DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Tevfik Fikret/Bir Kız Mektebi İçin
Toplumsal çağrı manzumesi · 20. yüzyıl

Bir Kız Mektebi İçin

Bir kız okulunun açılamamasına karşı yazılan şiir, geçmişle övünmenin yetmeyeceğini; toplumun yükselmesi için annelerin ve kızların eğitim hakkının tanınması gerektiğini savunur.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Kızlarını okutmayan millet oğullarını ma'nevi öksüzlüğe

    mahkûm etmiş demektir; hüsranına ağlasın!

    Osmanlılık, ufukta kızıl bir bulut gibi,

    Ulvî bir inkişâf ile etrafa ra’şeler.

    Endîşeler nisâr ediyor; şanlı mevkibi

    Her yanda pâ-yı azmini lerzân, şikeste-ser

    Bir inkıyada uyduruyor; bir kırık salı

    Şâhâne bir donanmaya ancak nasîb olan

    Şâhâne bir zafer taşıyor; en küçük dalı

    Tûbâ-yı sıyt ü satvetinin dehre fer salan

    Bir şeh-per-i celâl açıyorken; bugün hayır,

    Zannetmeyin, bugün düne hasretle ağlamak,

    Yâhud dünün şükûhuna nisbetle muhtazır,

    Zâil bir ibtisâm-ı seher, bir sönük şafak,

    Bir gölge görmek istiyorum; yok, bugünle dün

    Kardeştir; onda gördüğünüz nüsg-ı fıtretin

    Elbette feyzi bunda da mevcûd; evet, bugün

    Siz vâris-i hayâtısınız dünkü milletin!

    Osmanlılık... O dünkü şehâmet, o dünkü şân,

    Osmanlılık... O dünkü hamiyyet, muhâleset

    Mahv olmamış ve olmayacaktır; bugünkü kan

    Aynıyle dünkü kandır; evet, dünkü kan; evet.

    Siz. birkaç atlı koskoca bir ülke feth eden

    Osmanlı kahramanlığının kan ve nâmını

    Hâmilsiniz; bu fıtrat o fıtrat, bu ten o ten!

    Onlar nasıl zamanlarının ihtirâmını,

    Onlar nasıl o refrefe-yî nûr ü şevketi

    Pîrâmeninde toplayabilmiş bu sancağın?

    Târîhe söyletin bu muallâ hakikati.

    Söyletmesek de biz, o sükût etmiyor, bakın:

    Osmanlılar, - diyor - sizin ecdâd-ı pâkiniz

    Cidden birer hizâne-yi himmetti; en metîn,

    En zinde bir merâm ile asrın ve şübhesiz

    Dünyânın en bahadırı onlardı; fahr edin,

    Mağrûr olun!.. Fakat vatan ikmâl-i şân için

    Evlâdının kemâlini ister; o mutlaka

    İster ki siz de himmet edin, siz de yükselin.

    Yükselmek isteyenlere pervâz için fezâ

    Dâim küşâdedir... Yaşamak hem vazifedir,

    Hem haktır âdem oğluna. Herkes, küçük büyük,

    Mihmânıdır rıbât-ı hayâtın, fakat bilir,

    Herkes bilir bugün ki o mihmâna bir çürük

    Me’vâ-yı bî-karâr olan âlem hakîkaten

    Fânî de olsa hürmete, i'mâr ü hürmete

    Lâyık bir âşiyân-ı pederdir. Düşünmeyen

    Teşbîh eder şu varlığı boş bir seyahate;

    Heyhât! O köhne lâne-yi mevrûs, odur bugün

    İnsân için penâh-ı mukadder; hep ondadır

    Dînler, dehâlar, an'aneler; ondandır bütün

    İnsanlığın havârık-ı irfanı. Aldatır

    Dünyâya boş nazarla bakan kendi kendini...

    Tetvîc eden bu hârikalardır, güneş gibi,

    Eyvân-ı hilkatin ser-i tâc-î bülendini!

    Osmanlılar, tekâmül-i â’sâra ecnebi

    Kalmak sukûta doğru eğilmektir; i’tilâ

    İrfânsız olmuyor. Medeniyyet, ki ne celîl

    Bir gâyedir, o gâyeye koşmak ve ibtidâ

    Millette kaabiliyyeti ihyâ için asil,

    Müsmir bir ictihâd ile gehvâre-yî hayât,

    Gehvâre-yi necât olan âgûş-ı mâderî

    Teçhiz edilmek ister... Evet, sadr-ı ümmehât

    Firdevs-i akdes-i medeniyyettir; en geri,

    En âciz, en felek-zede millet kadınlığı

    Hem-şîre-yi cehâlet edendir!

    Verin, verin,

    Kalbin, semâhatin, hele ilmin yarattığı

    Her şeyde kızların, bu muazzez çiçeklerin

    Bir hakkı var... Verin!

    1Kızlarını okutmayan bir millet, oğullarını manevi öksüzlüğe

    2Mahkûm etmiş demektir; uğradığı yıkıma ağlasın!

    3Osmanlılık ufukta kızıl bir bulut gibi

    4Yüce bir gelişmeyle çevreye ürperişler saçıyor;

    5kaygılar saçıyor; şanlı alayı

    6Her yerde kararlı adımlarıyla başları titretip eğiyor.

    7Onları boyun eğmeye zorluyor; kırık bir salı

    8Ancak görkemli bir donanmaya yaraşacak

    9Görkemli bir zafer taşıyor. En küçük dalı bile

    10Ünü ve gücü dünyayı aydınlatan Tuba ağacının

    11Yüce bir kanadı gibi açılırken bugün; hayır,

    12Bugün düne özlemle ağladığımı sanmayın.

    13Ya da dünün görkemine göre can çekişen

    14Geçici bir sabah gülümsemesi, sönük bir şafak

    15Ve bir gölge görmek istemiyorum. Hayır; bugün ile dün

    16Kardeştir. Onda gördüğünüz yaratılış özünün

    17Bereketi elbette bugünde de vardır. Evet, bugün

    18Siz dünkü milletin hayatını devraldınız!

    19Osmanlılık… Dünün o yiğitliği, o şanı;

    20Osmanlılık… Dünün o yurtseverliği ve içten bağlılığı

    21Yok olmadı, olmayacak da. Bugünkü kan

    22Dünkü kanın aynısıdır; evet, o dünkü kan.

    23Siz, birkaç atlıyla koskoca bir ülkeyi fetheden

    24Osmanlı kahramanlığının kanını ve adını

    25Taşıyorsunuz; yaradılışınız da bedeniniz de onlarınkiyle aynı!

    26Onlar kendi dönemlerinin saygısını nasıl kazandı?

    27Bu sancağın çevresinde o nur ve görkem kanadını

    28Nasıl toplayabildiler?

    29Bu yüce gerçeği tarihe söyletin.

    30Biz söyletmesek de tarih susmuyor; bakın:

    31‘Osmanlılar, sizin tertemiz atalarınız,’ diyor,

    32‘Gerçekten birer çaba hazinesiydi. En sağlam,

    33En canlı amaçla çağlarının ve kuşkusuz

    34Dünyanın en yiğit insanlarıydılar. Övünün,

    35Gurur duyun! Ama vatan, şanını tamamlamak için

    36Çocuklarının yetkinleşmesini ister; mutlaka

    37Sizin de çaba göstermenizi, yükselmenizi ister.

    38Yükselmek isteyenlere uçacak gökyüzü

    39Her zaman açıktır… Yaşamak hem görevdir

    40Hem de insanın hakkıdır. Büyük küçük herkes

    41Hayat konağının konuğudur; fakat bugün herkes bilir ki

    42Bu konuğa

    43Kararsız ve çürük bir barınak olan dünya gerçekten

    44Geçici de olsa saygı görmeye ve bayındır kılınmaya

    45Değer bir baba yuvasıdır. Bunu düşünmeyen kişi

    46Varlığı boş bir yolculuğa benzetir.

    47Ne yazık! Atalardan kalan o eski yuva, bugün

    48İnsan için yazgının sığınağıdır. Dinler,

    49Dehalar ve gelenekler hep ondadır. İnsanlığın

    50Bütün olağanüstü bilgi başarıları ondan doğmuştur. Dünyaya

    51Boş gözle bakan kişi kendini aldatır.

    52Yaratılış sarayının yüce tacını

    53Güneş gibi taçlandıran bu olağanüstü başarılardır!

    54Osmanlılar, çağların gelişimine yabancı

    55Kalmak gerilemeye boyun eğmektir. Yükseliş

    56Bilgisiz olmaz. Uygarlık ne yüce

    57Bir amaçtır! O amaca koşmak ve önce

    58Milletteki yeteneği canlandırmak için soylu

    59Ve verimli bir çabayla hayatın beşiği,

    60Kurtuluşun beşiği olan anne kucağı

    61Bilgiyle donatılmalıdır. Evet, annelerin göğsü

    62Uygarlığın en kutsal cennetidir. En geri,

    63En güçsüz ve en talihsiz millet, kadınlarını

    64Bilgisizliğin kız kardeşi hâline getirendir!

    65Verin, verin;

    66Kalbin, cömertliğin ve özellikle bilimin yarattığı

    67Her şeyde kızların, bu değerli çiçeklerin

    68Bir hakkı var… Haklarını verin!

    Şiir tarihsel gururu önce hatırlatır, sonra onu bugünün sorumluluğuna çevirir: miras ancak eğitimle tamamlanabilir. Anne kucağını hayatın ve kurtuluşun beşiği sayan bölüm, medeniyeti kadınların bilgisinden ayırmaz; tekrarlanan “verin” sözü eğitim hakkını bağış değil borç olarak kurar.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Yazar başlığı sabit 152132 revizyonunda ve bağlı kurumsal kimlik kaynağında doğrulandı.

Atıf kanıtını aç ↗

Yazar başlığı sabit 152132 revizyonunda ve bağlı kurumsal kimlik kaynağında doğrulandı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDoksan Beşe Doğru
Bir devr-i şeamet, yine çiğnendi yeminler;
Tevfik Fikret · Siyasal eleştiri manzumesi

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

inkişaf

Gelişme, açılma.

mevkib

Tören alayı.

inkıyat

Boyun eğme.

hamiyet

Yurt ve toplum için fedakârlık duygusu.

pervaz

Uçma, yükselme.

gehvâre-i hayat

Hayatın beşiği.