Bir Nefescük Söyleyeyüm
Dört bentte aşkın bir işleme süreci gibi anlatılışı. Buğdayın savrulup elenip yoğrulup kavrulması, âşığın olgunlaşmasının karşılığı olarak kuruluyor ve şiir dâra durmakla, yani hesap vermeye hazır olmakla kapanıyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bir söyleyeyüm
Dinlemezsen neyleyeyüm
Aşk deryasun boylayayum
Ummana dalmağa geldüm
1Bir küçük nefes söyleyeyim,
2dinlemezsen ne yapayım.
3Aşk denizini boylayayım,
4ummana dalmaya geldim.
- 2
Işk harmanından savruldum
Hem elendüm hem yuğruldum
Kazana girdüm kavruldum
Meydana yenmeğe geldüm
1Aşk harmanından savruldum,
2hem elendim hem yoğruldum.
3Kazana girdim, kavruldum;
4meydana yenmeye geldim.
Buğdayın harman, savurma, eleme, yoğurma, kazan ve kavrulmadan geçişi tek bentte sıralanır. Sürecin sonunda pişen ve yenilen şey konuşanın kendisidir; dönüşüm yalnız bu maddi iş dizisi üzerinden okunur.
- 3
Ben Hak’la oldum aşina
Kalmadı gönlümde nesne
Pervaneyem ateşüne
Şem’ine yanmağa geldüm
1Ben Hak'la âşinâ oldum,
2gönlümde bir şey kalmadı.
3Ateşine pervaneyim,
4mumuna yanmaya geldim.
Önce gönül boşalır, ardından aşk ateşinde yanma gelir. Pervane ile mumun çevresindeki yanma görüntüsü ölümü ve kendini sunmayı taşır; nüsha dipnotundaki farklı ilk dize ana gövdeye karıştırılmaz.
- 4
Şah Hatâyî dir özümde
Hiç yoktur sözümde
Eksiklük kendü özümde
Dârına durmağa geldüm
1Şah Hatâyî der: özümde,
2sözümde hiç aykırılık yoktur.
3Eksiklik kendi özümdedir;
4dârına durmaya geldim.
‘Özümde’ sözü iki kez geçer: birinde doğruluğun güvencesi, ötekinde kusurun yeridir. ‘Dâra durmak’ hesap vermek üzere ayakta durma görüntüsünü taşır; tek tanıkla ayrı bir tarihsel olaya bağlanmaz.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 144000 numaralı sürüm esas alındı; eski imlâsına dokunulmadı (“deryasun”, “boylayayum”, “geldüm”). Sayfa numarası işareti (— 17 —) ve ↑ ile başlayan beş nüsha dipnotu metne alınmadı; varyantlardan biri üçüncü bendin yorumunda değerlendirildi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Şiir kendi türünü ilk kelimesinde adlandırıyor ve küçültme ekiyle: “nefescük”. İkinci dize dinlenmeme ihtimalini baştan kabul ediyor, yani söyleyiş dinleyiciye değil söyleyene ait. “Boylamak” suya girip derinliğini ölçmek; bent bu ölçmeden dalmaya geçiyor.