Bir Kız Mektebi İçin
Bir kız okulunun açılamamasına karşı yazılan şiir, geçmişle övünmenin yetmeyeceğini; toplumun yükselmesi için annelerin ve kızların eğitim hakkının tanınması gerektiğini savunur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Kızlarını okutmayan millet oğullarını ma'nevi öksüzlüğe
mahkûm etmiş demektir; hüsranına ağlasın!
Osmanlılık, ufukta kızıl bir bulut gibi,
Ulvî bir inkişâf ile etrafa ra’şeler.
Endîşeler nisâr ediyor; şanlı mevkibi
Her yanda pâ-yı azmini lerzân, şikeste-ser
Bir inkıyada uyduruyor; bir kırık salı
Şâhâne bir donanmaya ancak nasîb olan
Şâhâne bir zafer taşıyor; en küçük dalı
Tûbâ-yı sıyt ü satvetinin dehre fer salan
Bir şeh-per-i celâl açıyorken; bugün hayır,
Zannetmeyin, bugün düne hasretle ağlamak,
Yâhud dünün şükûhuna nisbetle muhtazır,
Zâil bir ibtisâm-ı seher, bir sönük şafak,
Bir gölge görmek istiyorum; yok, bugünle dün
Kardeştir; onda gördüğünüz nüsg-ı fıtretin
Elbette feyzi bunda da mevcûd; evet, bugün
Siz vâris-i hayâtısınız dünkü milletin!
Osmanlılık... O dünkü şehâmet, o dünkü şân,
Osmanlılık... O dünkü hamiyyet, muhâleset
Mahv olmamış ve olmayacaktır; bugünkü kan
Aynıyle dünkü kandır; evet, dünkü kan; evet.
Siz. birkaç atlı koskoca bir ülke feth eden
Osmanlı kahramanlığının kan ve nâmını
Hâmilsiniz; bu fıtrat o fıtrat, bu ten o ten!
Onlar nasıl zamanlarının ihtirâmını,
Onlar nasıl o refrefe-yî nûr ü şevketi
Pîrâmeninde toplayabilmiş bu sancağın?
Târîhe söyletin bu muallâ hakikati.
Söyletmesek de biz, o sükût etmiyor, bakın:
Osmanlılar, - diyor - sizin ecdâd-ı pâkiniz
Cidden birer hizâne-yi himmetti; en metîn,
En zinde bir merâm ile asrın ve şübhesiz
Dünyânın en bahadırı onlardı; fahr edin,
Mağrûr olun!.. Fakat vatan ikmâl-i şân için
Evlâdının kemâlini ister; o mutlaka
İster ki siz de himmet edin, siz de yükselin.
Yükselmek isteyenlere pervâz için fezâ
Dâim küşâdedir... Yaşamak hem vazifedir,
Hem haktır âdem oğluna. Herkes, küçük büyük,
Mihmânıdır rıbât-ı hayâtın, fakat bilir,
Herkes bilir bugün ki o mihmâna bir çürük
Me’vâ-yı bî-karâr olan âlem hakîkaten
Fânî de olsa hürmete, i'mâr ü hürmete
Lâyık bir âşiyân-ı pederdir. Düşünmeyen
Teşbîh eder şu varlığı boş bir seyahate;
Heyhât! O köhne lâne-yi mevrûs, odur bugün
İnsân için penâh-ı mukadder; hep ondadır
Dînler, dehâlar, an'aneler; ondandır bütün
İnsanlığın havârık-ı irfanı. Aldatır
Dünyâya boş nazarla bakan kendi kendini...
Tetvîc eden bu hârikalardır, güneş gibi,
Eyvân-ı hilkatin ser-i tâc-î bülendini!
Osmanlılar, tekâmül-i â’sâra ecnebi
Kalmak sukûta doğru eğilmektir; i’tilâ
İrfânsız olmuyor. Medeniyyet, ki ne celîl
Bir gâyedir, o gâyeye koşmak ve ibtidâ
Millette kaabiliyyeti ihyâ için asil,
Müsmir bir ictihâd ile gehvâre-yî hayât,
Gehvâre-yi necât olan âgûş-ı mâderî
Teçhiz edilmek ister... Evet, sadr-ı ümmehât
Firdevs-i akdes-i medeniyyettir; en geri,
En âciz, en felek-zede millet kadınlığı
Hem-şîre-yi cehâlet edendir!
Verin, verin,
Kalbin, semâhatin, hele ilmin yarattığı
Her şeyde kızların, bu muazzez çiçeklerin
Bir hakkı var... Verin!
1Kızlarını okutmayan bir millet, oğullarını manevi öksüzlüğe
2Mahkûm etmiş demektir; uğradığı yıkıma ağlasın!
3Osmanlılık ufukta kızıl bir bulut gibi
4Yüce bir gelişmeyle çevreye ürperişler saçıyor;
5kaygılar saçıyor; şanlı alayı
6Her yerde kararlı adımlarıyla başları titretip eğiyor.
7Onları boyun eğmeye zorluyor; kırık bir salı
8Ancak görkemli bir donanmaya yaraşacak
9Görkemli bir zafer taşıyor. En küçük dalı bile
10Ünü ve gücü dünyayı aydınlatan Tuba ağacının
11Yüce bir kanadı gibi açılırken bugün; hayır,
12Bugün düne özlemle ağladığımı sanmayın.
13Ya da dünün görkemine göre can çekişen
14Geçici bir sabah gülümsemesi, sönük bir şafak
15Ve bir gölge görmek istemiyorum. Hayır; bugün ile dün
16Kardeştir. Onda gördüğünüz yaratılış özünün
17Bereketi elbette bugünde de vardır. Evet, bugün
18Siz dünkü milletin hayatını devraldınız!
19Osmanlılık… Dünün o yiğitliği, o şanı;
20Osmanlılık… Dünün o yurtseverliği ve içten bağlılığı
21Yok olmadı, olmayacak da. Bugünkü kan
22Dünkü kanın aynısıdır; evet, o dünkü kan.
23Siz, birkaç atlıyla koskoca bir ülkeyi fetheden
24Osmanlı kahramanlığının kanını ve adını
25Taşıyorsunuz; yaradılışınız da bedeniniz de onlarınkiyle aynı!
26Onlar kendi dönemlerinin saygısını nasıl kazandı?
27Bu sancağın çevresinde o nur ve görkem kanadını
28Nasıl toplayabildiler?
29Bu yüce gerçeği tarihe söyletin.
30Biz söyletmesek de tarih susmuyor; bakın:
31‘Osmanlılar, sizin tertemiz atalarınız,’ diyor,
32‘Gerçekten birer çaba hazinesiydi. En sağlam,
33En canlı amaçla çağlarının ve kuşkusuz
34Dünyanın en yiğit insanlarıydılar. Övünün,
35Gurur duyun! Ama vatan, şanını tamamlamak için
36Çocuklarının yetkinleşmesini ister; mutlaka
37Sizin de çaba göstermenizi, yükselmenizi ister.
38Yükselmek isteyenlere uçacak gökyüzü
39Her zaman açıktır… Yaşamak hem görevdir
40Hem de insanın hakkıdır. Büyük küçük herkes
41Hayat konağının konuğudur; fakat bugün herkes bilir ki
42Bu konuğa
43Kararsız ve çürük bir barınak olan dünya gerçekten
44Geçici de olsa saygı görmeye ve bayındır kılınmaya
45Değer bir baba yuvasıdır. Bunu düşünmeyen kişi
46Varlığı boş bir yolculuğa benzetir.
47Ne yazık! Atalardan kalan o eski yuva, bugün
48İnsan için yazgının sığınağıdır. Dinler,
49Dehalar ve gelenekler hep ondadır. İnsanlığın
50Bütün olağanüstü bilgi başarıları ondan doğmuştur. Dünyaya
51Boş gözle bakan kişi kendini aldatır.
52Yaratılış sarayının yüce tacını
53Güneş gibi taçlandıran bu olağanüstü başarılardır!
54Osmanlılar, çağların gelişimine yabancı
55Kalmak gerilemeye boyun eğmektir. Yükseliş
56Bilgisiz olmaz. Uygarlık ne yüce
57Bir amaçtır! O amaca koşmak ve önce
58Milletteki yeteneği canlandırmak için soylu
59Ve verimli bir çabayla hayatın beşiği,
60Kurtuluşun beşiği olan anne kucağı
61Bilgiyle donatılmalıdır. Evet, annelerin göğsü
62Uygarlığın en kutsal cennetidir. En geri,
63En güçsüz ve en talihsiz millet, kadınlarını
64Bilgisizliğin kız kardeşi hâline getirendir!
65Verin, verin;
66Kalbin, cömertliğin ve özellikle bilimin yarattığı
67Her şeyde kızların, bu değerli çiçeklerin
68Bir hakkı var… Haklarını verin!
Metnin kaynağı
Yazar başlığı sabit 152132 revizyonunda ve bağlı kurumsal kimlik kaynağında doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Yazar başlığı sabit 152132 revizyonunda ve bağlı kurumsal kimlik kaynağında doğrulandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Bir devr-i şeamet, yine çiğnendi yeminler;Tevfik Fikret · Siyasal eleştiri manzumesi→
Şiir tarihsel gururu önce hatırlatır, sonra onu bugünün sorumluluğuna çevirir: miras ancak eğitimle tamamlanabilir. Anne kucağını hayatın ve kurtuluşun beşiği sayan bölüm, medeniyeti kadınların bilgisinden ayırmaz; tekrarlanan “verin” sözü eğitim hakkını bağış değil borç olarak kurar.