DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Ruhsatî/Bir vakta erdi ki bizim günümüz
Koşma · 19.–20. yüzyıl

Bir vakta erdi ki bizim günümüz

Beş dörtlük boyunca “belli değil” redifi bir düzenin dağılışını sayar: yiğit, dert, koyun, kurt, yazı. Ruhsatî'nin en sert toplumsal şiiri; şikâyet mecaza sığınmadan söylenir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Bir vakta erdi ki bizim günümüz

    Yiğit belli değil mert belli değil

    Her kes yarasına derman arıyor

    Deva belli değil dert belii değil

    1Öyle bir zamana geldi ki günümüz,

    2yiğit belli değil, mert belli değil.

    3Herkes yarasına derman arıyor;

    4ilaç belli değil, dert belli değil.

    Şiir bir zaman teşhisiyle açılıyor: “bir vakta erdi ki”. Sorun kişilerde değil, ayırt edilebilirliğin kendisinde. Herkes derman arıyor ama derdin ne olduğunu bilmiyor — kargaşanın en somut tarifi.

  2. 2

    Fark eyledik âhır vaktın yettiğin

    Merhamet çekilip göğe gittiğin

    Gücü yeten soyar gücü yettiğin

    belli değil Kürt belli değil

    1Ahir zamanın geldiğini fark ettik,

    2merhametin çekilip göğe gittiğini.

    3Gücü yeten, gücünün yettiğini soyar;

    4papak belli değil, Kürt belli değil.

    Dörtlük, dönemin kimlik adlarını birbirinden ayırt edilemez hâle gelmişlik şikâyeti içinde kullanır. ‘Papak’ ve ‘Kürt’ sözleri tarihsel konuşanın etnik sınıflandırma dilidir; katalog bu hiyerarşik söylemi bugünün yargısı olarak onaylamaz.

  3. 3

    Adâlet kalmadı hep zulüm doldu

    Geçti şu baharın gülleri soldu

    Dünyanın gidişi acayip oldu

    Koyun belli değil kurt belli değil

    1Adalet kalmadı, her yer zulüm doldu;

    2bahar geçti, gülleri soldu.

    3Dünyanın gidişi tuhaflaştı;

    4koyun belli değil, kurt belli değil.

    Dörtlüğün son dizesi bütün şiirin özeti sayılabilir. Kurdu koyundan ayıramamak, kurbanla failin karışması demek — Ruhsatî'nin toplum eleştirisi bu tek imgede toplanıyor.

  4. 4

    Başım ayık değil kederden yastan

    Ah ettikçe duman çıkıyor festen

    yüz tuttu

    Yayla belli değil yurt belli değil

    1Başım kederden ve yastan ayılmıyor;

    2âh ettikçe fesimden duman çıkıyor.

    3Gül bahçesi meclisi yıkıntıya döndü;

    4yayla belli değil, yurt belli değil.

    Genel manzaradan kişisel hâle dönüş. Fesin dumanlanması, âhın bedende görünür hâle gelmesi; hem abartı hem çok somut bir görüntü.

  5. 5

    bozulmuş dünya ıslah olmuyor

    Ehl-i fukaranın yüzü gülmüyor

    Ruhsatî de dediğini bilmeyor

    Yazı belli değil belli değil

    1Çark bozulmuş, dünya düzelmiyor;

    2yoksulun yüzü gülmüyor.

    3Ruhsatî de ne dediğini bilmiyor;

    4yazı belli değil, hat belli değil.

    Mahlas dörtlüğü şairi de belirsizliğin içine katıyor: “dediğini bilmeyor”. Bu bir tevazu değil, tutarlı bir sonuç — her şeyin ayırt edilemez olduğu bir yerde konuşanın sözü de ayırt edilemez. Şiir kendi zeminini de çekerek bitiyor.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 138441 numaralı sürüm esas alındı. Sayfa numarası işareti alınmadı; kaynaktaki “belii” dizgisi olduğu gibi bırakıldı. Mahlas kaynakta büyük harflerle dizilmiş, burada normal yazımıyla verildi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirGene bahar geldi bülbül sesindenRuhsatî · Koşma

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

vakt

Zaman, çağ

âhır vakit

Ahir zaman; kıyamete yakın devir

papak

Kalpak, kürk başlık

bezm-i gülüstan

Gül bahçesi meclisi

harâbe

Yıkıntı

çarh

Felek; dünyanın düzeni

ehl-i fukara

Yoksullar

hat

Yazı, çizgi