nüsha; burada okunacak büyük örnek olarak insan.

ser

Baş; burada aşk uğruna ortaya konan can.

nefs ejderi

Dizginlenmesi gereken benliğin ejderhaya benzetilişi.

zabt ü rabt

Denetim altına alma ve bağlama.

âsiyâb

Değirmen.

Bârigâh-ı kevn

Varlık âleminin sarayı veya yüce yapısı.

habâb

Su yüzündeki kabarcık.