Bir Duyma da Gör
Şair okuru fıstığın açılışını, yağmuru, çanı, insan sesini ve deniz kokusunu duymaya çağırır. İşitme, görme ve koklama birbirine karışır; sıradan çevre dikkatle algılandığında insanın hâlini değiştiren bir canlılık kazanır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bir duyma da gürültüsünü
Dallarda açılan ,
Gör bak ne oluyorsun.
Bir duyma da gör şu yağan yağmuru;
Çalan çanı, konuşan insanı.
Bir duyma da kokusunu yosunların,
İstakozun, ,
Denizden esen rüzgârın...
1Bir duyma da gürültüsünü
2Dallarda çıtırdayarak açılan fıstıkların,
3Gör bak ne oluyorsun.
4Bir duyma da gör şu yağan yağmuru;
5Çalan çanı, konuşan insanı.
6Bir duyma da kokusunu yosunların,
7İstakozun, karidesin,
8Denizden esen rüzgârın...
Metnin kaynağı
Orhan Veli Kanık kimliği basılı kaynaktaki görünür yüzey ve kamu otoritesi kaydına bağlandı.
Atıf kanıtını aç ↗Wikimedia Commons görüntüsü, 1949; 1 birim/8 dize. Kayıt kaynakta “Bir duyma da gürültüsünü” ile başlar, “Denizden esen rüzgârın...” ile biter. Dizeler kaynağından korundu. Başlık/imza parateksti gövdeye katılmadı; kapalı yüzeylerde tahmin yapılmadı. Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Denizden yeni mi çıkmıştı neydi;Orhan Veli Kanık · Serbest şiir→
Şiir duyma fiilini görmeye açılan bir eşik gibi kullanır: fıstığın çıtırtısı, yağmur, çan ve insan sesi işitilince dünya yeniden görünür olur. Son üç dizede koku da bu duyusal zincire katılır; yosun, deniz canlıları ve rüzgâr kıyıyı tek bir yoğun deneyimde toplar.