Bir kişinin sorma aslın, izzetinden bellidir
Redifi “bellidir” olan beş beyitlik bir gazel. Kişinin değerinin soyla değil davranışıyla, yüzüyle ve gösterdiği hürmetle ölçüleceğini savunur; son beyitte ölçüyü tersine çevirip cevheri tanıyacak gözü şart koşar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bir kişinin sorma aslın, izzetinden bellidir
olacak hürmetinden bellidir
1Bir kişinin aslını sorma, saygınlığından bellidir
2İrfan meclisi kurulunca gösterdiği hürmetten bellidir
- 2
Hak-ı teala ilm içinde çünkü dedi
Bir kişinin bak yüzüne suretinden bellidir
1Hak Teâlâ ilim içinde “sîmâhüm” dediği için
2Bir kişinin yüzüne bak, sûretinden bellidir
“Simahüm”, Fetih sûresinin son âyetindeki “sîmâhüm fî vücûhihim” (nişanları yüzlerindedir) ibaresine dokunur; beyit hükmünü kendi buluşuna değil âyete dayandırır. Yüzü okumak böylece bir sezgi değil, kaynağı gösterilmiş bir yöntem hâline gelir. Kaynak nüshadaki bozuk “Hak-ı teala” terkibi düzeltilmedi.
- 3
Dervişin pirini sormak dediler adet değil
kıl suretinden bellidir
1Dervişe pirini sormak âdet değil, dediler
2Ârifçe bir tek bakış at, sûretinden bellidir
Tekke âdâbında dervişe piri sorulmaz; beyit bu yasağı bir eksiklik değil, gereksizlik olarak açıklar. “Yek nazar” tek bir bakış demektir ve dize uzun soruşturmanın yerine o tek bakışı koyar: ârif olan için tanıma işlemi bir anlıktır, sorup öğrenmeye kalmaz.
- 4
Ademin kalbi mihenktir, bellidir belli beyan
Nitekim -i aşkın illetinden bellidir
1İnsanın kalbi mihenk taşıdır; bellidir, apaçık beyandır
2Nitekim aşk hastasının hâli illetinden bellidir
Mihenk taşı altının ayarını sürtünmeyle gösterir; kalbin mihenk sayılması, insanın ayarının ancak temasla anlaşılacağı anlamına gelir. İkinci dize ölçüyü hastalığa çevirir: aşk hastasının hâli, hastalığın adını söylemeye gerek bırakmadan belirtisinden okunur.
- 5
Ey Nesimi gevheri eline vermegil
Gevheri sarraf ne bilsin kıymetinden bellidir
1Ey Nesîmî, cevheri câhilin eline verme
2Cevheri bilen sarraftır, nâdân ne bilsin; kıymetinden bellidir
Mahlas beyti gazelin ölçütünü tersinden söyler: bellilik, bilene bellidir. Son dize eksiltmeli kurulmuştur — “gevheri (bilen) sarraftır, (nâdân) ne bilsin” — bu yüzden ilk okuyuşta cümle kendi kendisiyle çelişiyor görünür. Uyarı da buradan çıkar: değer, değerlendireni bulmadan görünmez.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 141909 numaralı sürüm esas alındı; başlık metne alınmadı. Kaynaktaki tek boş satır beşinci dizeden sonra, yani üçüncü beytin ORTASINDA duruyor; beyit bölümü kaynağın satır düzenine değil “bellidir” redifine göre yapıldı. “Hak-ı teala” terkibi bozuk dizilmiş, düzeltilmeden bırakıldı; aynı dize on altı hecedir, kalan dokuzu on beş.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Redif “bellidir” gazelin tezini daha ilk beyitte kurar: soy sorulmaz, görülür. Ölçüt de iki adımda veriliyor — kişinin kendinde taşıdığı izzet ve irfan meclisinde başkasına gösterdiği hürmet. İkisi de dışarıdan okunabilen işaretlerdir, şecere değil.