DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Şah İsmail Hatâyî/Bir Nefescük Söyleyeyüm
Nefes · 16. yüzyıl

Bir Nefescük Söyleyeyüm

Dört bentte aşkın bir işleme süreci gibi anlatılışı. Buğdayın savrulup elenip yoğrulup kavrulması, âşığın olgunlaşmasının karşılığı olarak kuruluyor ve şiir dâra durmakla, yani hesap vermeye hazır olmakla kapanıyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bir söyleyeyüm

    Dinlemezsen neyleyeyüm

    Aşk deryasun boylayayum

    Ummana dalmağa geldüm

    1Bir küçük nefes söyleyeyim,

    2dinlemezsen ne yapayım.

    3Aşk denizini boylayayım,

    4ummana dalmaya geldim.

    Şiir kendi türünü ilk kelimesinde adlandırıyor ve küçültme ekiyle: “nefescük”. İkinci dize dinlenmeme ihtimalini baştan kabul ediyor, yani söyleyiş dinleyiciye değil söyleyene ait. “Boylamak” suya girip derinliğini ölçmek; bent bu ölçmeden dalmaya geçiyor.

  2. 2

    Işk harmanından savruldum

    Hem elendüm hem yuğruldum

    Kazana girdüm kavruldum

    Meydana yenmeğe geldüm

    1Aşk harmanından savruldum,

    2hem elendim hem yoğruldum.

    3Kazana girdim, kavruldum;

    4meydana yenmeye geldim.

    Buğdayın harman, savurma, eleme, yoğurma, kazan ve kavrulmadan geçişi tek bentte sıralanır. Sürecin sonunda pişen ve yenilen şey konuşanın kendisidir; dönüşüm yalnız bu maddi iş dizisi üzerinden okunur.

  3. 3

    Ben Hak’la oldum aşina

    Kalmadı gönlümde nesne

    Pervaneyem ateşüne

    Şem’ine yanmağa geldüm

    1Ben Hak'la âşinâ oldum,

    2gönlümde bir şey kalmadı.

    3Ateşine pervaneyim,

    4mumuna yanmaya geldim.

    Önce gönül boşalır, ardından aşk ateşinde yanma gelir. Pervane ile mumun çevresindeki yanma görüntüsü ölümü ve kendini sunmayı taşır; nüsha dipnotundaki farklı ilk dize ana gövdeye karıştırılmaz.

  4. 4

    Şah Hatâyî dir özümde

    Hiç yoktur sözümde

    Eksiklük kendü özümde

    Dârına durmağa geldüm

    1Şah Hatâyî der: özümde,

    2sözümde hiç aykırılık yoktur.

    3Eksiklik kendi özümdedir;

    4dârına durmaya geldim.

    ‘Özümde’ sözü iki kez geçer: birinde doğruluğun güvencesi, ötekinde kusurun yeridir. ‘Dâra durmak’ hesap vermek üzere ayakta durma görüntüsünü taşır; tek tanıkla ayrı bir tarihsel olaya bağlanmaz.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 144000 numaralı sürüm esas alındı; eski imlâsına dokunulmadı (“deryasun”, “boylayayum”, “geldüm”). Sayfa numarası işareti (— 17 —) ve ↑ ile başlayan beş nüsha dipnotu metne alınmadı; varyantlardan biri üçüncü bendin yorumunda değerlendirildi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirAkıl gel berü gel berüŞah İsmail Hatâyî · Nefes

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

nefescük

Küçük nefes; Alevî-Bektaşî ilâhîsi

boylamak

Derinliğini ölçmek, dibine varmak

ummân

Büyük deniz, okyanus

harman

Ekinin savrulup tanesinin ayrıldığı yer

pervâne

Işığın çevresinde dönen kelebek

şem'

Mum

hilâf

Aykırılık, yalan

dâr

Darağacı; Bektaşî erkânında meydanda durulan yer