DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Bir râh-ı mübîne azmederiz biz
Şiir · 17. yüzyıl

Bir râh-ı mübîne azmederiz biz

Şiir tarihsel savaş ve gaza söylemi içinde açık yola yönelmeyi, düşmanla karşılaşınca savaşmayı anlatır. İslam askerinin din gazası ve Hak rızası vurgulanır; mertler kaplana benzetilir, korkakların savaş meydanına giremeyeceği söylenir. Top ve tüfeğe yürüyüş erenlerin Kerbela’sıyla ilişkilendirilir. Şehitlerin yüce makamı, imamların din için çektikleri ve kıyamete dek tutulan yas anılır. Habil ile Kabil kıssası çatışmanın eski örneği yapılır. Ömer, Muhammed Han’ı ve ruhuna dua ettiği Sultan Mustafa’nın yeni gazasını tarihsel övgü diliyle kaydeder.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bir azmederiz biz

    Çatınca düşmana biz

    1Biz açık ve doğru bir yola yöneliriz;

    2Düşmanla karşılaşınca savaşırız.

    Râh-ı mübin dinî söylemde açık ve doğru yoldur; topluluk bu yola azmettiğini bildirir. Düşmanla çatınca “rezm” etmek savaş fiilidir; günümüz Türkçesi tarihsel sesi aktarır, güncel şiddet çağrısı üretmez.

  2. 2

    Asker-i İslâmın din gazâsıdır

    Bu emre rızâmız Hak rızâsıdır

    1Bu, İslam askerinin din gazasıdır;

    2Bu emre rızamız Hak rızası içindir.

    Gaza İslam askerinin din uğruna savaşı olarak kaynakta adlandırılır. Emre rıza Hak rızasıyla özdeşleştirilir; bu, tarihsel şiir kişisinin savaşa verdiği dinî meşruiyet gerekçesidir, proje onayı değildir.

  3. 3

    Anca mertler dönüp birer

    Muhannes giremez

    1Ancak mertler dönüp birer kaplan olur;

    2Korkak savaş meydanına giremez.

    Mertler birer peleng, yani kaplan olur; cesaret yırtıcı hayvan gücüyle betimlenir. Kaynağın “muhannes” diye aşağıladığı kişi günümüz aktarımında korkak olarak verilir ve meydana girememe karşıtlığı korunur.

  4. 4

    Durmaz karşı varır topa tüfenge

    Geçerek erenlerin Kerbelâ’sıdır

    1Durmadan topa ve tüfeğe karşı yürür;

    2Geçerek erenlerin Kerbela’sıdır [bağ açık].

    Savaşçı top ve tüfeğe durmadan karşı yürür; teknolojik tehlike cesaret ölçüsüdür. Geçiş fiili ile erenlerin Kerbela’sı arasındaki iyelik bağı açık kalır, fakat Kerbela fedakârlık hafızasını taşır.

  5. 5

    bulur âlî makamlar

    Dîn için gör ne çektiler imamlar

    1Şehitlerimiz yüce makamlar bulur;

    2İmamların din için neler çektiğini gör.

    Şüheda için âlî makam vaadi ölümün manevi karşılığı olarak sunulur. İmamların din için çektikleri hatırlatılarak mevcut savaş acısı İslam tarihindeki zulüm ve sabır örneklerine bağlanır.

  6. 6

    Haşre dek demleri damlar

    Rûz ü şeb çekilen anın yasıdır

    1‘Demleri’ kıyamete dek toprağa damlar [kan/nefes/zaman alanı açık];

    2Gece gündüz çekilen onun yasıdır.

    “Demleri” bağlamda kanı çağrıştırsa da nefes ve zaman anlam alanlarını da taşır; günümüz Türkçesi onu yalnız kana indirgemez. Kıyamete dek toprağa damlama ile gece gündüz tutulan yas, ölümün kalıcı izini ve matemini birleştirir.

  7. 7

    Oluna gelmiştir dîn içün nizâ

    Asker-i İslâmı din içün gazâ

    1Din için öteden beri çatışma olmuştur;

    2İslam askerinin din için gazasıdır.

    Din için nizanın eskiden beri süregeldiği söylenir; çatışma yeni bir olay değil tarihsel tekrar sayılır. İkinci dize gaza tanımını yineler ve topluluk kimliğini dinî asker adıyla sabitler.

  8. 8

    Merde düğün bayram nâmerde cezâ

    mâcerâsıdır

    1Merde düğün ve bayram, namerde cezadır;

    2Habil ile Kabil’in macerasıdır.

    Savaş merde düğün ve bayram, namerde ceza olarak iki zıt deneyime ayrılır. Habil ve Kabil macerası insanlığın ilk kardeş çatışmasını getirir; böylece savaşın kökü aynı zamanda trajik öldürme kıssasına uzanır.

  9. 9

    Bu Ömer hayretle yâdeder anı

    Düşmana andırdı Muhammed Hân’ı

    1Bu Ömer onu hayretle anar;

    2Düşmana Muhammed Han’ı andırdı [kişi bağı açık].

    Mahlaslı beyitte Ömer olayı hayretle yâd eder; anlatıcı tarihsel hatırlayıcı rolüne geçer. Muhammed Han’ın düşmana andırılması kişi ve benzetme yönü bakımından açık tutulur, kesin savaş sahnesi uydurulmaz.

  10. 10

    Haşre dek şâd ola rûh-i revânı

    Sultan Mustafa’nın nev gazâsıdır

    1Ayrılan, can veren ruhu kıyamete dek şad olsun;

    2Sultan Mustafa’nın yeni gazasıdır.

    Rûh-i revân burada yürüyen bir ruh değil bedenden ayrılan, can veren ruhtur; ona haşre dek şadlık dilenir. Son dize metni Sultan Mustafa’nın “nev gazâsı” olarak tarihler ve savaş söylemini tarihsel künye içinde kapatır.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 No.136 gövdesinde “Bu Ömer hayretle yâdeder anı” mahlası görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n136-1ECFA2AF5FF1. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.136, PDF 168; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yeniden dağıtılmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBir zaman bu eşk-i çeşmim ben revân etsem gerekÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

râh-ı mübîne

Açık/doğru yola.

rezmederiz

Savaşırız.

pelenge

Kaplana.

maydân-ı cenge

Savaş meydanına.

Şühedâmız

Şehitlerimiz.

türâba

Toprağa.

Hâbil ü Kabil’in

Habil ile Kabil’in.

nev gazâ

Yeni gazasıdır.